--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Annesinin diliyle...

Latif Erdoğan
Latif Erdoğan

Soluk yüzlü kelimelerle yazmaya, boğazlarda düğümlenen mahreci eksik kelimelerle konuşmaya çalışıyoruz. Verdiğimiz şehitler için bu böyle, yaralı gazilerimiz için bu böyle; yakılan, yıkılan, harabeye döndürülen maddi- manevi tüm değerlerimiz için bu böyle..

Şerefsizlerle en şerefsizlerin halitasından hasıl şer ittifakın hiçbir ilke tanımayan ve şu ana kadar ele geçirdikleri devlet kurumları dahil bütün imkanlarını seferber ederek gerçekleştirdikleri son kahpe taarruzu, imkansızı mümkün kılan bir azim ve cesaretle püskürtmenin; vatanı bölmek, ülkeyi parçalamak, milleti tekrar parya haline getirmek isteyen iç-dış düşmanları kendi ihanetlerinin batağına gömmenin bedelidir bu. Büyük zaferler, büyük bedeller ister. Acımız da kazancımız da büyük.  

Bir şehit annesinin, (Zarar verileceği endişem olmasa ismini de açıklardım) oğlunun tabutuna sarılmış ağlarken, lanet ve bedduasına FETÖ liderinin adıyla başlaması toplumun terör algısını resmetmesi bakımından fevkalade önemli. Şehidine kurşun sıkan teröristin azmettirici adresini bu millet artık çok iyi biliyor; olayları çok iyi okuyor. Yüzlerindeki masum görünümlü maskelerin düşerek lanetlikleri asli çehreleriyle görebilmemiz için kurbanlar veriyoruz. Acımız büyük, fakat melunları tanıma adına kazancımız da büyük.

Bana kendisi anlatmıştı: Taşıdığı tabancayı görünce annesi sorar: Lüzum olsa bile bunu kullanacak mısın? Hayır, der. Annesi tekrar sorar: Öyle ise lüzumsuz yere onu niçin taşıyorsun? Ve sözünü şöyle bağlamıştı: Annem benden daha akıllı..

Meczuplarına silahlanın mesajı gönderdiğini güvenilir bir kaynaktan duyduğumda bu hatırayı hatırladım. Ya annesi onun bugünlerini görseydi ne derdi diye gayri ihtiyari düşündüm. Devlete karşı ayaklandığını, kardeş kanını mubah gördüğünü, eli silahlı teröristlere yardım ettiğini, arka çıktığını, PKK’lı ölünce ağlayıp Mehmetçik şehit düştüğünde sevinip güldüğünü, Amerika’yı ana vatan Türkiye’yi düşman ülke ilan ettiğini, MOSSAD’la, CIA ile, Siyonistlerle iş tuttuğunu; ve daha nice haltlar yediğini görseydi, acaba o dini bütün kadın bu oğluna ne derdi.

Bir gün yatsı namazını kılmadan yatmıştım, diyor. Annemin şu duasıyla ürperdim: Ya Rabbi, eğer bu oğlum namazsız birisi olacaksa, sabah bana onun soğumuş cesedini göster..

Dine ve dindarlara verdiği bunca zararı görseydi, dinde yaptığı bunca tahrifatı işitseydi acaba o dini bütün kadın bu oğlu için nasıl beddualar ederdi. Berzahında neler dediğini bilemem; fakat kabrinde kemiklerinin sızladığından eminim.  

Onlar öyle davrandığına göre, gelinen noktada, bütün terör örgütlerini aynı çizgide buluşmuş tek düşman cephe olarak değerlendirmek; ve de milli irade olarak topluca bu terör örgütlerine karşı mücadele veren devletimizin yanında yer almak zorundayız.

Hukuk çerçevesi içinde, kimin gücü neye yetiyorsa, eliyle, diliyle bu şer cepheye karşı kavga vermemiz gerekmektedir. En zayıflarımızın yapması gereken bunlara karşı içlerini kınamayla, nefretle doldurmak; yani onların psikolojik etki alanlarını kırmak, onlara zerre kadar dahi bir sempati alanı bırakmamaktır. Zaten, eliyle mücadeleyi devletimiz bizzat üstlenmiştir. Görsel ve yazılı basın, dille mücadelenin bugünkü karşılığıdır. Sağduyu sahibi bütün medya kuruluşları, onların güzide mensup ve çalışanları bu mücadelede kendilerine düşen görevi asla ihmale uğratmamalıdır.   

Bu noktadaki çalışmalar o kadar önemli ki, düşman cephe şimdilerde doğrudan medyayı hedef alan saldırılara başladılar. Star Gazetesi’ne daha önce de bombalı bir saldırı düzenlenmişti. Geçtiğimiz perşembe günü ise Star Medya Grubu İcra Kurulu Başkanı Murat Sancak’a silahlı bir hain saldırı yapıldı. Şükür ki, alçaklar emellerine ulaşamadılar. Sancak ailesine ve basın dünyamıza büyük geçmişler olsun.

Hiç kuşkusuz, yapılan her türlü hain ve alçak saldırının, bizim mücadelemizin doğruluğuna olan inancımızı artırmaktan ve mücadele azmimizi daha bir bilemekten öte etkisi olmayacaktır. Fakat, bütün yaptıkları, terör örgütlerinin başına maddi- manevi ateşler ve lavlar olarak dönecek, dökülecektir. Nitekim olan da budur.

Milli iradeyi de yanına alan devletimiz, arkada sıra bekleyen bütün potansiyel terör odaklarına da tam bir ders olmak üzere aktif terör örgütlerini yerin dibine geçirmeye kararlıdır; vakti geldikçe de kararını icraya koymaktadır. Hem milli irade hem de devletimiz bu mücadeleden gücüne güç katmış olarak, başarıyla çıkacaktır. Bin yıllık makus talihi tersine çevirecek bir güç ve başarıdan bahsediyoruz. Çevremizdeki ve içimizdeki düşmanları korkutan da esasen bu gerçekle yüzleşmelerinin çok yakın olduğunu görmeleri, hissetmeleridir. Onlara hüzün ve hazan, bizlere sürur ve bahar vadeden günlere oldukça yaklaşmış bulunuyoruz. FETÖ ve destekçileri neleri kaybettiklerini, neleri engellemek istediklerini bir bilseler..

Latif Erdoğan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle