2016’ya Bakış -1
İslam dünyasında 2016 yılı içinde en çok gündemi oluşturan konu Suriye’de yaşanan gelişmeler oldu. Suriye’de katil Baas rejimiyle onun hakimiyetini sürdürmesi için müdahale eden işgalci güçler katliamlar yapmaya devam ettiler. Fakat Suriye’deki gelişmeler içinde de en çok gündem oluşturanlar Halep’le ilgili gelişmelerdi. İşgal güçleri ve onun himayesindeki Baas rejimi Halep bölgesini uzun süre kuşatma altında tutarak teslim olmaya zorladılar. Direnişçiler tüm baskılara direnerek bütün imkanlarıyla bölgeyi korumak için mücadele ettiler. Fakat ne yazık ki tüm dünyanın onları yalnız bırakması karşısında küresel emperyalizmin bütün kanatlarının Baas güçlerine destek vermesi direnişçilerin zor durumda kalmasına neden oldu.
Küresel emperyalizm, Suriye’de IŞİD’i bahane ederek Baas rejimine doğrudan ve dolaylı bir şekilde destek verirken Irak’ta da yine IŞİD bahanesiyle Musul’a yönelik bir operasyon düzenledi. İşin gerçeğinde IŞİD’in bu bölgeye çekilmesi ve Irak’taki Şiileştirme operasyonuna karşı oluşan engelin kaldırılması için bir bahane oluşturulması da bir oyun ve taktikti. 2016 yılı içinde görünüşte Musul’u IŞİD’den geri alma iddiasıyla, ABD’nin liderliğinde oluşturulan uluslararası koalisyonun da desteğiyle Bağdat’taki kukla hükümetin gözetiminde geniş çaplı bir operasyon başlatıldı. Arap ülkelerinin itirazlarına rağmen operasyonda, IŞİD’den farkı olmayan bir terör örgütü durumundaki Haşdi Şa’bi’ye bağlı militanların aktif bir şekilde devreye sokulması dikkat çekti. Saldırıdan birinci derecede zarar görenler ise daha önce Şiileştirme operasyonlarının önünde engel oluşturan aşiretler oldu. Saldırılar yüzünden yüz binden fazla insan evini yurdunu terk etmek zorunda kaldı.
Türkiye’yle İsrail arasında ilişkileri normalleştiren anlaşmanın imzalanmasına rağmen Gazze üzerindeki abluka son bulmadı ve bütün katılığıyla devam etti. Çünkü anlaşma, Gazze üzerindeki ablukanın kaldırılması şartını içermiyordu.
2016 yılı içinde Gazze’ye uygulanan ablukanın yarılması ve dünya kamuoyunun dikkatlerinin yeniden bu ablukaya çekilmesi amacıyla İspanya’nın Barselona limanından “kadınların özgürlük filosu” adıyla iki gemilik bir filoyla harekete geçildi. Bunlardan Emel gemisi daha sonra yoluna devam edemedi ve yolcuların tamamı Zeytune gemisiyle Gazze’ye yanaşmaya çalıştı. Ancak siyonist işgal rejimi ona da engel oldu ve gemiye el koyarak yolcularını zorla Asdud limanına götürdü. Sonra da tümünü sınır dışı etti.
Ekim 2015’in başında başlayan Kudüs intifadası 2016 yılı boyunca da çeşitli münferit eylemlerle devam etti. İşgal güçleri çok sayıda Filistinli genci de eylem hazırlığı içinde oldukları iddiasıyla öldürdü veya yaraladı.
Filistin’de 2016 yılında yerel seçimler yapılması için Mahmud Abbas’ın kararıyla bir girişimde bulunuldu. Fakat Fetih örgütü seçimlerin dürüstçe yapılması durumunda yine Hamas’ın başarılı olacağını tahmin ettiğinden gerekli hazırlıklar yapılmadığını ileri sürerek ertelenmesini istedi. Bu talep karşısında Filistin Yüksek Mahkemesi devreye girerek seçimlerin vaktinde yapılması için hazırlıkların yapılamadığına ve ertelenmesi gerektiğine hükmetti. O yüzden 2016 içinde yerel seçim yapılamadı.
2016’da Filistin’de meydana gelen önemli gelişmelerden biri de İsrail olarak tanımlanan 1948’de işgal edilmiş bölgede ve Doğu Kudüs’te ezanların hoparlörle okunmasının yasaklanması için işgal rejiminin parlamentosu Knesset’ten yasa çıkarılması girişimi oldu. Bu girişimin şiddetli tepkilerle karşılaşması sebebiyle işgal rejimi sunulan yasa tasarısının parlamentoda görüşülmesinin ertelenmesini kararlaştırdı.







