Hain şehzade
Deva Partisi başkanı Ali Babacan, BAYKAR firmasının ürettiği İHA, SİHA, Akıncı, Kızılelma teknolojilerinden rahatsız olmuş.
Hayretler içinde kaldım.
HDP rahatsız biliyoruz. Ordumuz İHA ve SİHA’larla dağda terörist bırakmadı.
İHA, SİHA, AKINCI, KIZILELMA gibi son derece yeni teknolojik silahlara sahip olmamız, Yunanistan’ı çıldırtıyor, anlıyoruz.
Türkiye’yi bölmek isteyen terör örgütü PKK kıvranıyor, hamisi Amerika fena bozuluyor. Türkiye düşmanı Amerikalı Michael Rubin kin kusuyor.
Babacan’a ne oluyor?
Bu yaz “Çağ Açıp Çağ Kapayan Sultan Fatih” isimli bir roman yazdım.
Sultan, İstanbul’u kuşatıyor.
Şehrin Marmara Denizi’ne bakan surlarını kim savunuyor, biliyor musunuz?
Gözünü padişah olma hırsı bürümüş bir şehzade.
Fatih’in dedesi Çelebi Mehmet’in abisi Emir Süleyman Çelebi’nin torunu Şehzade Orhan.
Bizans’tan yardım alıyor, Sultan 2. Murat’la savaşmak için Gelibolu taraflarından asker toplayarak Edirne’ye yürümüş, başkenti ele geçirip padişah olmak istemiş fakat yenilmiş.
Bizans’a sığınmış, kuşatma sırasında hükümdarı olmak istediği Osmanlı Devleti’ne karşı Bizans ile iş birliği yapmış, etrafına topladığı 600 kadar Müslüman askerle surları savunmuş.
Osmanlı ordusu Topkapı tarafından şehre girince beyninden vurulmuşa dönmüş, dizlerinin bağı çözülmüş, titremiş, yere çökmüş. Elbisesini değiştirip kaçmak istemiş.
Karaca Paşa’nın şehzadeyi aradığı haberini duymuş. Bizans askerleri kaçıyor, kaçamayanlar yakalanıyor, sorgulanıyordu.
Şehzadenin perişanlığını ve akıbetini kitaptan aktarayım:
“Şehzade, kaçacak ve sığınacak yer olmadığını anlayınca kara kara düşünmeye başladı. Hem devletine hem dinine ihanet eden etmişti. Doluya koysa almıyor, boşa koysa dolmuyordu.
Yavaş hareketlerle ayağa kalktı, surlardan aşağı baktı, minare boyu yükseklik... Başı döndü, gözü karardı, kendini yukarıdan aşağıya salıverdi. Bir kaya gibi yere çarptı, bel kemiği kırıldı, kafası parçalandı.
Kumanda ettiği askerlerden biri surdan aşağı koştu. Şehzadenin başına dikildi, avazı çıktığı kadar bağırdı:
Bunun için mi bizi savaştırdın, alçak!
Şehzade can derdindeydi, başından kan sızıyor, ağzından burnundan kan geliyor, iniltiyle nefes alıyordu.
Asker öfkesini alamadı, tekrar bağırdı:
-Vaatlerde bulunup bizi Müslümanlarla savaştırdın! Canın cehenneme!
Öfkeyle kılıcını çaldı, şehzadenin başını kesti, mızrağına taktı ve yürüdü.
‘Başını padişaha götüreyim, belki ödül verir.’
Kelleyi alıp yola koyuldu.
Askerler onu yakalayıp Karaca Paşa’ya getirdiler. Paşa, askeri kelle ile birlikte padişaha takdim etti.
Sultan Fatih öfkelendi. İslam ordusuyla savaşmış bir hain, kendisinden ödül bekliyordu. Karaca Paşa’ya döndü:
-Bu haini elindeki kelle ile birlikte bir çukura gömün!
Paşa, emri yerine getirmek üzere sultanın huzurundan ayrıldı.
Efsanevî kuşatma 53 gün sonra fetih destanına dönüştü. Doğu Roma’nın 1125 senelik başkenti Kostantinapolis, 29 Mayıs 1453 Salı günü İslambol oldu, ortaçağ kapandı, yeni bir çağ başladı.”
İktidar hırsının insanı nasıl yoldan çıkardığına çok iyi bir örnek.
Hırs insanın gözünü bürüdü mü kalbi kararıyor, kulağı sağırlaşıyor.
Nasihat dinlemiyor, hak ve hakikati göremiyor.
Müslüman kardeşine kinle dolabiliyor, düşmanın yanında onunla savaşabiliyor.
Ahmet Davudoğlu, Ali Babacan, Temel Karamollaoğlu’nun Tayyip Erdoğan ile giriştikleri kavganın adı nedir?
İnançlı insanlar; PKK’nın siyasi uzantısı HDP ile nasıl ittifak kurabiliyorlar?
İktidar oldukları zaman ne yapacaklar, halka ne vadediyorlar?
İktidar olma hırsı insanın basiret gözünü bağlayabiliyor.
Babacan işi iftira boyutuna vardırıyor:
“Devletin bütün imkânları Baykar’a peşkeş çekildi” diyor.
Baykar Teknoloji Genel Müdürü Haluk Bayraktar, devletten bir kuruş kredi, hibe, yardım almadık, diyor.
Selçuk Bayraktar bir dâhi, gençlere çok iyi bir örnek. Türkiye’nin muhtaç olduğu teknolojiyi üretiyor. Ülkemizi insansız hava silahları konusunda ABD, Çin, İsrail ile yarıştırıyor.
Gençliğe teknolojiyi sevdirdi, TEKNOFESTLERLE yeni bir devir, çok önemli bir çığır açtı. Milletimizin iftihar ettiği bir mühendis.
Ak Parti sayesinde 11 yıl bakanlık yapmış bir adam nasıl milletine ters düşer, neden yalana tenezzül eder?
Nasıl HDP ile yan yana gelir? İktidar olma hırsıyla nasıl böylesine zıvanadan çıkar?
Allah kimsenin gözünü iktidar hırsıyla kör etmesin!
İktidar hayaliyle yalana sarılmaya mecbur etmesin!