“Çünkü kurduk cumhuriyeti biz... Siz kimsiniz? Ve 15 Temmuzlar...”
Geçen haftada dile getirmiştik. Cumhuriyeti kuranlar, kurdukları cumhuriyeti değiştirtmemeye kararlı. Onuncu yıl marşını çok dinlerdik. “Çıktık açık alınla 10 yılda her savaştan...” hakikaten birinci cumhuriyetin izleri on yıl Türkiye’de büyük kumandan Gazi Mustafa Kemal tarafından büyük hamlelerle on yıl sürmüş, daha sonra rotayı değiştirmeye çalışan güçler tarafından engellenerek atıl bırakılmış. “İkinci cumhuriyet”le işbaşına getirilenler, on yıl içinde Gazi Mustafa Kemal’in önderliğindeki dirilişe “dur” dedi!
O zamanların imkanlarıyla, silah, uçak, otomobil sanayini kurmak mümkün mü?
İbretlik bir levha ...
Sizinle Vecihi Hürkuş’un hikayesini paylaşmak istiyorum ve bugünlere gelmek istiyorum.
Babası öldüğünde 3, savaşa katıldığında 16, pilotluk diploması aldığında 20, savaşta Ruslara esir düştüğünde 21 yaşındaydı. Vecihi Hürkuş, savaşta kazandığı başarılarla İstiklal Madalyası kazandı.
29 yaşında, Vecihi K-6 isimli ilk uçağını bitirdiğinde uçağı için sertifika verebilecek yetkinlikte kimse olmadığı için uçması yasaklandı, uçağa el konuldu. 1930’da Vecihi 14’ü yaptı. Yine sertifika alamadı. Uçağı parçalarına ayırdı, trenle Prag’a götürdü, Çekoslovakya’da uçuş müsaadesi aldı. Yurda döndüğünde onu yine engeller bekliyordu. İkinci uçağı da uçuştan men edildi.
Vazgeçti mi? Tabii ki hayır…
1932’de ilk “Türk sivil havacılık” okulunu kurdu. Öğrencileriyle iki uçak daha yaptı. Maddi imkansızlıklar yüzünden okul kapandı. Hayatı boyunca ülkesine hizmet için çalıştı. Sıkıntı çekti. I.Dünya Savaşı’nda gösterdiği kahramanlıklar için bağlanan maaşına bile el konuldu, yine de vazgeçmedi.
16 Temmuz 1969’da, Apollo 11 aya doğru yol alırken, Vecihi Hürkuş, sefalet içinde hayata gözlerini yumdu… Bu ayıp o günlerin yöneticilerine bugüne kadar iade-i itibar yapmayan, hatırlamayan yöneticilere de, bize 100 yıl yeter.
Haçlı ruhu ittifakı...
İçimizdeki hainler, dönmeler, devşirmeler, sapı bizden olan baltalarla ülke 15 Temmuzlara kadar getirildi!
Ergenekon’dan, Dede Korkut’a öğretileri ile dünyaya yayılan Türklerin bir kısmı kuzeyden Bulgaristan’a kadar iniyor, bir kısmı Hazar’dan Anadolu’ya kadar iniyor, bir kısmı da Hazar’ın güneyinden Afrika’ya geçen Türk boyları olduğunu biliyoruz? Bu Türklerin ekseriyeti Müslüman olmuş ve İslam’ın bayraktarlığını yapmıştır. Bunun dışında, Kafkasya’da olduğu gibi onlarca Hanlık, boy devleti statüsü ile boy göstermiş, dillerini kültürlerini yaşatmak için gayretler sarf etmişlerdir.
Büyük çoğunluğu Anadolu topraklarında barınmıştır. Bunlar Özbek, Türkmen, Kırgız, Kazak, Azeri, Tatar gibi adlarla anılmaktadır. Bunların ortak vatani Anadolu’dur. Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin Ay yıldızlı bayrağı altında hayatlarını sürdürmektedir. Çerkez diye anılan Adigelerden tutun, dünyanın pek çok yerinde İsrail’den Yahudi olarak, Afrika Hıristiyan kimliği ile Türkiye’de de sosyalist, ateist hatta komünist olarak, Rusya’da komünizm yıkıldığı halde Türkiye’de kendilerine vatan olarak verilen topraklara ihanet edercesine protestolarını sürdürmektedir.
Bu tarihi seyri içinde insanları bir kere daha düşünceye sevk ederek artık titreyip kendilerine dönmelerinin gerektiğini düşünüyorum.
15 Temmuz şehitlerine mevlid!
Salı günü bütün Türkiye’de şehitlerimizin ruhuna Fatihalar okutacağız. Biz de Kastamonu, İnebolu’da değerli kaymakamımız Abdullah Atakan Atasoy önderliğinde hatimler Kur’anlar ve dualara beraberce âmin diyeceğiz. Türkiye Cumhuriyetinde bırakın bir “kaymakam”ın geçmişte bir mevlidde bulunmayı mevlid yapanlara soruşturma açıldığı günlerden şehitlerimize mevlid okutan kaymakamların inşallah Türkiye’nin geleceğinde kıymetleri bilinecektir diye düşünüyorum.
Bu işlerin bu hale gelmesi Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan-başkomutanın kararlı tavrı duruşu ve “devletin hakimi değil” hadim halka hizmet edecek bir idare sistemini getirmesinde de çok büyük payı vardır. Ben devletin bütün yöneticilerinin bu 15 Temmuz›da, Sayın Cumhurbaşkanımızın işaret ve beşaretlerini dikkatle takip etmesini dilerim.
Bir uyarı!
Şayet devletimizin kaymakamından cumhurbaşkanına kadar kararlı duruş gösterilmediği takdirde, aynı 1980 ihtilalindeki gibi on binlerce tutuklu, yıllar sonra tazminatları ile beraber geri dönmeleri ve bu ülkeye büyük yük yaparak 15 Temmuzların tekrar oluşması engellenemeyecektir…
Bu güruhun Şayet 17-25 Aralık’tan sonra gerçekleri görerek nedamet eden yanlışını görebilen, alnı secdeye değen, tespihatını çeken, Cevşen okuyan, Celcelutiye ile insanlığa faydalı dualar edenlerin dışında bir daha «Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlık haklarından faydalanmamaları” için gereken adımlar acilen ve kesin olarak atılmalı demek istemiyorum neticesi alınmalı diyorum vesselam…
Bugün de Türkiye’nin önünü kesenler; Siyonist haçlı ittifakıdır. Türkiye’deki uzantıları, maşalar o malum yurtdışındaki ittifakın temsilcileri sanayici ve işadamlarının kartelleridir. Dünyadaki bütün huzursuzluğun sebebi sermayenin akışını kontrol etmektir vesselam…
WhatsApp ihbar ve irtibat hattı :
0 530 200 00 96