• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Halil Kışlacık
Halil Kışlacık
TÜM YAZILARI
16 Haziran 2019

Bunu da ben mi öğreteyim?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, S-400 konusunda son sözü söyledi.

“Amerika’yla aramız bozulacak, F-35’leri vermeyecekler, yaptırım uygulayacaklar” diye ağlıyor bir kısım kafa...

Sanki Amerika’yla aramız güllük gülistanlık... Adam bize parasıyla satmadığı silahlardan binlerce TIR dolusunu PKK/YPG’ye hibe ediyor, FETÖ elebaşını inatla iade etmiyor, kendisi keyfine göre Türk vatandaşı tutukluyor ama biz burada FETÖ’cü yakalayınca, “Ama benim konsolosluğumda çalışana dokunuyorsun” diye cıngar çıkarıyor, her gün “Endişeliyiz” diye iç işlerimize karışıp parmak sallıyor...

Aramız bozulmazsa hatırımız kalır!

Ne yapacak, ekonomimizi mi batıracak? Zaten elinden geleni yapmıyor mu batırmak için?

NATO’dan mı dışlayacak? Türkiye’de kullanabildikleri bütün hava üslerini, bütün limanları, bütün hava savunma radar sistemlerini ve bataryalarını unutsunlar o zaman... Hadi diyelim böyle bir salaklığa cesaret ettiler, kaybetmez kazanırız... Biz dünyanın dört bir tarafına NATO istedi diye asker gönderdik, can verdik... Peki Türkiye NATO’nun ne zaman hayrını görmüş?

Yahu, adam açık açık bize karşı silahlandırıyor PKK/YPG’yi, siz hâlâ NATO’dan bahsediyorsunuz...

Asıl ağlama sebepleri, Amerika bunlara hesap soracak, “Türkiye’de algıyı değiştirmeniz için size dünya kadar para akıttık, her türlü desteği verdik... Hem S-400’lerden beş katı maliyetle Patriot satacaktık, hem de ‘Yunanistan ve Ermenistan sınırına kuramazsın’ şartını koşacaktık... Ne işe yararsınız siz?” diye...

Beni düzenli okuyanlardan, “Yahu sen politika yazmazdın, ne oldu?” diyenler olacak... 

Söyleyeyim ne olduğunu... 

Sinirlendim...

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk’ü tanır mısınız bilmem. Malum OdaTV’nin yazarı... 

Hani terfi alamayınca TSK’dan istifa eden, “Üniformamı çıkardım ve CHP’ye nefer oldum” deyip girdiği partide kendisine yüz verilmeyince “Durduğu çizgi bölücülere ve cemaate yakın” deyip oradan da istifa eden, sonra katıldığı Emine Ülker Tarhan’ın partisinde de aradığı ilgiyi bulamayınca Tarhan’a sayıp istifa eden, yazdığı Aydınlık’tan istifa eden...

Yeter, çok sıktı, istifalarını yazmayayım daha...

Ama 52 kişinin öldüğü, 146 kişinin yaralandığı Reyhanlı saldırısının emrini veren Mihraç Ural’la fotoğraf çektirdiğini ve sonra “Farkında değilim” dediğini, bir de Mısır’da Muhammed Mursi darbeyle devrildiğinde, “Darısı başımıza” diye köşe yazısı yazdığını hatırlatmamak olmaz...

Türker Bey, S-400’leri almamızın başımıza dert açacağını, bu sistemin işe yaramayacağını yazmış...

Gerekçesi ne biliyor musunuz?

Aynen alıntılıyorum: “Türkiye, Rusya’dan iki adet S-400 sistemi alacak olup; her sistemde 72, 48 de yedek olmak üzere toplam 192 adet S-400 füzemiz olacak. ABD; Irak’a Birinci Körfez Savaşı’nda (1991) yaklaşık 300 adet, İkinci Körfez Savaşı’nda (2003) ise yaklaşık 900 adet Tomahawk füzesi attı. ABD, Nisan 2017’de Suriye’nin El Şayrat Hava Üssü’ne, denizden karaya atılan 59 adet Tomahawk füzesiyle saldırdı. S-400’ler, aksine seçim yapılmaz ise her Tomahawk’a iki füzeyle angaje oluyor. Demem o ki; 100 adetlik Tomahawk saldırısına 192 S-400 füzesi ile ancak 1 saat dayanabilirsiniz. Gerisi yok!”

Ben askerlikten pek anlamam... 

Ama biri çıkıp da, “Biri bize savaş açsa, sadece Tomahawk füzeleriyle işimizi bitirir” derse, ağzımla gülmem...

Savaş çıkmamış da, poligonda trap müsabakası var sanki... 1 saat boyunca onlar atacak, biz havada vuracağız... Hani “Bunu kim, nereden atıyor, atanı vurayım da atamasın” demek yok... 

“Neyse ki emekli” diyelim de rahat uyuyalım...

Türker Bey, sadece füzeyle savaş kazanılsa, resmi rakamlara göre Birinci Körfez Savaşı’nda bin 592, İkinci Körfez Savaşı’nda ise 4 bin 81 yabancı asker Irak’ta ölmezdi...

Beyefendi zannediyor ki, dünyada bir sistem var, atılan bütün füzeleri vurup indiriyor... 

Yok öyle bir sistem...

Soralım kendisine... Diyelim ki elimizde 192 değil de 192 bin tane S-400 füzesi var... Bize füze atan karadaki bataryayı ya da denizdeki gemiyi imha edemezsek, ne olur? Ne kadar dayanabiliriz?

Üstelik, Birinci Körfez Savaşı’nda 300 adet atıldığını söylediğiniz o Tomahawk füzelerinden toplam 23 tanesi, sadece tek bir tesisi, Irak İstihbarat Servisi binasını yıkmak için atıldı... Kendisi de yazmış, Suriye’de rejimin bir tek hava üssünü kullanılamaz hale getirebilmek için 52 tane atmaları gerekti...

Mesele basittir: Bir ülke size saldırdığında eğer karşılık veremezseniz, ikinci dalgayı engelleyemezseniz, kaybedersiniz... Ve bir düşmanınız, sizin toprağınızı vurduğunda kendi toprağının da vurulacağından korkmuyorsa, yapacak bir şey yoktur.

ABD bu yüzden Ortadoğu’da terör estirir... 

Rahattır çünkü savaş hiçbir zaman onun toprağına taşınmaz... 

Eskaza taşınırsa da, 11 Eylül’de ya da Pearl Harbor’da olduğu gibi, aklını kaybeder...

S-400’ler bizim savunma sistemimizin sadece bir parçasıdır. Peşinden de HİSAR sistemi gelecek, “biraz daha” güvende olacağız...

Son söz, Bilmiyorsan araştır, öyle yaz diyorum... 

“Yok, ben kılçık atmak için yazıyorum” diyorsan da, taşıdığın unvana saygı duy, biliyormuş numaralarına yatma, milleti kandırma...

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23