--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

7 Haziran okumalarım

Latif Erdoğan
Latif Erdoğan

Bir gün ağladık, hatalarımızı telafi edersek ömür boyu güleceğiz; bir gün güldüler, yanlışlarından tövbe edip geri dönmezlerse ömür boyu ağlayacaklar.. Öyle ise, 7 Haziran genel seçimlerindeki ilahi taksimden payımıza düşene razı olmalıyız; lakin sonuca ait ders çıkarılması gereken hususları da asla ihmale uğratmamalıyız.

Sebep-sonuç ilintisi sıfırlanarak meydana gelen olaylara “zuhurat” denir. Zuhurata tabi olmak, iradi tercihlerin, takdiri zorlayan tevil ve yorumlarıyla hareket etmekten daha salim bir yoldur. AK Parti’nin hakim parti olmaktan birinci parti olma durumuna düşüşü hem de bunun yüzde kırkbirlik oy potansiyeliyle gerçekleşmesi elbette zuhurattır. HDP’nin, bütün ihtimal hesaplarını alt üst ederek aldığı yüzde onüçlük oyla barajı aşması da aynı şekilde zuhurattır. Öyleyse önümüze çıkan seçim sonuçlarını, zuhurata hakim takdir göstergeleri perspektifinden okumamız, yorumlarımızı böylesi bir bakış açısı üzerine temellendirmemiz kaçınılmazdır. 

Eğer AK Parti, bu seçimden, hakim parti konumunu koruyarak ve oylarını Anayasa değişikliği, Başkanlık sisteminin ihdası gibi hedeflerini gerçekleştirecek oranda artırarak çıkmış olsaydı, zahiren bize en hayırlı görünen sonuç elde edilmiş gibi olacaktı. Muhtemelen böyle bir güçlü sonuç, AK Parti içinde yeni-eski tartışmalarını da beraberinde getirecekti. Doğal lidere karşı bir umursamazlık ve belki de işin başından beri endişe edilen iki başlılık açmazına girilecekti. Böylesi muhtemel bir ayrışma ise, hizipçiliğin, tefrikanın bataklık zeminine hızlı bir kayış anlamına gelecekti. Elde edilen sonuçla, kader seçmen eliyle AK Parti’ye, birlik ve beraberliği koruma anlamındaki rahmetini, zahiren şer gibi görünen bir düşüşe sarmalayarak bahşetti. Şükürler olsun..

HDP barajı aşamasaydı, ertesi günden itibaren bütün yurt sathında organize edileceği kesin terör olayları bir iç savaşa dönüşecek, o da darbeye davetiye çıkaracaktı. Böylesi büyük bir şerrin vuku bulmasına meydan vermemek için, AK Parti’nin sendeleme manasına gelebilecek oy kaybına, yani küçük bir şerre kader fetva verdi. Şükürler olsun..

Mağrur, mütekebbir hal ve tavırlarını sürdürebilmek için, güç gösterisi adına, bağımsız adaylarının seçilebilmesine bel bağlamış Paralel örgütün hiçbir adayının bu seçimde meclise girebilecek kadar oy alamaması ve siyasi alanda tam bir hüsran yaşamaları, milli irade eliyle yapılan mücadelenin olumlu neticelerini, söz konusu seçim sonuçlarına ait tabloya kazıyarak resmetti. Liderlerinin siyasi öngörüden mahrumiyet hükmünü bir kez daha tescilledi. Ve böylece ilahi rahmet, varsa ve kalmışsa örgüt üyelerinden aklı başında olanlara; ve de illüzyonist aldatılmışlıkla hâlâ örgüte sempati duyanlara bu vesile ile bir intibah, bir uyanış kapısı daha araladı. Şükürler olsun..  

Elli sene dini istismardan sonra, dini bir topluluk olmadıklarını açıklamaya savrulmuş söz konusu örgütün,  hain emeller uğruna kimlerle ve nasıl kirli ittifaka girebileceklerini; eğer ellerine fırsat geçerse vicdandan nasipsiz, intikam hırsıyla yanıp tutuşan bu güruhun, kimlere, nasıl ve ne zulümler yapacağını, kendileriyle doğrudan hiçbir irtibatı bulunmayan bir partinin hormonlu olduğu çok açık başarısı karşısında, sarhoş hezeyanlarına rahmet okutacak sefillikteki söz ve yorumları da dahil bu süreçte görülüp yaşanılanlar; şefkatin ya da gafletin galebesiyle bunlara karşı mücadelede tavır belirlemede ürkek davrananlara da bunların çok yönlü karanlık yüzlerini gösterdi; onları da bu milli mücadelede milli iradenin yanında yer almaya cebr-i lütfi ile zorladı, azimli kıldı. Şükürler olsun..

Bir bela ve musibet, eğer herhangi bir peygamberin başına gelen cinsten ise, bu bela ve musibet eser-i rahmettir; yanlışlardan arınmaya, hatalardan uzaklaşmaya, Rabbin rıza ve hoşnutluğunu kazanmaya önemli bir vesiledir. Nitekim, Uhud Savaşı’nın sonunda, Huneyn Savaşı’nın başında, Peygamber Efendimizin başında bulunduğu İslam ordusunun yaşadığı yenilgi böylesi rahmet boyutlu bir musibetti. Cenab-ı Hak, AK Parti’ye de Sünnetullah’a muvafık böylesi bir rahmet nasip etti; onları daha duru, daha samimi, daha hasbi olmaya sevk buyurdu. Şükürler olsun..

AK Parti, seçim sonuçlarını kabullenmede gösterdiği vakar ve olgunlukla, Yeni Türkiye’ye yakışan keyfiyette herkese demokrasi dersi verdi. İleride gerçekleşecek seçimlerdeki başarısızlıklarında, rakiplerinin nasıl davranmaları gerektiğini bu vesile ile fiilen gösterdi. Onların, seçim öncesinde dillendirdikleri taşkın ifadelerin cümlesini ebediyen geçersiz hale getirdi. Bu durum, demokrasi adına büyük bir kazanım oldu. Şükürler olsun..

Başta doğal liderleri olarak AK Parti kurmaylarının yenilgi gibi görünen bu hayırlı fasılayı, geriye düşüş değil, bir gerilme hamlesine dönüş şeklinde hayata yorumlayacaklarında kuşku yok. Okun yayda gerildiği gibi gerilecek, izni ilahi ile, hem dosdoğru, hem de en hızlı şekilde hedefe ulaşacaklar.

Latif Erdoğan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle