• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Halit Kanak
Halit Kanak
TÜM YAZILARI
04 Temmuz 2020

Selçuklu'da sonun başlangıcı Kösedağ Savaşı (3 Temmuz 1243)

II. Giyaseddin Keyhüsrev, Erzurum'a saldırarak halkı kılıçtan geçiren Moğollar'a ders vermek üzere 80 bin kişilik ordusunun başında ihtişamla yürürken başına geleceklerden habersizdi.

Karşılaşacağı durum 1075 yılında Sultân Melikşah'ın fermanıyla kurulan Anadolu Selçuklu Devleti için sonun başlangıcı olacaktı.

Anadolu Selçuklu Devletine altın çağı yaşatan babası Alaaddin Keykubâd'tan sonra 14 yaşında iken tahta geçmiş, 6 yıldır hüküm sürüyordu.

Dünyayı kasıp kavuran Moğol istilası İran ve Azerbaycan'da hüküm süren Harzemşâhlar'ı yerle bir etmiş Anadolu kapılarına dayanmıştı.

Kafkas ve İran topraklarına yerleşen Moğollar, Alaaddin Keykubâd'ın bıraktığı güçlü Selçuklu Devletine saldırmaya cesaret edemiyorlardı.

Fakat bu arada beklenmedik bir şey oldu. Moğol askerlerinin önünden kaçarak Anadolu'ya sığınan konar-göçer Türkmen'ler arasından çıkan Baba İlyas (Babaîler) adında biri etrafına topladığı kandırılmış binlerce kişiyle Anadoluda'ki sünnî idareyi yıkmak için Selçuklu Devletine baş kaldırdı.

Baba İshak adlı baş destekçisinin yardımıyla Maraş, Malatya ve Sivas'ı ele geçirerek durdurulamadan Amasya'ya girmeleri ve oradanda Selçuklu Başkenti Konya'ya doğru yürüyüşe geçtiklerinde ancak Kırşehir'de Malya Düzlüğünde durdurulabilmeleri Moğollar'ı hayrete düşürdü.

O çok korktuları Selçuklu Ordusunun zayıflığını anlamışlar ve devletin başında 19 yaşındaki Sultân'ın Babaîler'in hareketinden başkenti bile terkettiğini görünce vakit kaybetmeden 1242 yılında Erzurum'a saldırmışlardı.

Güçlü direnişle karşılaşmalarına rağmen Erzurum'a girdiler. Test ettikleri Selçuklu Ordusunu gözlerine kestirmişler ve Anadolu'ya gözlerini dikmişlerdi.

1243'ün yazında harekete geçen Selçuklu Sultânı II. Giyaseddin Keyhüsrev yukarıda bahsettiğimiz şekliyle Moğollar'ın üzerine gidiyordu.

Zara geçilmiş, Suşehri'ne yaklaşmışlar, 2.800 metre zirvesi olan Kösedağ mevkiine gelmişlerdi ki, Erzincan istikâmetinden Baycu Noyan'ın 40 bin kişilik Moğol Ordusunun başında üzerlerine doğru geldikleri haberini aldılar.

Harb divânı toplandı. II. Keyhüsrev en kıymetli komutanlarını hileyle öldürttüğü Sadettin Köpek'ten 1239' da kurtulmuştu ama elinde tecrübeli komutan kalmamıştı.

Yinede, "Kösedağ eteklerinde dar geçitleri tutalım, onlar saldırsınlar geleni imha ederiz" diyen komutanlarının teklifi yerine, etrafındaki saray erkânının sayısal üstünlüğe bakarak, "düşmanı meydanda karşılayalım öncülerimiz
bunlara yeter" teklifini dikkate aldı.

Meydana indi, ordugâhını kurdu, düşman karşısına çıkar çıkmazda 3 Temmuz 1243'te taarruz emrini verdi.

Selçuklu öncü kuvvetlerinin saldırısı çok sert oldu. Moğol ordusu bozuldu ve vuruşarak geri çekilmeye başladılar. Ancak ikinci saldırı emri gecikince Selçuklu Ordusunun sağ ve sol kanatları bir türlü taarruza geçemedi.

Bu durum Baycu Noyan'ın gözünden kaçmadı. Geri çekilirken ordu zâten hilâl şeklini almıştı. Bozkır'ın "kurt Kapanı" taktiği kendiliğinden işlemeye başladı. Baycu Noyan beklemeden emrini verdi hilâl uçları kapandı ve Moğol Ordusu ani geri dönüşle saldırıya geçti.

Fakat buna rağmen tecrübeli Selçuklu Askerleri dayanıyordu ama ana karargâhta çözülme başlamıştı.

Sultân panikledi ve ani bir kararla maiyetiyle birlikte cepheyi terkederek Konya'nın yolunu tutunca, karargâhta asker kalmadı her biri bir tarafa dağıldı gitti.

Baycu Noyan, boş çadırların önünde saklandıkları geçitlerden saldırıya geçeceğini inandığı Selçuklu Askerlerini iki gün boşuna bekledi.

Koskoca ordunun dağıldığına inanınca önce Sivas'a, sonrada Kayseri'ye yöneldi. Şehirler yağmalandı, talan edildi.

Selçuklu Veziri Mühezzibeddin Ali Amasya'dan bir müddet olayları izledikten sonra kıymetli hediyelerle Baycu Noyan'ın karşısına çıktı.

Selçuklu Türk Ordusunun Kösedağ'da 3.000 kayıp verdiğini, asıl 100 binin üzerinde ordunun her dâim hazır beklediğini, dolayısıyla komutanlar arasındaki çekişmeden dolayı geri çekilmenin kendisini aldatmaması gerektiğini söyleyerek Baycu Noyan'a gözdağı verdi.

Fakat en önemli koruma ve kollama, o sıralar Konya'ya gelerek yerleşen Mevlânâ Celâleddin Rûmî Hazretleri'nden (k.s.) geldi.

O'nun mânevî tasarrufatıyla, Moğollar birşey yapamadan çekip gitti. Anadolu herhangi bir toprak kaybına uğramadı. Bir müddet sonra Moğollar geri gelseler bile, Selçuklu Devleti üzerinde Mevlânâ Hazretlerinin kol kanat germesi devam edecekti.

Bir ara İlhan Keykhatu Konya'yı yağmalamak için kuşatmaya aldığında Mevlânâ Hazretleri rüyasında "Ey Türk muhasaradan vazgeç" demesi üzerine etkilenmiş ve sabah olunca derhal çekip gitmiştir.

Zâten başta Mevlânâ Celâleddin Rûmî Hazretleri olmak üzere tasavvuf ehli Moğollara kafir gözüyle değil, yakın zamanda topyekûn müslüman olacak cahiller gözüyle bakıyorlardı.

Mevlânâ Hazretlerinin " sen Tatarlardan korkuyorsan Allah'ı (c.c.) tanımıyorsun demektir, ben ise onları yüz tane imân sancağı ile gelecek vâdettiklerini görüyorum" demesinden 25 yıl sonra müslüman olan Gazan Mahmud Hân Mevlânâ Hazretlerinin bu sözlerini giydiği hırkasına yazdırmıştır.

Bu mânevî yardım âdetâ Selçuklu'nun dağılma sürecinin uzun yıllara yayılmasına vesile oluyor, yerine tarih sahnesine çıkacak olan Osmanlı Devletinin hazırlanma sürecinede zemin hazırlıyordu.

Onun için Selçuklu'da çözülme başlamış olsada ağır gidiyordu. Nihayet 1246'da II. Keyhüsrev vahşi hayvan ısırmasından ölünce, yerine büyük oğlu II. İzzeddin Keykâvus tahta geçti. Bunun zamanında Baycu Noyan 14 Ekim 1256'da Selçuklu Ordusunu dağıtarak Konya'ya girdi ama yine Mevlânâ Hazretlerinin himmetiyle zarar veremedi. IV. Rukneddin Kılıçaslan'ı tahta oturtup çekildi.

IV. Kılıçaslan Mevlânâ Celâleddin Rûmî Hazretlerine intisap ettiği için özellikle taht kavgalarında defalarca yenildiği halde hep affedildilmiş ve nihai olarak Aksaray'da öldürülünceye kadar tahtta kalmayı başarmıştı.

Çok geçmeden II. Keykâvus, ordusuyla tekrar Konya'ya geldi Kılıçaslanı uzaklaştırarak Selçuklu tahtına oturdu.

Ancak bu seferde, Cengiz Hân'ın torunu Hülâgü İranda İlhanlı Devletini kurunca, direk Karakurum'a bağlı faaliyet gösteren Selçuklu, Tebriz'e bağlanmıştı.

Tebriz'e çağrılan, iki kardeş kavga etmemeleri için uyarıldıktan sonra, Kızılırmak'ın doğusu ve batısı aralarında paylaştırıldı. (Bir ara üç kardeşli yönetim oldu.)

Tarihler 1261'i gösterdiğinde sahneye vezir Muînüddin Pervâne çıktı. Keykâvus'un ihtilâl hazırlığı yaptığına inandırarak Moğollar'ı harekete geçirdi. Maksatı Keykâvus'u bertaraf ederek IV. Kılıçaslan'ı tek başına tahta oturtmak sonrada ülke yönetimini ele almaktı.

Öylede oldu.Keykâvus Moğollarla giriştiği mücadeleyi kaybetti. Tahtı yeniden kardeşi IV. Kılıçaslan'a bırakarak, daha önce birkaç kez yardım ettiği Bizans İmparatoru Mikail Paleologos'un yanına gitmek için Antalya üzerinden gemiyle İstanbul'a ulaştı.

Vezir Muînüddin Pervâne, umduğu gibi IV. Kılıçaslan döneminde ülkeyi yönetemeyeceğini anlayınca Kılıçaslan'ı ortadan kaldırmak istedi.

1266'da kurduğu tuzağı hayata geçirerek Aksaray'da boğdurdu. Bunun üzerine 2 yaşındaki III. Gıyâseddin Keyhüsrev tahta geçti ve 15 yaşına gelene kadar ülkeyi Muînüddin Pervâne yönetti. ( Aksaray'da kendisi için kurulan tuzağı kerâmetiyle anlayan Mevlânâ IV. Kılıçaslan'ı uyarmış ancak gitmesine engel olamamıştı. Yay kirişiyle boğdurulan IV. Kılıçaslan için şu beyitler ağzından dökülmüştü ;
"Demedimmi o kuru yerlere gitme sakın.
Senin duru denizin benim demedimmi.
Kuşlar gibi tuzağa gitme demedimmi.
Demedimmi senin uçmanı sağlayan benim.
Senin kolun kanadın benim demedimmi.
Demedimmi yolunu vururlar senin...")

İstanbul'da Bizans'a sığınan II. Keykâvus ise,1264'te imparatora suikaste adı karışınca ailesiyle Rumeli'de bir kaleye kapatıldıysada kuzeydeki Altınordu Kuvvetleri tarafından kurtarılarak, kendisine ölünceye kadar oturacağı Kırım'da bir mâlikâne verildi.

Kırım'da ölen II. Key-Kâvus'un oğlu II. Mesud Anadolu'ya gelip Selçuklu Devletinde tahta oturana kadar; Aksaray'da 27 yaşında vezir Pervâne'nin kurduğu tuzakla yay kirişiyle boğdurulan IV. Kılıçaslan, 19 yaşında Erzincan'da boğdurulan III. Keyhüsrev İlhanlılara bağlı olarak devleti yönettiler. Muînüddin Pervâne ihtirası yüzünden İlhanlılarada oyun oynamaya kalkınca 1279'da öldürüldü. Böylece III. Keyhüsrev görevden alındığı 1281'e kadar ülkeyi tek başına yönetti. Görevden alınınca İlhanlılar tarafından Tebriz'de mecburî ikâmete tâbi tutuldu. Osman Gâzi bunun döneminde icâzet alarak fermanla uç beyi oldu.

III. Keyhüsrev yerine 1281'de göreve getirilen II.Mesud, Selçuklu tahtında iken III. Hüsrev Tebriz'den kalkıp II. Mesud'un yerine tahta geçmek için 1283'te Anadolu'ya girince Erzincan'da boğduruldu.

Aynı zamanda Cengiz Hân'ın torununun torunu olan II. Mesud 22 sene hükümdarlık yaptığı (arada 5 yıl III. Keykubâd geldi, gitti) Kayseri'de 1308'de ölünce, zâten Türklerle akraba iken artık tamamen Türkleşmiş ve Müslüman olan İlhan'lıların Hükümdarları önce Olcaytu sonra oğlu Muhammed Hüdâbende vâris sıfatıyla Türk Hâkânlığı tahtına geçtiler.(Cengiz Hân'ın oğlu Cuci'nin oğlu olan Altınordu Hâkânı Berke Hân'ın kızı Urbay Hanım II. Mesud'un annesiydi. Aynı zamanda Berke Hân'ın hanımıda İslâm Halifesinin Sultân'ul Âzâm dediği I.Alaaddin Keykubâd'ın kızıydı.)

Osmanlı dâhil Anadolu Beyliklerini bir müddet Anadolu Valisi sıfatıyla Eretna'lılar üzerinden yönettilersede 1335'de Muhammed Hüdâbende'nin çocuksuz ölümüyle İlhanlı'lar dağılınca, Anadoluda'ki en güçlü yapı olarak Orhan Gâzi ön plana çıkmış, fakat Anadolu'da birliğin sağlanması için Osmanlı yaklaşık 200 sene uğraşmış çok emekler harcanmıştı.

Tek Devlet-Tek Vatan-Tek Millet-Tek Bayrak kolay elde edilmiyor. Sahip çıkılmazsa büyük bedeller ödeniyor, Allah (c.c.) devletimize ve milletimize zevâl vermesin inşaallah..

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Tata Tonga

Bir avuç Moğol orta Asya'dan çıkacak aynı anda hem koskoca Çin' i işgal edecek, koskoca Hindistan'ı işgal edecek, Afganistan'ı İran'ı geçecek, Rusya'nın içlerine kadar ilerleyecek hatta orta Avrupa'da Avrupalılarla çarpışacaklar. Cevap yazının içinde gizli değil mi? Babailer niye isyan etmiş? Çin'den Avrupa içlerine kadar düzen bozulmuş. Halk mevcut yönetimlerden mutsuz. Haksızlık almış başını gitmiş. Hak hukuk kalmamış. Böyle bir düzende Moğollar' da mevcut yönetimlerle savaşmışlar. Halk mevcut yönetime sahip çıkmamış. Zorla savaştırılanlar da ilk fırsatta ordudan kaçmış. Bir avuç Moğol'un dünyanın nerdeyse yarısını işgal etmesi akla mantığa sığar mı? Adamların dört gözü dört kulağı dört bacağı mı var? Onlar da senin benim gibi insanlar.
  • Yanıtla

Tata Tonga

Mevlana'ya gelir isek Mevlana da senin benim gibi bir insan. Yani Ademoğlu. Üstelik peygamber de değil. Peygamberimiz bile Uhud savaşında basit bir meseleden dolayı (okçuların tepeyi terk etmeleri yüzünden) yenilmiş. Mevlana koskoca Anadolu'yu kurtarmış, Moğollar onun yüzünden mi Anadolu'yu işgal etmemişler? Şimdi bana kızacaklar Mevlana da insan üstü güçler olsaydı Harzemşahlar devletinden kaçmazlar, Harzemşahları Moğollar'a karşı savunurlar/kurtarırlar, Konya'ya gelmezlerdi. Mevlana büyük bir şahsiyettir, düşünürdür ama bir insandır. Hele insanüstü güçleri hiç yoktur. Senin gibi, benim gibi, herkes gibi...
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23