DOĞAL GAZ PİYASASI 25 YILDA ÇAĞ ATLADI Yılmaz, doğal gaz piyasasında son 25 yılda önemli bir dönüşüm yaşandığını belirterek, 2002'de yalnızca 5 il ve 57 ilçede kullanılan doğal gazın bugün tüm illere ve 981 yerleşim yerine ulaştığını söyledi. Dağıtım hattı uzunluğunun 11 bin kilometreden yaklaşık 230 bin kilometreye, iletim hatlarının ise 4 bin kilometreden 20 bin kilometreye ulaştığını aktaran Yılmaz, toplam şebeke uzunluğunun 250 bin kilometreye yaklaştığını söyledi. Yılmaz, depolama kapasitesinin 6,3 milyar metreküpe, LNG terminallerinin günlük gazlaştırma kapasitesinin ise 161 milyon metreküpe çıktığını kaydederek, iletim sisteminin günlük giriş kapasitesinin 450 milyon metreküpe ulaştığını ifade etti. Yerli üretimin 2025 itibarıyla yıllık 3 milyar metreküpü aştığını, ihracatın ise 2,2 milyar metreküp seviyesine ulaştığını dile getiren Yılmaz, spot boru gazı ithalatının 6,5 milyar metreküple toplam ithalatın yaklaşık yüzde 11'ini oluşturduğunu söyledi. Yılmaz, organize toptan doğal gaz piyasasının 2018'de devreye alındığını hatırlatarak, bu sayede Türkiye'nin bölgesinde günlük gaz ticareti yapılabilen ilk ülke olduğunu vurguladı. 2018-2025 döneminde işlem hacminin 55,5 milyar liraya ticarete konu gaz miktarının ise 9 milyar metreküpe ulaştığını kaydeden Yılmaz, 2021'de devreye alınan Vadeli Gaz Piyasası’nın da şeffaflık ve öngörülebilirliği artırdığını dile getirdi. BİYOMETAN DOĞAL GAZ ŞEBEKESİNE DAHİL EDİLECEK Yılmaz, doğal gaz piyasasında yenilenebilir gazlara yönelik mevzuat çalışmalarının sürdüğünü ifade ederek, biyogaz ve biyometanın doğal gaz şebekesine dahil edilmesinin planlandığını söyledi. Mevcut düzenlemenin yalnızca yer altından çıkarılan gazı kapsadığını hatırlatan Yılmaz, biyogaz ve biyometanın doğal gazla benzer özellikler taşıdığına dikkati çekti. Yılmaz, AB düzenlemeleriyle uyumlu şekilde hazırlanan çalışmaların tamamlanmasının ardından bu gazların şebekede kullanımının mümkün hale geleceğini belirterek, ilk etapta 1,5-2 milyar metreküp, orta vadede ise 3-5 milyar metreküp üretim potansiyeli bulunduğunu kaydetti. Bu adımın kaynak çeşitliliğini artırarak ithalat bağımlılığını azaltacağını ve çevresel kazanımlar sağlayacağını vurguladı.