• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
6
Yeniakit Publisher
Netanyahu Türkiye’yi neden hedefe koydu? Perde arkasındaki hesap deşifre oldu

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Yücel Kaya Giriş Tarihi:

Netanyahu Türkiye’yi neden hedefe koydu? Perde arkasındaki hesap deşifre oldu

İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırısının ardından Netanyahu yönetiminin Türkiye karşıtı söylemlerini artırması dikkat çekti. Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Mehmet Cihan Toker, yaklaşan seçimleri işaret ederek Netanyahu’nun ekonomik sorunlar ve yolsuzluk soruşturmalarının gölgesinde Türkiye üzerinden “tehdit algısı” oluşturmaya çalıştığını söyledi. Toker, “Amaç, seçmene ‘Ülkeyi en iyi kim yönetir?’ değil, ‘Bizi en iyi kim korur?’ sorusunu sordurmak” değerlendirmesinde bulundu.

#1
Foto - Netanyahu Türkiye’yi neden hedefe koydu? Perde arkasındaki hesap deşifre oldu

İsrail’in Suriye’nin kuzeyindeki İdlib ilinde bulunan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne yönelik saldırısının ardından Tel Aviv’den Türkiye’yi hedef alan açıklamalar peş peşe geldi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, saldırının Suriye’deki Türk askeri varlığına yönelik bir mesaj olduğunu savunarak Türkiye’nin bölgedeki etkisinin genişlemesine karşı harekete geçtiklerini öne sürdü. Netanyahu ve ekibinin Türkiye karşıtı söylemlerindeki artışın zamanlaması ise dikkat çekti. Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Mehmet Cihan Toker, Haber7’ye yaptığı değerlendirmede yaşananların arkasında İsrail iç siyaseti ve yaklaşan seçimlerin bulunduğunu söyledi.

#2
Foto - Netanyahu Türkiye’yi neden hedefe koydu? Perde arkasındaki hesap deşifre oldu

“Amaç iç siyaseti yönlendirmek” Toker, seçim sürecinin yaklaşmasıyla birlikte Netanyahu’nun Türkiye üzerinden yeni bir siyasi strateji izlediğini belirtti. Netanyahu’nun Türkiye’ye yönelik çıkışlarının yanı sıra Ebu Zuhur Hava Üssü saldırısını da bu çerçevede değerlendiren Toker: “Netanyahu'nun Türkiye ile ilgili çıkışlarının tamamı, hatta Suriye'nin kuzeyindeki hava üssüne yapılan saldırının arkasında da hep benzer bir gündem var. Buradaki iç siyaseti yönlendirmek.” ifadelerini kullandı.

#3
Foto - Netanyahu Türkiye’yi neden hedefe koydu? Perde arkasındaki hesap deşifre oldu

Ekonomik sıkıntıları ve soruşturmaları unutturma hesabı Toker’e göre Netanyahu’nun Türkiye karşıtı söylemlerinin arkasında bir başka önemli neden daha bulunuyor. Netanyahu hakkındaki yolsuzluk soruşturmalarına ve İsrail ekonomisinin savaş nedeniyle karşı karşıya kaldığı ağır maliyetlere dikkat çeken Toker, Netanyahu’nun seçim kampanyasının merkezini bu sorunlardan uzaklaştırmaya çalıştığını savundu. İsrail muhalefetinin seçim kampanyasını savaşın ekonomik ve sosyal maliyetleri üzerinden yürütmeye çalıştığını belirten Toker, Netanyahu’nun ise gündemi güvenlik ve dış tehditlere çevirmek istediğini ifade etti.

#4
Foto - Netanyahu Türkiye’yi neden hedefe koydu? Perde arkasındaki hesap deşifre oldu

Türkiye üzerinden “tehdit algısı” Toker’e göre Netanyahu’nun stratejisinin merkezinde İsrail kamuoyunda sürekli bir “tehdit algısı” oluşturmak bulunuyor. Türkiye’nin ekonomik, siyasi ve askeri açıdan bölgenin en güçlü ülkelerinden biri olması nedeniyle bu strateji için özellikle seçildiğini belirten Toker, Netanyahu’nun seçmene vermek istediği mesajı şöyle özetledi: “Bizim bu tehdide karşı korunmamız gerekiyor ve bu korumayı en iyi Netanyahu yapar.” Böylece seçim tartışmasının ekonomik sıkıntılar ve Netanyahu hakkındaki soruşturmalardan uzaklaştırılarak “İsrail’i kim daha iyi korur?” sorusuna dönüştürülmesinin amaçlandığını ifade etti.

#5
Foto - Netanyahu Türkiye’yi neden hedefe koydu? Perde arkasındaki hesap deşifre oldu

Türkiye’yi kışkırtıp gelecek cevabı kullanabilirler Toker, seçim sürecinde Türkiye’ye karşı söylem düzeyinde veya sahada bazı kışkırtıcı girişimlerin yaşanabileceğine de dikkat çekti. Bunun amacının Ankara’dan gelecek tepkiyi İsrail iç siyasetinde kullanmak olabileceğini belirten Toker, “Türkiye’den bir yanıt, bir söylem gelecek. O söylemleri kendi iç politikasında kullanmak isteyecekler” değerlendirmesinde bulundu. “Türkiye’ye saldırı NATO’ya saldırı demek” İsrail ile Türkiye arasında doğrudan askeri çatışma ihtimalini de değerlendiren Toker, böyle bir senaryoyu düşük ihtimal olarak gördüğünü söyledi. Türkiye’nin NATO üyeliğine dikkat çeken Toker: “Türkiye sonuçta bir NATO ülkesi ve Türkiye'ye bir saldırı hamlesi demek, NATO'ya saldırı demektir. O yüzden böyle bir maliyete girmeyeceğini değerlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı. İsrail’in zaman zaman dış politikada öngörülmesi güç adımlar atabildiğini de belirten Toker, buna rağmen Türkiye’ye doğrudan saldırı ihtimalinin oldukça zayıf olduğunu kaydetti.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Seçim Sandığının Gölgesinde Düşman Yaratmak: Netanyahu’nun Koltuk Sevdasının Bedeli! İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu yönetimi, Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik son askeri müdahalenin ardından bir kez daha tanıdık bir stratejiye sarılmıştır. Bu strateji; içeride köşeye sıkışan her popülist liderin sığındığı "dış düşman yaratma" ve "suni tehdit algısı oluşturma" kurnazlığıdır. Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Mehmet Cihan Toker’in de isabetle belirttiği gibi, Netanyahu’nun Türkiye karşıtı söylemlerini pervasızca artırması, yaklaşan seçimler öncesinde koltuğunu koruma çabasından başka bir şey değildir. Yıllardır ülkesini bir şiddet sarmalına hapseden bu zihniyet, bugün kendi siyasi ikbalini kurtarmak uğruna bölgesel barışı bir kez daha dinamitlemektedir. Netanyahu’nun bugün karşı karşıya olduğu en büyük tehdit, sınırların dışındaki hayali düşmanlar değil, bizzat İsrail halkının adalet ve refah arayışıdır. Hakkındaki ağır yolsuzluk soruşturmaları, rüşvet iddiaları ve her geçen gün derinleşen ekonomik kriz, Netanyahu iktidarının meşruiyetini tamamen eritmiştir. Demokratik bir ülkede normal şartlar altında hesap vermesi ve siyaset sahnesinden çekilmesi gereken bir figür, yargıdan kaçmak için tüm bir coğrafyayı ateşe atmaktan çekinmemektedir. Kendi halkının dahi sokaklara dökülerek istifasını istediği bir liderin, Türkiye gibi bölgesel bir gücü hedef alarak "güvenlik" kartına oynaması tam bir acziyet göstergesidir. Bu kirli siyasetin temel amacı, seçmenin rasyonel düşünme yetisini elinden almaktır. Toker’in ifadesiyle amaç; kitlelere "Ülkeyi en iyi kim yönetir, ekonomiyi kim düzeltebilir?" sorusunu unutturmak, bunun yerine korku iklimi besleyerek "Bizi bu hayali tehlikelerden en iyi kim korur?" manipülasyonunu dayatmaktır. Netanyahu, yıllardır katliamlar ve hukuksuz işgallerle beslediği bu canice yönetim anlayışını, şimdi de diplomatik saldırganlıkla tahkim etmeye çalışmaktadır. Ancak bilinmelidir ki, masumların kanı ve savaş çığırtkanlığı üzerine inşa edilen hiçbir siyasi kariyer sonsuza kadar süremez. Sonuç olarak, Netanyahu’nun Türkiye’ye yönelik asılsız ve hadsiz çıkışları, uluslararası kamuoyunda hiçbir karşılık bulmayan beyhude bir çırpınıştır. Kendi yolsuzluklarını örtmek için suni krizler üreten, bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyen ve barış imkanını sabote eden bu tehlikeli zihniyet, tarih sayfalarına sadece bir işgalci olarak değil, kendi halkını da felakete sürükleyen bir despot olarak geçecektir. Sandıktan çıkacak hiçbir sonuç, bu yönetim anlayışının insanlık ve hukuk nezdindeki mahkumiyetini ortadan kaldırmaya yetmeyecektir.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23