• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
8
Yeniakit Publisher
Memur olarak atandı, gördükleri karşısında isyan etti: Bu ülke nasıl ayakta duruyor

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Memur olarak atandı, gördükleri karşısında isyan etti: Bu ülke nasıl ayakta duruyor

Belediyede göreve başlayan yeni memurun, kamu kurumlarında karşılaştığı işleyişe ilişkin değerlendirmeleri gündem oldu. Memurun aktardığı iddialar, kurumların çalışma düzeni konusunda tartışma başlattı.

#1
Foto - Memur olarak atandı, gördükleri karşısında isyan etti: Bu ülke nasıl ayakta duruyor

Haberler'de yer alan habere göre, belediyeye yeni atanan memurun çalışma ortamı, iş verimliliği ve maaş skalasına dair sosyal medyada paylaştığı gözlemler kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. "Eski memurlara iş yaptırılamıyor, herkes telefon oyunu veya YouTube ile vakit geçiriyor" diyen çiçeği burnunda memur, kamudaki atalet ve maaş dengesizliğine tepki gösterdi.

#2
Foto - Memur olarak atandı, gördükleri karşısında isyan etti: Bu ülke nasıl ayakta duruyor

Kamuda liyakat, verimlilik ve maaş adaletine ilişkin tartışmalar sürerken, bir belediyeye memur olarak atandığını belirten bir vatandaşın iç kısımlardan aktardığı gözlemler sosyal medyanın gündemine oturdu. Kendi müdürlüğündeki günlük işleyişi ve personelin çalışma temposunu tek tek sıralayan yeni memur, kamudaki personel fazlalığına ve iş disiplinsizliğine dikkat çekti.

#3
Foto - Memur olarak atandı, gördükleri karşısında isyan etti: Bu ülke nasıl ayakta duruyor

Yeni atanan memur, görev yaptığı birimdeki personel sayısının mevcut iş yüküyle orantılı olmadığını öne sürerek çalışma düzenine ilişkin eleştirilerde bulundu. Birimde yaklaşık 150 kişinin görev yaptığını belirten çalışan, işlerin çok daha az sayıda personelle de yürütülebileceğini savundu.

#4
Foto - Memur olarak atandı, gördükleri karşısında isyan etti: Bu ülke nasıl ayakta duruyor

Çalışma temposunun oldukça düşük olduğunu iddia eden memur, özellikle uzun süredir görev yapan bazı personelin iş konusunda yeterince sorumluluk almadığını öne sürdü. Mesai başlangıcıyla fiilen işe koyulma arasında da ciddi bir fark bulunduğunu belirten çalışan, sabah saatlerinde çay ve kahvaltı molalarının uzadığını, bazı personelin bilgisayar başında iş yerine telefon, video ve oyunlarla vakit geçirdiğini dile getirdi. Memurun paylaşımına göre mesai 08.30'da başlamasına rağmen bazı çalışanların işlerinin başına geçmesi yaklaşık bir saati buluyor. Çalışan, kurumda gözlemlediği bu tabloyu eleştirerek kamu hizmetlerindeki verimlilik tartışmasına dikkat çekti.

#5
Foto - Memur olarak atandı, gördükleri karşısında isyan etti: Bu ülke nasıl ayakta duruyor

Göreve yeni başlayan kamu çalışanı, yaptığı paylaşımda kurum içindeki ücret dengelerine ve işçi statüsündeki personelin görev dağılımına ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu. Maaşlar arasındaki farkın yanı sıra bazı çalışanların görev ve sorumluluklarına da değinen memur, karşılaştığı tablo karşısında şaşkınlığını dile getirdi. Kendi aktardığı bilgilere göre kurumda en düşük memur maaşlarının 80-90 bin TL seviyesinde olduğunu belirten çalışan, tekniker ve mühendislerin gelirlerinin ise 110 bin ila 150 bin TL arasında değiştiğini öne sürdü.

#6
Foto - Memur olarak atandı, gördükleri karşısında isyan etti: Bu ülke nasıl ayakta duruyor

İşçi kadrosunda görev yapan personelle ilgili değerlendirmelerini de paylaşan yeni memur, bu alandaki çalışma düzenine yönelik eleştirilerini daha sert ifadelerle dile getirdi. Paylaşımının devamında ise yaşadıklarını ve gözlemlerini şu sözlerle anlattı:

#7
Foto - Memur olarak atandı, gördükleri karşısında isyan etti: Bu ülke nasıl ayakta duruyor

"Hele bir de işçiler var, en az 130 bin TL alıyor. İşçi dediğime bakma, tek işi bir evrağı yan masadan alıp üst kata bırakmak. Bu ülke nasıl ayakta duruyor, anlamadım."

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

NASIL YAZABİLİYORUM! Yazmak, basit bir anlatım aracından öte, yazarın ruhunu ve cesaretini ortaya koyduğu derin bir varoluş biçimidir. Yazmak, sadece harflerin yan yana gelerek cümleleri oluşturduğu teknik bir süreç değildir. Gerçek bir yazı, kağıdın üzerine dökülen mürekkepten çok daha fazlasını taşır; o, bir ruhun başka bir dünyaya attığı ilk adımdır. Yazmak için her şeyden önce derinden hissetmek gerekir. Bir yazar, anlatacağı acıyı, neşeyi ya da öfkeyi kendi damarlarında dolaşan kan gibi hissetmediği sürece, yazdıkları sadece soğuk birer metin olarak kalmaya mahkumdur. Gerçek bir eleştiri veya anlatı, ancak o eleştirilen dünyanın içine hayali bir yolculuk yapmakla mümkündür. Yazar, sadece dışarıdan bakan bir gözlemci olarak kalamaz; o dünyanın sokaklarında yürüyen, rüzgarını teninde hisseden ve tüm olumsuzluklarını bizzat göğüsleyen birine dönüşmelidir. Bir adaletsizliği kaleme almak, o adaletsizliğin yarattığı boşluğu ruhunda taşımayı; karanlığı anlatmak ise o karanlıkta yolunu kaybetmeyi göze almayı gerektirir. Yazmak, o dünyayı tamamen içeriden, tüm çıplaklığıyla deneyimlemektir. Bu eylem, doğası gereği büyük bir cesaret ve tutku barındırır. Kişi, zihninde inşa ettiği o zorlu dünyaya girdiğinde, oradaki tüm çelişkileri ve sancıları da kuşanır. Bu süreç, sadece düşüncelerin değil, aynı zamanda duyguların ve bilincin bir araya gelerek yeniden inşa edilmesidir. Olgunluk gerektiren bu yolda yazar, her şeyiyle kendisi olabilmeli ve korkusuzca o dünyanın derinliklerine inebilmelidir. Sonuç olarak yazmak, sadece bir anlatım aracı değil; bir varoluş biçimidir. Hissetmekten korkmayan, eleştirdiği dünyanın tozuna ve çamuruna bulanmayı göze alan bir kalem, ancak o zaman zamansız ve etkileyici eserler bırakabilir. Çünkü sadece yürekten süzülen ve bizzat yaşanmışçasına hissedilen kelimeler, bir başkasının ruhuna dokunacak güce sahip olabilir.

Yılmaz hamza

Dogru cok israf var ama bu partiler oldugu surece bitmez herkes kendi adamını yerleştiriyor ve tabıkı bu gerçek ortaya cıkıyor bunu ancak durusu adil insanlar gelirse bu sorunlar cozulur senelerdir kurumlara insanları yerlestıre yerleştireceğiz bu durumdayız ve insanlar hayatlarından memnunlar ne karisan var nede gorusen tek care bunlardan kurtulmakyoksa varsa bu ulke dünyanın enbuyuk ilkesi olur ama maalesef yok
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23