Bu rezilliğe nasıl susalım! İşte utanç görüntüleri…
Türkiye ile “iki devlet, tek millet” anlayışıyla güçlü kardeşlik bağlarına sahip Azerbaycan’dan üzücü görüntüler geldi. Celilabad bölgesinde başörtüsüyle okula gelen öğrencilerin içeri alınmadığı ve başlarını açmalarının istendiği görüntüler Türkiye’de 28 Şubat döneminde yaşanan başörtüsü mağduriyetlerini hatırlattı. Tepkilerin hedefinde Azerbaycan halkı değil, öğrencilerin eğitim hakkını tartışmalı hale getiren uygulama var.
Azerbaycan'ın Celilabad bölgesinden gelen görüntüler başörtüsü tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Başörtülü öğrencilerin okul girişinde durdurulduğu ve başlarını açmaları halinde okula girebileceklerinin belirtildiği aktarıldı. Uygulamaya itiraz eden bazı velilerin de okul girişinde görevlilerle görüştüğü görüldü.
Görüntüler sosyal medyada yayılırken, başörtüsü nedeniyle öğrencilerin eğitimden mahrum bırakılması tepki topladı.
KARDEŞ AZERBAYCAN'A YAKIŞMAYAN UYGULAMA
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tarihi ve kültürel kardeşlik, iki ülke halkını birbirine bağlayan en güçlü unsurların başında geliyor.
Tam da bu nedenle Celilabad'dan gelen görüntüler Türkiye'de ayrıca üzüntüyle karşılandı.
Eleştirilerin odağında Azerbaycan halkı veya Türkiye-Azerbaycan kardeşliği değil, başörtülü öğrencilerin eğitim hakkını engelleyen uygulama bulunuyor.
Bir öğrencinin inancı gereği tercih ettiği kıyafet nedeniyle okul kapısından geri çevrilmesi, eğitim hakkı ve inanç özgürlüğü açısından ciddi soru işaretlerini beraberinde getiriyor.
GÖRÜNTÜLER 28 ŞUBAT'I HATIRLATTI
Celilabad'daki görüntüler Türkiye'nin yakın tarihindeki 28 Şubat dönemini akıllara getirdi.
Türkiye'de yıllarca başörtülü öğrenciler eğitim kurumlarının kapılarında engellerle karşılaşmış, üniversitelerde ikna odaları kurulmuş ve çok sayıda öğrenci eğitim hakkıyla inancı arasında tercihe zorlanmıştı.
Türkiye'nin geride bıraktığı bu acı tecrübenin benzerini kardeş Azerbaycan'da görmek kamuoyunda rahatsızlık oluşturdu.
LAİKLİK İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜNÜN KARŞISINDA OLMAMALI
Azerbaycan Anayasası devleti laik olarak tanımlıyor. Ancak laiklik ilkesinin, vatandaşların dini inançlarını yaşamalarının veya öğrencilerin eğitim hakkından yararlanmalarının önünde bir engel haline getirilmemesi gerektiği belirtiliyor.
Başörtüsü takan bir öğrencinin yalnızca kıyafeti nedeniyle eğitimden uzaklaştırılması, laikliğin sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiğine ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor.
EZAN TARTIŞMALARI DA YAŞANMIŞTI
Azerbaycan'da dini hayatı ilgilendiren uygulamalar daha önce de tartışma konusu olmuştu.
2007 yılında camilerde hoparlör kullanımına ilişkin getirilen kısıtlama büyük tepki toplamıştı. Dönemin tartışmalarında yüksek sesin özellikle hastane, okul ve bazı kamu kurumlarının çevresinde rahatsızlığa neden olduğu gerekçesi dile getirilmişti.
Kafkas Müslümanları İdaresi Başkanı Şeyhülislam Allahşükür Paşazade daha sonra kararın kaldırıldığını açıklamıştı.
Sonraki yıllarda da bazı bölgelerde ezanın dışarıya verilmesi veya ses seviyesine ilişkin tartışmalar kamuoyuna yansımıştı.
Dolayısıyla bunu “Azerbaycan hoparlörden ezanı yasakladı” diye bugüne taşımak yerine, “2007'de benzer bir tartışma yaşanmış ve karar geri çekilmişti” şeklinde vermek daha sağlam olur.
KARDEŞLİĞİMİZ ELEŞTİRİYE ENGEL DEĞİL
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik herhangi bir hükümet uygulamasının eleştirilemeyeceği anlamına gelmiyor.
Aksine iki ülke arasındaki yakınlığın gereği, yanlış görülen uygulamaların dostane fakat açık biçimde dile getirilmesi.
Celilabad'daki başörtülü öğrencilerin görüntüleri konusunda beklenti de oldukça açık:
Öğrenciler inançları ile eğitimleri arasında tercihe zorlanmamalı.
Azerbaycan halkıyla Türkiye arasındaki kardeşliğe gölge düşürmeden, tartışmaya neden olan uygulamanın yeniden değerlendirilmesi ve öğrencilerin eğitimlerine devam edebilmesinin önündeki engellerin kaldırılması bekleniyor.