Taziye için kriter Alevilik mi?
Başbakan Tayyip Erdoğan’ı, gaddar, acımasız birisi gibi tanıtmak istiyorlar..
Diktatör etiketi yapıştırmaya çalışıyorlar..
Hatta Alevi düşmanı gbi gösteriyorlar..
Başörtülülere yakın, başı açıklardan uzak tavır alıp, ayrımcılık yaptığını iddia ediyorlar..
Somut olaylardan hareket edelim..
Onların yaptıkları gibi, tek bir olaya bakarak değil.
Birden fazla olayı masaya yatırarak karar verelim..
“Gezi isyanında ölenler hep Alevi.. Başbakan, ölenler Alevi olduğu için, başsağlığı dilemiyor..” diyorlar..
Oysa Başbakan; ölenler Alevi olduğu için değil..
Ölenler, taşlı sopalı.. Vurdulu kırdılı gösteriler içinde oldukları için başsağlığı dileğinde bulunmuyor..
Somut örnek..
Uğur Kurt..
Bir yakınının, cemevinden kaldırılacak cenazesini bekliyordu..
Gösterici değildi..
Sivaslı bir Alevi vatandaşımızdı..
Başbakan, Alevi vatandaşımız Uğur Kurt’un babasını arayıp, üzüntülerini bildirdi.. Taziyede bulundu..
Burdan anlaşılan o ki; Başbakan’ın taziye dileğinde bulunup bulunmaması için, “Ölen kişinin Alevi olup olmaması”nın bir rolü yok..
•
“Başbakan despotluk yapıyor. Polise emrediyor. ‘Göstericileri dağıtın’ diyor.. Sonra da polis göstericileri dağıtırken cinayet bile işlese, polisine sahip çıkıyor.. Ve onun için de, ölenlere başsağlığında bulunmuyor” diyorlar..
Oysa Uğur Kurt’un ölümünde..
Şu ana kadarki bilgilere göre, ölümün sebebi büyük ihtimalle polislerin birisinin tabancasından çıkan kurşun.. Tabii ki göstericilerin birisinin tabancasından çıkan (Burakcan Karamanoğlu’ndaki gibi) kurşunla ölme ihtimali de var ama..
Şu an polis tabancası, daha ağır basıyor..
Polis tabancasından çıkan kurşunla ölmüş olma ihtimaline rağmen, Başbakan taziye dileğinde bulunuyor..
Bu neyi gösteriyor?
Başbakan’ın suçlu-suçsuz ayrımı yapmadan, mutlak anlamda polisin her yaptığını koruma kararlılığı yok..
•
“Taaa Mısır’daki gösterilerde öldürülen Esma için bile taziyede bulundu. Üstelik canlı yayında ağladı” diyerek itiraz ediyorlar..
“Sorun gösteri ise.. Esra da bir gösteride idi. Gösteri sırasında öldü.. Ona niye başsağlığı diliyor?” diyorlar..
Burda da bir kıstas daha ortaya çıkıyor..
Başbakan bir göstericiye taziyede bulunurken..
Diğerine bulunmuyor ama.
İki gösterici arasında dağlar kadar fark var..
Esma’ya bakıyorsunuz.
Esma’nın katıldığı gösteriye bakıyorsunuz..
Ne Esma’nın ne de yanındakilerin bir taşkınlığı yok..
Hem gerekçeleri..
Hem de gösterinin şekli sivil..
“Seçtiğimiz Cumhurbaşkanı’nı, darbeci generallere yedirmeyiz” gerekçesi ile gösteri yapılıyor..
Yerden göğe kadar haklı bir gerekçe..
Gösterinin sadece gerekçesi değil..
Şekli de sivil..
Cam çerçeve indirme yok.
Polis araçlarına molotof atarak yakma girişiminde bulunma yok.
Sapanlarla atılan misketlerle, polisleri yaralama amacı gözetilmiyor...
Tamamen sivil bir gösteride, askerlerin yüksek noktalardan meydandaki göstericilere açtığı ateş sonucu, Esma şehid ediliyor.
Gelelim Gezi isyanına..
Hiçbir taşkınlık yapmadan, biber gazı sıkılıyor mu?
Molotof olmayan yerde, polisten sert müdahale görüyor musunuz?
Her şey gözümüzün önünde cereyan ediyor.
Uğur Kurt’un öldüğü gün.. Berkin Elvan’ın yaralandığı günün yıldönümünü bahane edenler, bir polis aracındaki sivil memurun az kalsın yanarak ölümüne sebebiyet veriyorlardı..
Göstericiler taşkınlık yapınca..
Polis de zorunlu olarak biber gazına, suya başvuruyor..
Ve kimsenin istemediği ölümler, kaza sonucu da olsa, yaşanmış oluyor..
O halde, “başsağlığı diledi-dilemedi” tartışmasında, ölenin sadece “gösterici” olup olmaması da tek kriter değil..
Taşkınlık yapılan bir gösteride bulunup bulunmamak da önemli.
Taşkınlık yapılan gösteride ölene, Başbakan taziyede bulunmuyor..
Yasadışı gösterileri teşvik etmiş olmamak için..
Taşkınlık olmayan gösterilerde ölenlere taziyede bulunuyor..
Sivil direnişlere desteğini göstermek için!
•
“Başbakan, başörtülülere destek veriyor.. Başı açıklara ayrımcılık yapıyor. Esma başörtülü idi.. Destek verdi.. Gezi olaylarında ölenlerin hepsinin anneleri, kızkardeşleri başı açık olduğu için, taziyede bulunmuyor..” deniyor.
Uğur Kurt için taziyede bulunulması, bu iddiaları da yalanlıyor.
Uğur Kurt’un yakınları, hem siyasi görüş olarak. Hem de kıyafet olarak, Gezi isyanında ölen göstericilerle bir farklılık arzetmiyor.. Kardeşleri başörtülü olmasa da, ayrımcılık yapılmıyor.. Uğur Kurt’un masum yere öldüğü kabul edilerek. Başsağlığı dileğinde bulunuluyor..
Ve yapılmak istenen kara propaganda, bir daha vicdanlarda mahkum oluyor..
•
Bu eleştirilerim, Başbakan’ı tanımayan, onun kafasındaki inancı tanımayanlar içindi..
Peki, Başbakan’ı tanıyan ve onun inancındaki kriterleri bilen; “Alevi” olduğu için kimseye farklı muamele etmeyeceğini adları kadar iyi bilen paralellerin benzer eleştirilerine ne diyelim?
Allah ıslah etsin!
Amin..