Sınıf arkadaşlarının büyük kısmı önemli yerlere yükselirken Recai İskender, 12 sene boyunca ‘aday memur’ olarak tutulmasının ardından 28 Şubat’ta tamamen tasfiye edilmesini boynuna astığı bu ‘yafta’ ile protesto ediyor.
12 Eylül’ün fişlediği, 28 Şubat’ın ipini çektiği darbe mağduru Dışişleri Bakanlığı memuru Recai İskender Ankara’da ilginç bir eyleme başladı. Kendisinin işten atılmasına gerekçe yapılan fişleme belgesini ele geçirdiğini söyleyen İskender, bu belgeyi idamlık bir mahkumun boynuna asılan hüküm gibi boynuna asarak ve ‘Bu benim yaftam’ diyerek Ankara sokaklarında dolaşıyor.
OSMAN YİĞİT / ANKARA
Görev yaptığı Dışişleri Bakanlığı’nda, mütedeyyin kişiliği ve namaz kıldığı için monşerler tarafından linç edilen ve söz konusu lince tam 12 sene direnen Recai İskender, bu süreç içerisinde görülmemiş bir rekora da imza atmış. İskender tam 7 kez atıldığı işine 6 kez dönmeyi başarabilmiş. Ancak 28 Şubat’taki son atılmanın ardından bir daha dönememiş. İskender’in başına gelenler yuvasını da dağıtmış, hanımı kendisini boşamış.
ECEVİT’İN MÜDÜRÜ 16 YAŞINDAKİ
ÇOCUĞU MAHKUM ETTİRDİ!
1976 yılında Karasu Lisesi’nde okurken aşırı solcu, Ecevit hayranı okul müdürünün komünistleri desteklemesi ve okulda komünizm propagandası yapması üzerine müdürle aralarında gerilim oluşan Recai İskender, okulun düzenini bozduğu gerekçesiyle daha 16 yaşında iken mahkemeye verilerek mahkum ettirildi.
Ankara Siyasal’dan 1985’te mezun olan ve 1986’da da Dışişleri Bakanlığı’nda işe başlayan İskender’in Dışişleri’nde namaz kılması, bir defa daha ihbar ve komplo mekanizmasını harekete geçirdi. Recai İskender’in yıllar sonra öğreneceği üzere, 1979’da verilen mahkeme kararı 1987’de onaylanarak Dışişleri’ne gönderildi. İskender’in ilk görevden atılması daha göreve başladığı ikinci sene gerçekleşti. Bundan sonra defalarca görevden atılan, ama idare mahkemesi kararıyla hep geri dönen İskender, bu arada eşi görülmemiş şekilde 12 sene boyunca ‘aday mamur’ statüsünde tutuldu.
“DEVLET BENDEN AF DİLEMELİ”
28 Şubat’ın karanlık günlerinde 1998 yılında kurumla ilişiği tamamen kesilen, AK Parti döneminde çıkarılan darbe mağdurlarına af ve geri dönüş imkanlarının ise kendisini kapsamadığını belirten İskender, “Ayrıca ben bir suç işlemedim ki af edileyim. Devlet benden af dilemeli” diyor. Çıkarılan geri dönüş kanunlarının sicil affı olduğunu belirten İskender, kendisinin fişlenme sebebiyle işinden edildiğini belirtiyor.
“NAMAZ KILMAK SUÇ MU?”
Öğrenciliğinden bu yana yaklaşık 40 yıldır ‘tasfiye’ edildiğini belirten Recai İskender, “Sicil afları gerçekten suç işleyip de işinden olanları kapsıyor. Benim gibileri kapsamıyor. Benim suçum namaz kılmak. Bu affedilecek bir suç mudur?” şeklinde konuşuyor.
“BEN ŞANSLIYIM
YAFTAMA ULAŞTIM”
Kendisinin 1979’da, 16 yaşında iken aldığı ve daha sonra yaşının küçüklüğü ve sabıkasızlık nedeniyle ertelenen mahkumiyet kararının Dışişleri Bakanlığı’ndaki sicil dosyasından çıktığını belirten Recai İskender, “Ben uzun yıllar bana yapılanların sebebini öğrenmeye çalıştım. Bir mucize eseri olarak dosyam SEKA’ya imhaya gönderilirken ben bu dosyaya ulaştım ve içinden bu mahkeme kararı çıktı. Ben şanslıyım, bana uygulanan zulmün sebebini öğrenebildim. Bakanlığa girdiğimde bir ihbar mekanizması ile bu kararın Bakanlığa ulaştırıldığını düşünüyorum” dedi.