• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İHH’nın dikkat çeken bağımlılık raporu kamuoyuna duyuruldu

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

İHH tarafından hazırlanan “Bağımlılıklarla Mücadelede Sivil Toplumun Rolü, Mevcut Tehditler ve Stratejik Çözüm Önerileri” başlıklı rapor, düzenlenen basın toplantısında kamuoyuyla paylaşıldı. Raporda, çarpıcı veriler yer alıyor.

Basın açıklaması, İHH'nın Fatih'teki genel merkezinde düzenlendi. Basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurulan rapor, İHH'nın 2018 yılında “Mahallene ve Okuluna Sahip Çık, Uyuşturucuya Hayır!” sloganıyla başlattığı çalışma çerçevesinde 42 ildeki öğretmenler, uzman doktorlar, din görevlileri, bağımlı aileleri, tedavi merkezleri ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla hazırlandı. Raporu, İHH Mütevelli Heyeti Üyesi Osman Atalay kaleme aldı. Düzenlenen basın toplantısına, İHH, Yeşilay, İnsan ve Medeniyet Hareketi,  İnsani Hayat Derneği, Özgür Der, Sadakataşı Derneği, Medeniyet Vakfı, İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB), Mazlum-Der, Yetim Vakfı, Koruyucu Aile Derneği ve Külünkoğlu Derneği gibi çok sayıda sivil toplum kuruluşundan temsilciler katıldı.

“Korunması gereken 30 milyona yakın gencimiz var”

Basın toplantısında konuşan İHH Mütevelli Heyeti Üyesi Osman Atalay, bağımlılıkların sadece münferit bir sağlık ya da asayiş sorunu olmadığını; gençliği, aile yapısını ve toplumun güvenliğini tehdit eden çok boyutlu bir mesele olduğunu ifade etti. Atalay, “2025 saha raporları uyuşturucu, bahis ve alkol kullanımına başlama yaşının 15’ten 13’e düştüğünü göstermektedir. Türkiye’de 18 milyonu ilk, orta ve lise, 6 milyonu üniversite olmak üzere toplam 24 milyon öğrenci bulunmaktadır. Bu rakama eğitimde ya da istihdamda olmayan 5 milyon ‘ev genci’ ile 30 milyona yakın korunması gereken genç nüfusumuz var” şeklinde konuştu.

“Kullanıcıların yüzde 71’i 15-24 yaş arasında uyuşturucuya başlıyor”

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın 2024 yılında Türkiye'de yaklaşık 10 milyon kişinin madde ve davranış bağımlılığı taşıdığına dair güçlü veriler bulunduğuna yönelik açıklamasına atıf yapan Atalay şunları söyledi: “Emniyetin NARKOLOG Projesi anketinin uyuşturucu madde kullanımına dair verileri, bağımlılığın ‘yakın çevre’ ve ‘merak’ ekseninde geliştiğini teyit etmektedir. Uyuşturucu kullanan gençlerin yüzde 74,4’ü maddeyi ilk kez arkadaş grubundan veya yakın çevresinden temin ettiğini söylemiştir. Kullanıcıların yüzde 71,2’si 15-24 yaş aralığında uyuşturucuyla tanışmaktadır. Önleyici politikaların bu yaş grubuna odaklanması gerekiyor” dedi.

“Suça bulaşmış çocuk sayısı 2025’te 185 bin 256”

Türkiye'de suça bulaşmış çocuk sayısının 2025'te 186 bin 256 olduğunu belirten Atalay, Ekim 2025’teki İçişleri Bakanlığı verilerine göre Türkiye’deki cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü bulunan toplam 420 bin 904 mahkûmun 149 bin 523’ü uyuşturucu suçlarından hapis yattığının altını çizdi.

18-24 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 5,4’ünün sürekli olarak yasa dışı bahis oynadığını aktaran Atalay şöyle konuştu: “2002’de 5 olan yasal resmi şans oyunu sayısı, 2025’te 13’e yükselmiştir. MASAK Eski Başkan Yardımcısı Dr. Ramazan Başak, Türkiye’de yaklaşık 8-10 milyon arası düzenli yasadışı bahis oynayan bir kitle olduğunu aktardı. IPSOS’ Araştırma şirketinin 2025 Haziran ayında yaptığı saha çalışmasında, düzenli alkol tüketen kesim 2020’de 13,8 milyon kişiyken, 2025’te 17,3 milyon kişiye artmıştır. 18 yaş üstü nüfusta düzenli alkol tüketim oranının yüzde 28’den yüzde 33’e çıktığı anlaşılmaktadır.”

“Milyonlarca kişinin bağımlısı olduğu 7 popüler oyun var”

Türkiye’nin en çok sigara içilen ülkeler sıralamasında dünyada dokuzuncu; Avrupa’da ise üçüncü sırada yer aldığını belirten Atalay, “Ülkemizde 18 ila 19 milyon sigara kullanıcısı bulunmaktadır. Her iki erkekten biri ve her dört kadından biri sigara kullanmaktadır. Çocuk genç ve yetişkinlerin Türkiye'de internet bağımlılık oranı yaklaşık yüzde 13 civarındadır. Teknoloji kullanımının yüzde 64’ü eğlenme ve zaman geçirme, %27’si haberleşme, sadece yüzde 9’u eğitim ve araştırma amaçlıdır. Geçtiğimiz hafta ülkeyi yasa boğan Maraş’ta ve Urfa da yaşanan elim olaylarla birlikte internet oyunu bağımlılığı tekrar gündeme geldi. En çok oynanan oyunun Türkiye’de yaklaşık 4 milyon aktif oyuncusu bulunuyor, günlük oynayan kişi sayısı ise yaklaşık 500 bin. Türkiye’de milyonlarca ergen çocuk ve yetişkinlerin bağımlı haline geldiği en az 7 popüler oyun var.” dedi.

“Bağımlılıkla mücadelemiz yurt dışındaki vatandaşlarımızı da kapsamalı”

AMATEM’deki uyuşturucu bağımlılığı tedavilerinin başarı oranının yüzde 3 gibi çok düşük oranda olmasının ciddi bir sorun olduğunu ifade eden Atalay, “Kısa süreli detoks yerine uzun süreli 1-3 aylık tedavi yöntemi tartışılmalıdır. Mevcut saha gözlemleri, başarının anahtarının ‘sosyal tedavi’ aşamasında yattığını göstermektedir. Madde bağımlılığının tedavisinde biyo-psiko-sosyal yaklaşım esas alınmalıdır. Özellikle tedavi ve sonrası süreçlerde sistematik boşluklar büyük sorun olarak görülmektedir. Bağımlılıkla mücadele stratejimiz, sadece ulusal sınırlarımızla kalmamalı; yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı ve öğrenci nüfusumuzun yoğun olduğu bölgeleri de kapsamalıdır. Özellikle Avrupa’da yaşayan Türk toplumu ve Kuzey Makedonya KKTC’deki üniversite gençliğinin kumar ve uyuşturucu bağımlılık sarmalı tehlikesi altında olduğu görülmektedir.

“Bağımlılıklarla Mücadele Başkanlığı kurulmalı”

Mevcut durum karşısında çözüm önerilerini paylaşan Atalay, “Bağımlılıklarla Mücadele Başkanlığı veya ‘Enstitü’ bu mücadelenin parçalı yapısını ortadan kaldırması açısından çok önemlidir. Tüm süreçleri tek merkezden yönetecek, bütçesi ve yetkisi tanımlanmış üst bir başkanlık kurulmalıdır. Toplumsal farkındalık politikaları İlköğretim kurumlarında yoğunlaştırılmalı; çocuklara çok küçük yaşlardan itibaren bağımlılıkla mücadele bilinci aşılanmalıdır. Öğrencinin gelişimi ve güvenliği için aile, okul ve öğretmen ilişkisi güçlendirilmelidir” dedi.

“Öğrencilere bağımlılıklara karşı eğitim verilmeli”

Okullardaki rehberlik öğretmenlerinin bağımlılıkla mücadele konusunda eğitim alması ve bütün öğrencilere bu konuyla ilgili eğitim vermesi gerektiğini söyleyen Atalay, “Milli Eğitim Bakanlığı, oldukça başarılı olan ‘ilk yardım’ eğitimine benzer sertifikalı ‘Bağımlılıkla Mücadele Eğitimi’ programı hazırlamalı, İl milli eğitim müdürlükleri üzerinden yılda en az bir kez öğrenci velilerine sunum yapılmalıdır. Gençlik ve Spor, Milli Eğitim, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıkları, 12-18 yaş grubundaki özellikle dezavantajlı çocukların meslek, spor, sanat ve hobi etkinliklerine doğrudan sponsor olmalıdır” dedi.

“Alkol ve bahis bayilerine erişim zorlaştırılmalı”

Alkol satışı yapılan işletmelerle bahis bayilerinin okul, öğrenci yurdu, dershane ve ibadethanelere olan mesafe sınırı minimum 500 metreye çıkarılması gerektiğinin altını çizen Atalay, “Yasal arzda olan alkol ve bahis bayilerine erişim fiziksel olarak zorlaştırılmalı ve bu unsurların toplumdaki görünürlüğü de kısıtlanmalıdır. Türkiye’de, 205’i üniversite olmak üzere toplam 74.040 okul 1 milyonu aşkın öğretmen, 90 bin camide ise 135 bin diyanet personeli görev yapmaktadır. Bu potansiyel bağımlılıklarla mücadelede önemli roller üstlenmelidir” diye konuştu.

“Bağımlılıklar sebebiyle 78 milyar dolar dışarıya gidiyor”

Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Çağrı Soyer ise, “Bizim en son bağımlılık ekonomisiyle alakalı yaptığımız bir araştırmadan veriler paylaşmak isterim. Sigara alışkanlıklarında ülkemizin parasının 24 milyar doları dışarıya gidiyor. Alkol de 9 milyar dolar, kumar da 40 milyar dolar. Uyuşturucu da ise bu rakam 5 milyar dolar. Yani toplam 78 milyar dolar bizim dışarıya paramız gidiyor. Bu şu demek, her evi olmayan kişiye devlet ev alsa ya da İstanbul-Ankara arası hızlı tren projesinden tam 38 tane yapılabilir. Yine bu parayla tüm dış cari açık kapanabiliyor” ifadelerini kullandı.

“Önleyici çalışmalar yapılmalı”

Koruyucu Aile ve Çocuk Derneği Başkanı Demet Tezcan, “Bağımlılıklar yaş grubu, meslek, cinsiyet ayırmıyor. Bundan dolayı tehlike çok yakın ve tehlikenin odağında da yetimler, kimsesizler, sokağa terk edilmiş çocuklar yer alıyor. Bu bireysel bir mesele değil, bu toplumsal bir mesele. Önleyici çalışmaların ilk elden yapılması gerekiyor. Bunlar yapılmadığında biz maalesef bu şeyler yaşandıktan sonra işin tedavi kısmına koşmak zorunda kalıyoruz. İlgilenmediğimiz her dezavantajlı çocuk yarın tıpkı Urfa’daki tıpkı Maraş’taki gibi toplumsal bir sorun olarak hepimizi vuracak” dedi.

“Kumarın yasalı yasa dışısı yoktur”

Özgür Der Genel Başkan Yardımcısı Musa Üzer de, “Devlet eğer bağımlılıkla mücadele ettiğini iddia ediyorsa, bunun yasalı yasa dışısı yoktur. Kamu yönetimi ve devlet bu konuda tutarsızdır ve tutarsızlığı terk etmelidir” dedi. Üzer, Kıbrıs’ta bağımlılıklara ilişkin suç üretiminin yüksek oranda olduğunu hatırlatarak, devletin bu konuda da etkin adımlar atması gerektiğinin altını çizdi.

İnsani Hayat Derneği Başkanı Yunus Çetinkol ise, bağımlılıklarla mücadele konusunda sivil toplumun rolünün önemine işaret ederek, “Sivil toplumun önündeki hukuki engellerin bir an önce kaldırılması ve düzenlenmesi gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. 

“Kurumların tedavi kapasiteleri artırılmalı”

İnsan ve Medeniyet Hareketi Sosyal İnovasyon Birimi Başkanı Ercan Mayaer de, tedavi konusunda kurumların kapasitelerinin artırılmasının gerektiğini ifade etti.

Külünkoğlu Eğitim ve Kültür Derneği’nden Ersin Külünkoğlu da, ailelere çağrıda bulunarak “Bağımlılıkla mücadelede hep birlikte hareket edelim” dedi.

İletişim Platformu Genel Sekreteri Mustafa Özbek ise, Türkiye’de günlük ortalama internet kullanımının 7 saati aştığını belirtti. Özbek, “Çocuklarımızın teknolojiyi daha bilinçli kullanması noktasında farkındalık oluşturmak için okullarda ve sivil toplum kuruluşlarında bu sürecin yürütülmesi gerekiyor” dedi.

Basın toplantısı yapılan konuşmaların ardından sona erdi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23