--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bay bay kukla Kemal 

Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
12

 

Seccade, örf ve adet çerçevesi içinde zamanla şeairden, yani dinimiz İslam’ın sembollerinden biri olmuştur. Bu yönüyle de önemlidir, ifade ettiği anlam bakımından bizim kutsalımızdır. Orada namaz kılınır, orada Allah’a secde edilir.

Kılıçdaroğlu, ayakkabılarıyla seccadeye basarak verdiği pozla kendi siyasi hayatının bitişini, tükenişini,  resmetmiş oldu. Onun adına vaka-yı şerriye olan bu olay bu millet ve bu ülke için bir vaka-yı hayriyedir. Daha sandığa bile gitmeden üzerimizdeki “karabulut”ları dağıtan Rabbimize sonsuz şükürler olsun. Aynı akıbeti diğer siyasi ortaklarına da göstersin.

Ahmet Davutoğlu, bulunduğu yeri kurutan nasibi bağlı bir kişidir. Başbakan olduğu dönemde, arkasında Recep Tayyip Erdoğan gibi bahtı her zaman açık bir siyasi irade bulunmasına rağmen altı ay içinde ortalığı nasıl kuruttuğunu gördük. Şehir Üniversitesinin hali malum. Bu özelliği sebebiyle onun altılı masada bulunuşu da ülkemiz adına çok çok hayırlı olmuştur. 

Bir senede Cumhurbaşkanı adayı çıkaramayan, sonunda da Kılıçdaroğlu gibi silme beceriksiz birini aday göstermeye mecbur kalan söz konusu masanın bu hali pürmelalinde Davutoğlu’nun bahsi geçen özelliğinin payının oldukça fazla olduğunu düşünüyor, kendisini bilvesile kutluyorum. Seçimlerden sonra ABD veya Türkiye düşmanı başka bir ülkeye gidip ikamet etmesini tavsiye ederim. Altılı masa akıbetine onları da ortak etmesi için…

Kılıçdaroğlu’nun Mehmetçiğe seslenerek, “hiç kimseyi dinlemeyin” demesi acaba bu birilerine mesaj mı, diye beni endişelendirdi. FETÖ elebaşının sürekli olarak gündeme getirdiği, “ordu içinde, aynen Suriye’de olduğu gibi Nusayri modeli bir Alevi yapılanma var” iddiasını aklıma getirdi. Fetullah Gülen, ordu içindeki FETÖ yapılanması üzerindeki dikkatleri dağıtmak ve kendisine alan açmak için böyle bir yalan uydurmuş olabilir, düşüncesiyle böyle bir ihtimalin olup olmadığını yetkili bir şahsa, Emekli Kurmay Albay Coşkun Başbuğ’a telefonla sordum. 2000”li yıllarda böyle bir yalan rüzgarı estirildiğini, bunun üzerine askeri istihbaratın çok ciddi araştırmalar yaptığını ve söz konusu iddianın asılsız olduğunu söyledi. Endişem zail oldu, Kılıçdaroğlu’nun sözlerinin sadece bir densizlik ve patavatsızlık olduğuna sevindim… 

Erdoğan şimdiden seçimi kazanmış görünüyor. Bu, Türkiye’nin istikrarının ve çok yönlü büyüme sürecinin devam edeceği, terörün son darbelerle sıfırlanacağı anlamına geliyor. Hangi sağduyu sahibi böylesi göstergelere sahip çıkmaz ve bu göstergeleri hayata geçirecek hamleleri desteklemez ki? Aksi durum sağduyulu oluşta bir arıza işaretidir. 

Bu sebepledir ki, geçmişte yaşanan bazı küçük pürüzleri gerekçe göstererek Ak Parti’ye, Cumhur İttifakına ve özellikle de Erdoğan’a hâlâ kin ve nefret duyan bazı cemaatler, bu davranışlarını acilen gözden geçirmeli, İman gibi, İslam gibi, devletin bekası gibi, bütün bir milletin kurtuluş ve selameti gibi Kâbe hürmetindeki değerleri, çakıl taşı hükmündeki küçük arızalara değiştirme anlamına gelecek yanlışlardan, yanılgılardan kendilerini kurtarmalıdır. 

Sözümü küçük bir anekdot aktararak bağlayayım: Senelerce önce, Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde, kendisiyle baş başa bir sohbetimiz olmuştu. Söz arasında, geçenlerde, dedi, annemin kabrini ziyaretten sonra bir de Süleyman Efendi Hazretlerinin kabrini ziyaret edeyim, dedim. Gittim. Kalabalık bir ziyaretçi vardı. Kendilerine selam verdim, hiç kimse selamımı almadı. Duamı yaparak ayrıldım, bu hal beni çok üzdü… 

 

Latif Erdoğan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle