Turgay Ciner’in, Dinç Bilgin ve oğlu Önay Şevket Bilgin’in adlarına sahte belge hazırlayarak mal varlıklarına el koymasına ilişkin davada hukuk skandalı yaşanmış! Savcı Mecit Ceylan, dava hakkında takipsizlik kararı verdiği gün Turgay Ciner ve Kenan Tekdağ’ı mağdur göstermiş, Dinç Bilgin ve Önay Bilgin için de iftira suçunu işledikleri iddiasıyla aynı dosya üzerinden iddianame hazırlamış.
KENAN KIRAN / İSTANBUL - Ciner Holding Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Ciner’in, Sabah Gazetesi eski imtiyaz sahibi Dinç Bilgin ve oğlu Önay Şevket Bilgin’in adlarına sahte belge hazırlayarak mal varlıklarına el konulmasına ilişkin açılan davada hukuk skandalı yaşandığı ortaya çıktı.
Dönemin Şişli Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mecit Ceylan’ın, Ciner’in Hukuk Başmüşaviri Kenan Tekdağ hakkında sahte belge tanzim etmek suçundan yürüttüğü soruşturmada verdiği takipsizlik kararını Dinç Bilgin ve Önay Bilgin’e tebliğ etmeksizin, iftira suçu sabitmiş gibi dava açtığı öğrenildi. Mecit Ceylan, 13 Mart 2008 tarihinde Turgay Ciner ve Kenan Tekdağ hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı vermiş ancak, verdiği takipsizlik kararını soruşturmada müşteki olan Dinç Bilgin ve Önay Şevket Bilgin’e itiraz etme haklarını kullanmaları beklenilmeden, aynı gün aynı soruşturma numarası ile iki müşteki için iftira suçundan cezalandırılmalarını talep eden bir iddianame tanzim etmiş!
İTİRAZ İÇİN 15 GÜN BEKLEMEK ZORUNDA!
Mecit Ceylan’ın, soruşturmada verdiği takipsizlik kararını Dinç Bilgin ve Önay Bilgin’e tebliğ ettikten sonra itiraz için 15 gün kararın kesinleşmesini beklemesi gerekiyordu. Mecit Ceylan, 15 gün beklemedi, üstelik takipsizlik kararı verdiği gün (13 Mart 2008 tarihinde) Turgay Ciner ve Kenan Tekdağ’ı mağdur, Dinç Bilgin ve Önay Bilgin’i iftira suçunu işledikleri iddiasıyla aynı dosya üzerinden iddianame hazırladı. Hukukçular, bu durumu “Hukuk skandalı” olarak değerlendirdiler.
EMNİYET KRİMİNAL 1 GÜNDE RAPOR HAZIRLAMIŞ!
Dinç Bilgin ve Önay Şevket Bilgin, 2007 yılında sahte belge tanzim ettiği gerekçesiyle Turgay Ciner ve Mehmet Kenan Tekdağ hakkında suç duyurusunda bulundu, Şişli Cumhuriyet Savcılığı Turgay Ciner ve Kenan Tekdağ hakkında soruşturma başlattı. Soruşturmaya bakan Şişli Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mecit Ceylan, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarı’na yazdığı yazıda, belgelerin altında bulunan imzaların Önay Şevket Bilgin ve Mehmet Kenan Tekdağ eli mahsulü olup olmadığını sordu. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarı’nda görevli olan uzmanlar Hakan Bolat, Ahmet Mesut Mudu ve Mehmet Fatih Akman, sadece bir günde raporunu hazırladı ve söz konusu imzaların gerçek olduğunu iddia etti.
ADLİ TIP: BİR KALEMLE İMZANIN ÜZERİNDEN GİDİLMİŞ
Yargıtay 4. Ceza Dairesi ve Adli Tıp Kurumu ise, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarı ekspertiz raporuyla çelişen kararlar verdi.
Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen raporda; “İnceleme konusu ‘Teslim Ve İmha Protokolü’ başlıklı belgede… sol alt köşedeki imza ile Önay isim yazısının kesiştiği, bu alanda streomikroskop ve VSC 5000 cihazı yardımı ile yapılan incelemede; ekli VSC 5000 cihazı görüntülerinden de anlaşılacağı gibi kesişme noktasında farklı fiziki evsafta bir kalemle imzanın üzerinden gidilmiş olduğu (…) saptanmıştır” denildi.
YARGITAY, YEREL MAHKEME KARARINI BOZDU
Mecit Ceylan’ın, Dinç Bilgin ve oğlu Şevket Önay Bilgin için, müşteki iken sanık yaptığı ve takipsizlik kararına itiraz süresini bile beklemeden açtığı iddianame üzerine verilen mahkumiyet kararını, Yargıtay 4. Ceza Dairesi Turgay Ciner’in aleyhine olmak üzere bozdu. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin, 3 Temmuz 2013 tarihli bozma kararında; Turgay Ciner’in TMSF’ye sunduğu belgelerdeki imzanın Şevket Önay Bilgin’in eli ürünü olduğunu iddia etmesinin doğru ve gerçek olmadığıbildirildi. Daire; 4 Mayıs 2010 tarihli Adli Tıp Kurumu’nun fesih sözleşmesinde yer alan belgede, imzanın sahte olduğuna yönelik rapor hazırladığı, mahkemenin yetersiz gerekçeyle Ciner lehine karar verdiğine dikkat çekti.
USUL GEREĞİYMİŞ!
Gazetemize konuşan Mecit Ceylan, yaptığının usul gereği olduğunu iddia etti. Ceylan, “Açılan soruşturmalarda takipsizlik kararı verildiğinde itiraz için 15 gün süre veriliyor. Bu süre müşteki olan kişilerin haklarını korumak için verilmiş. Dinç Bilgin ve Önay Bilgin’in mal varlıklarına el konulmasına yönelik “sahte belge” davasında neden hukuki süreç beklenmedi? Dinç Bilgin ve Önay Bilgin’in itirazı beklenmeden iddianame hazırlandı?” şeklindeki sorumuza ilginç cevap verdi. Ceylan, usul gereği itirazı beklemeden dava açtığını belirterek, “Dinç Bilgin ve Önay Bilgin hakkında verdiğim takipsizlik kararım hatalı ise, mahkeme Dinç Bilgin ve oğlu Önay Bilgin hakkında beraat kararı verir, hazırladığım iddianame bozulurdu” iddiasında bulundu.
BİLGİN’DEN, TURGAY CİNER VE KENAN TEKDAĞ’A SUÇ DUYURUSU
Dinç Bilgin ve Önay Şevket Bilgin, Adli Tıp Kurumu raporu ve Yargıtay kararındaki tespitlerden sonra harekete geçerek, sahte belge hazırlayarak kendilerini mağdur eden Turgay Ciner ve Kenan Tekdağ hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na 3 ayrı suç duyurusunda bulundu. Dinç Bilgin ve Önay Şevket Bilgin; suç duyurusunda Turgay Ciner ve Kenan Tekdağ’ın, kendilerini zarara uğratmak amacıyla, bilgileri dışında, sahte olarak 10 Aralık 2002 tarihli protokolü ile 3 Nisan 2003 tarihli Teslim ve İmha Protokolü düzenlediğini hatırlatarak, “Suç teşkil eden bu eylemleri nedeniyle Turgay Ciner ve Kenan Tekdağ hakkında kamu davası açılmalıdır” ifadelerini kullandı.