BU MUHALEFET
Bütün usulsüzlüklerin kirli oyununu oynayarak yapılan korsan kurultay, bir gerçeği ele vermesi bakımından önemliydi: MHP’li muhalifler dönüşü olmayan bir bitiş yolculuğunun muhteşem zaferini kutladılar, beklenti ve iddialarının yarısı kadar bile karşılığı bulunmayan hamlelerini cerbezeye teşne illüzyonlarla ört bas etmeye çalıştılar.
Muhalefet, ihtilafla aynı kökten gelir. İhtilafta ittifak imkânsız olduğu gibi, muhalefet yoluyla da iktidar mümkün değildir. Çünkü muhalefet bir reddetme olayıdır. Reddetme ise, menfi bir tavırdır. Menfi tavrın aslı yokluğa dayanır. Bu sebeple de reddetmeler veya kabul etmemeler üzerine yapılan ittifakların birbirini destekleyici hiçbir yanı bulunmaz. Her birinin inkâr veya ret gerekçesi farklı farklıdır da ondan.
Bediüzzaman’ın teolojik bağlamda verdiği bir örneği ödünç alarak sosyolojik bu gerçeğe uyarlayacak olursak; inkâr ve reddedenlerin hali dar bir delikten geçmek ya da bir hendekten atlamak gibidir, bir de bin de birdir. Bunların birbirini desteklemesi asla bir güç aktarımı anlamına gelmez. Halbuki bir şeyi kabul ve ispat edenlerin durumu ağır bir yükü kaldırmak gibidir; her katılım diğerinin yükünü hafifletir, gücüne güç katar. Yine O’nun verdiği bir örnekle söyleyecek olursak, bir ispat edicinin sözü binlerce inkâr edicinin sözüne tercih edilir. Ramazan hilalini iki şahit görse hüküm bu görme üzerine cereyan eder; o anda binlerce insanın görmemesi hiçbir anlam ifade etmez. Çünkü görmeyenlerin görmeme gerekçeleri farklı farklıdır. Ve görmeme, işin aslında olanla (nefsül- emir) irtibatlı bir hal değildir. Hâlbuki ispat edenler işin aslıyla irtibatlı bir durumu söylemektedir ve dolayısıyla da varlık gerçeğini gerekçe yapmakta ittifak emekte ve bu ittifakla da birbirlerini desteklemektedir.
Muhalefet edenler, iktidarda olanları reddetmek ve kabul etmemek noktasında kurdukları ittifakın durumu da bu bağlamda çok farklı değildir. Her bir muhalifin muhalefet gerekçesi farklı farklıdır. Bu sebeple de hem görünürdeki ittifakın bir temeli yoktur hem de böylesi ittifaklar, başkasına düşmanlıkta başlayan dostluklar gibidir, yani açken yutulur tokken kusulur cinstendir, geçicidir, yıkmakta işe yarasa da bir şeye vücut vermede hiçbir katkıları yoktur.
Muhalefet, aksiyoner değil reaksiyoner bir harekettir. Varlı muhalefet ettiğinin varlık şartına bağlıdır. O ortadan kalktığında diğeri de otomatikman ortadan kalkar. Bu sebeple de hiçbir ıslah hareketi salt muhalefetle gerçekleşmez. Doğrudur, muhalefet yoluyla ifsat ve bozgunculuk mümkündür; fakat ıslah ve inşa mümkün değildir. Sözü özele indirgediğimizde hiç kuşku duymadan söyleyebiliriz ki, MHP içindeki muhalifler, bütün şer ittifakların desteğini de alarak belki MHP’yi yıkmaya muvaffak olabilirler; fakat asla yeni bir MHP inşa edemezler.
Sıfır hata ile siyaset yapılamaz. Bu sebeple de MHP yöneticilerinin geçmişte yaptıkları hataların envanterini çıkarmanın bugün pek anlamı yoktur. Zaten bugünkü muhalifler de geçmişteki hataların fiili ortaklarından başkaları değillerdir. Bu sebeple de muhalefet gerekçeleri, yapılan siyasi yanlışlardan dönmeye matuf bir gayret anlamı taşımamaktadır. Bizim gördüğümüz muhalefet gerekçesinin ise ülkeyi yeni kaoslara sürüklemek histerisinden başka bir davaya hizmet etmeyeceği ortadadır. Paralel Yapıyla yapılan kirli ittifaklar bize böylesi bir sonucu işaretliyor.
Muhalefet edenlerin hepsini de aynı kategoride değerlendiriyor değilim. Onların bazılarının merkez tarafından uçurulmuş paçalı güvercin görevi üstleneceğini tahmin ediyorum. Bu vesile ile hem muhalefet kontrol edilmiş olacak hem de mütehayyir delegeler yuvaya döndürülecektir.
MHP’liler mutlaka oynanan oyunların farkındadır. Geçmişte yaşadıkları mağduriyetlerin de uyarıcı işlev görmesiyle ferasetleri keskin, basiretleri açıktır. Ülkücü gençliği sokağa döküp kırdırtmayan bir anlayışın devre dışı bırakılmaya çalışıldığı böylesi sancılı bir dönemde elbette MHP camiasından beklenen, birlik ve beraberlik şuuruyla bu oyunları açığa çıkarmak, muhalefet adı altında çöreklenen sinsi emellere prim vermemektir.
Dün diğer partilerin bugün MHP’nin yaşadıkları, Paralel yapının senelerce evvel başlattığı bütün partileri, bütün cemaatleri ele geçirme ve kendi idealleri doğrultusunda onları yedek güç olarak kullanma projesinin bir uzantısıdır. Paralel yapıyla mücadelede samimi olan herkes artık bu gerçeği görmeli ve MHP’de yaşananları parti içi bir problem görme yanlışına düşmeden merkez kadrodan yana tavır almalıdır. Bu günkü şartlarda akıl, vicdan ve sağduyu bunu amirdir.







