• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Netanyahu’nun seçim oyunu: Türkiye’ye provokasyon, dünyaya milyon dolarlık algı operasyonu

Yeniakit Publisher
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Netanyahu’nun seçim oyunu: Türkiye’ye provokasyon, dünyaya milyon dolarlık algı operasyonu

İsrail’in Gazze başta olmak üzere bölgedeki operasyonlarını “güvenlik” söylemiyle meşrulaştırmaya çalıştığını belirten TUDPAM Başkan Yardımcısı Mustafa Metin Kaşlılar, Tel Aviv yönetiminin savaş suçları nedeniyle zedelenen imajını onarmak için milyonlarca dolarlık algı operasyonuna başvurduğunu söyledi. Kaşlılar, Netanyahu’nun seçim sürecinde Türkiye’yi hedef alan söylemlerini sertleştirirken Suriye üzerinden Ankara’yı kışkırtmaya çalıştığına dikkat çekti.

 SEBAHATTİN AYAN  İSTANBUL 

Kurulduğu günden bu yana bölgemizi ateşe atan girişimlerde bulunan Siyonist topluluğu ülkemizi hedef almaya devam ediyor. İşgal ettiği topraklarda kendini koruma bahanesiyle askeri operasyonlar düzenleyen Siyonistler, varlıklarını korumak için algı operasyonlarına soyunuyor. Bu kapsamda, Türk Dış Politikası Araştırma Merkezi (TUDPAM) Başkan Yardımcısı Mustafa Metin Kaşlılar, İsrail'in Gazze ve çevresindeki askeri operasyonlarını "güvenlik gerekçeleriyle" meşrulaştırmaya çalışırken işlediği savaş suçlarını ve bu süreçte bozulan küresel imajını düzeltmek için yürüttüğü milyon dolarlık algı yönetimini kaleme aldı. Kaşlılar, Netanyahu hükümetinin 7 Ekim'den bu yana Gazze, Lübnan ve İran'da "güvenlik kılıfı" altında aktif karışıklıklar çıkararak bölgeyi kendi çıkarları doğrultusunda dizayn etmeye çalıştığını, ancak bunu yaparken tarihin en büyük savaş suçlarını işlediğini belirtti.


GÜVENLİK BAHANESİYLE İŞLENEN SAVAŞ SUÇLARI

Kaşlılar’a göre, 7 Ekim'den bu yana Gazze'de 73 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti. İsrail, devreye giren ateşkes süreçlerini sabote ederek savaş suçlarına devam ederken, Lübnan'ın güneyinde de benzer bir "güvenlik bahanesiyle" insanları yerinden edip işgal alanını genişletmeyi sürdürüyor. Hapishanelerdeki Filistinlilere yönelik muameleleriyle de dikkat çeken İsrail, Birleşmiş Milletler'in savaş bölgelerindeki "cinsel şiddet" kara listesine alınarak işlediği savaş suçlarının doğrudan merkezinde yer alıyor.


KÜRESEL İMAJI KURTARMA OPERASYONU

Gazze'den dünyaya yansıyan sarsıcı görüntüler Batı kamuoyunda İsrail'e olan güveni ciddi şekilde sarsarken, Tel Aviv yönetimi bu olumsuz algıyı kırmak için devasa bütçeli bir "kamu diplomasisi" yürütüyor. İsrail, sosyal medyadaki olumsuz imajı temizlemek adına uluslararası dijital kamuoyuna 52 milyon dolar ödeme gerçekleştirdi. Soykırım süreci boyunca Meta, Google, TikTok ve X (Twitter) gibi küresel teknoloji devlerine milyonlarca dolarlık ödemeler yapıldı.


INFLUENCER'LARA PAYLAŞIM BAŞINA BİNLERCE DOLAR

ABD'nin Yabancı Temsilciler Kayıt Yasası (FARA) belgelerine dayandırılan verilere göre, Amerikan kamuoyunu ve politikasını etkilemek isteyen İsrail yönetimi, sosyal medya influencer'larına paylaşım başına 6 bin ila 7 bin dolar arasında ödeme yapıyor. Savaş suçu algısını kırabilmek adına İsrail'in 2026 bütçesinden de milyonlarca dolar ek kaynak ayrılmış durumda. Bunun yanı sıra imaj yönetimini güçlendirmek için yapay zekâ şirketleriyle içerik üretimi ve algoritma etkileme sözleşmeleri imzalanıyor, dünyayı yanıltmak amacıyla ülkenin kendi yapay zekâ teknolojileri doğrudan güçlendiriliyor.


SEÇİM DÖNEMİ VE TÜRKİYE'Yİ DÜŞMANLAŞTIRMA RETORİĞİ

İsrail’in düşmanlaştırma retoriği üzerine hareket ettiğini belirten Kaşlılar, “27 Ekim'de yapılması planlanan İsrail genel seçimlerinde tekrar aday olan Netanyahu, propaganda sürecini tamamen agresif bir güvenlik ve "düşmanlaştırma retoriği" üzerine kurduğunu aktardı. Netanyahu'nun eçim propagandalarında doğrudan hedef alındığını kaydeden Kaşlılar, “Netanyahu’nun seçim propagandasında da bu net öne çıkıyor. “Düşmanlar Onu İstemiyor” temalı bir video klipte doğrudan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yer alması süreci net gösteriyor ayrıca seçim dönemi çerçevesinde de İsrail Suriye üzerinden Türkiye’yi kışkırtma gayretleri içerisinde zira en son Ebu Zuhur havalimanını hedef almıştı bu doğrudan Türkiye’yi kışkırtma hamlesi diyebiliriz. Ayrıca İsrail Suriye üzerindeki baskısı artırıyor bunun örneklerine bakacak olursak Şam’da güvenlik güçlerini taşıyan otobüsün bombalı saldırıya uğraması ve bir İsrail İHA’sının sivil bir aracı hedef alması. İsrail Suriye’de bir toparlanmaya ve güçlenmeye izin vermemeye çalışıyor ayrıca Türkiye’nin bölgede aktif olmasını da kabullenemiyor. Bu sebebiyetle özellikle seçime kadar olan süre içerisinde İsrail’in Suriye’de daha agresif olmasını bekleyebiliriz. Bu yönde de güvenlik propagandaları İsrail seçiminde sürekli ve aktif şekilde yer alacaktır” dedi.


AL BİRİNİ VUR ÖTEKİNE

İsrail seçimlerinde diğer adaylarında da Netanyahu’dan farksız olduğunu aktaran Mustafa Kaşlılar, “Netanyahu karşısındaki adaylarda Türkiye’nin bölgesel gücü noktasında seçim propagandası kullanıyor fakat Netanyahu bunu çok fazla sertleştirmiş durumda ve Suriye üzerinde Türkiye’yi kışkırtma hamleleriyle bunu göstermeye çalışıyor. İsrail’de seçimlere kadar geçen süre içerisinde güvenlik algısı kritik öneme sahip görünüyor ve seçim propagandası çerçevesinde Türkiye sürekli öne çıkıyor” dedi.


MEKKE ANLAŞMASI OYUNLARI BOZDU

Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile imzaladığı Mekke Savunma Anlaşmasının, İsrail'in bölgesel hareket alanını kısıtladığını belirten Kaşlılar, “Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile imzaladığı Mekke Savunma Anlaşması kritik önemde zira Türkiye bölgedeki boşluğu doldurarak bölgesel gücünü perçinliyor aynı zamanda bu anlaşma İsrail’in bölgesel hareket alanını da kısıtlamış durumda. Özellikle bu anlaşmanın imzalanması sonrasında en kritik detay Mısır’ın ve Suriye’nin de anlaşmaya dahil olmasını sağlamak olacaktır. ABD tarafından bakarsak İsrail’in Ebu Zuhur havalimanını hedef alması bir hoşnutsuzluk yaratmış durumda zira ABD bölgede Türkiye ve İsrail’in çatışmasını asla istemez bu sebebiyetle ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack İsrail-Türkiye ve Suriye arasında bir çatışmasızlık mekanizması kurulmasını önerdi. Aynı zamanda Türkiye’nin ihtiyatlı duruşunu da merkeze alan bir konuşma yaptı bu konuşma sonrasında İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar “Türkiye ile gerilimi tırmandırmak istemiyoruz” açıklaması yaptı. Netanyahu’nun geri adımı kritik zira Türkiye bölgede kritik bir bölgesel güç ve bu tarz tırmandırmalar veya deneyimler İsrail için oldukça tehlikeli hamleler olacaktır” ifadelerini kullandı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23