--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Haftar terör estirmeye devam ediyor

Ahmet Varol
Ahmet Varol

Libya’da iç savaşa son verilmesi ve bir ittifak sağlanması amacıyla imzalanan Suheyrat Anlaşması ne yazık ki ülkeye gereği gibi güven ve istikrar getiremedi. Bunun belki en önemli sebeplerinden biri ihtilaf halindeki farklı tarafların temsil edildiği bir anlaşmanın imzalanmamış olması ve bazı etkin oluşumların yok sayılması suretiyle Halife Haftar’ın memnun edilmeye çalışılmasıydı. Fakat asıl önemli sebep anlaşmayla, Haftar’ın milis güçlerini ve Tobruk’ta oluşturmuş olduğu paralel yönetimini dağıtmak zorunda bırakılmamasıdır. Zaten fitne hareketinin lideri Haftar’ın arkasında duran Batı da uzlaşma anlaşmasını ülkenin istikrara kavuşmasını sağlamak için değil kendi çıkarlarına hizmet edeceğini düşündüğü kadronun önünü açmak amacıyla değerlendirmek istiyordu. 

Fitneci Haftar milis güçlerini ve Tobruk’ta oluşturmuş olduğu paralel parlamentosunu dağıtmadığı, Trablus’ta tek bir yönetimin çatısı altında birleşmeyi kabul etmediği için Suheyrat Anlaşması’nın imzalanmasından sonra da saldırılarına devam etti. 

Saldırılarında öncelikle petrol kaynaklarının yer aldığı şehirleri hedef almak suretiyle ülkenin petrol kaynaklarını ele geçirmek için yoğun çaba harcadı. Bu yöndeki girişimlerinden ve ataklarından 16 Eylül 2016 tarihinde yayınlanan “Haftar Libya petrolüne el koymak istiyor” başlıklı yazımızda ayrıntılı bir şekilde söz etmiştik. 

Bu sıralarda da Arap dünyasının ve genelde İslâm âleminin gündemini ağırlıklı olarak Irak’taki ve Suriye’deki gelişmelerin meşgul ediyor olmasından istifade ederek yeniden saldırılarını ve askerî şiddet uygulamalarını artırdı. 

Muhtelif bölgelere yönelik saldırılar düzenleyen Haftar’ın hedef aldığı mıntıkalardan biri de Libya’nın doğu bölgesinde, fitne örgütünün özel başkent olarak kullandığı Tobruk’un ise batısında ve çok yakınında yer alan sahil şehirlerinden Derne, İngilizce yazılışıyla Darnah. 

Haftar’ın militanları yaklaşık yüz bin kişinin yaşadığı bu şehre karşı aynen Suriye’deki Baas rejiminin Halep’e ve Irak’taki işbirlikçi rejimin Musul’a karşı uyguladığı abluka yöntemini uyguluyor. 

Fitne hareketinin bu şehri özellikle hedefine yerleştirmesi Tobruk’tan batıya doğru bir tür genişleme görünümü veriyor. Ancak bölgedeki diğer halk gibi bu şehrin ahalisi de fitne örgütünün genişleme planından rahatsız olduğu için onun sultasına teslim olmak istemiyor. O yüzden de Haftar’ın milisleri silahın gücüne başvurarak halkı şartsız bir şekilde teslim olmaya zorlamak amacıyla Baas rejiminin Halep’te başvurduğu yöntemin aynısına başvuruyorlar. 

Fitne hareketi Derne şehrini her taraftan kuşatmaya aldığı silahlı operasyona Kerame Operasyonu adını veriyor ve içeriye gıda maddesi, ilaç ve yakıt gibi zorunlu ihtiyaç maddelerinin sokulmasını bile engelliyor. Ablukayı kırmaya ve içeriye yardım malzemesi sokmaya kalkışanları tespit ettiklerinde hemen gözaltına alıyorlar. 

Karadan bu ablukayı sürdürürken bir yandan da ellerindeki uçaklarla hava saldırıları düzenliyorlar. Saldırılarda sivillerin ikamet ettiği mahalleler de hedef alındığı için aralarında kadınların ve çocukların da bulunduğu siviller hayatlarını kaybetti. Fitnecilerin içeri girmesini engelleyen direnişçileri sıkıştırmak amacıyla, onların silah depolarını vuracakları iddiasıyla bir yandan da sivil halktan şehri terk etmesini istiyorlar. Ancak bu bir oyun tabii. Asıl amaçları kendilerine engel olan direniş birliklerini kıskaca almak için onları yalnızlaştırmak. Bu konuda da Baas güçlerinin Halep’te başvurduğu yöntemin aynısına başvurmaları dikkat çekiyor. 

 

Ahmet Varol Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle