Cumhurbaşkanlığına ses bombası!..
Bugünlerde TV kanallarında konuşan Gaziantep milletvekili “Şamil Tayyar”ın çok ilginç tenkitleri oldu. Devletin içindeki “paralel yapı”ların halen en yüksek seviyede devam ettiği, başta milletvekilleri olmak üzere, bakanlar, müsteşarlar, genel müdürler, hatta cemiyet başkanlarının, işadamlarının, meclis üyelerinin içinde dahi bu terör unsurlarının durduğunu ve bunların “korunduğunu” adeta feveran edercesine belirtti.
Kendisi Gaziantep milletvekili olduğu için örnekler de oradan geldi. Salıverilen savcıların, hakimlerin, bürokratların belli güçler tarafından korunduğunu vs...söyledi.
Sadece Gaziantep mi?
Bu konunun diğer illerde de araştırılması lazım. Ve diyor ki; “Ben bir ses bombası attım. Bu ses bombası belki Sayın cumhurbaşkanımız tarafından duyulur diye. Çünkü etrafına kalın bir duvar örmüş, o duvardan sayın cumhurbaşkanına bilgi akışı olmuyor. Bütün olaylar ayan beyan ortada olduğu halde, bir türlü netice alınamıyor. Giden dosyalar, şikayetler orada bir güç, danışmanları veya aileye yakın insanlar tarafından mı engelleniyor?” diye soruyor.
Ak Parti’den üç dönem seçilen milletvekilini Cumhurbaşkanından başka dinleyecek biri yok mu? Bu vekil Ak Parti’nin, tüm kademelerine, hatta başbakana ulaşıyor. Ama problemlerine çözüm bulunamıyor. “Vay vatandaşın haline!”
Şâmil Tayyar diyor ki; “Vatandaş evet verdi. Ama dertlerine çare bulunmazsa, bu yerleşik düzen değişmez, soruşturmalar açılmazsa, Sayın cumhurbaşkanının etrafındaki halka kırılmazsa, 2019’da evet sayısının azalacak. Zaten bıçak sırtında %51,4 evet.” Gaziantep milletvekili Şamil Tayyar’ın sözleri bizim aylardır yazdığımız köşe yazılarındaki uyarılarımıza ne kadar benziyor değil mi?
Şâmil Tayyar Antep’le ilgili bilgi verdi; Sayın cumhurbaşkanı, bütün illerde, güvendiği insanlara neden “%85” olan oy, “%52”lere düştü diye sorması gerekir. Ama bunu teşkilata sorarsa, minareyi çalan zaten kılıfını hazırlamış olacağı için netice alınamaz. Sorsun Ahmet Maranki’ye; Kastamonu’da neden %86 olan MHP ve Ak Parti oyları %52’lere düştü? İnebolu’da neden %30 oy kaybedildi? Madde madde açıklayalım vesselam.
Bu açıklamaların bizimle ilgisi ne?
Haftada iki canlı yayınımız, üçer kez tekrar oluyor. İki gün de, köşemizde yazıyoruz düşüncelerimizi. Sağ olsun sesimizi duyan sayın “Emine Erdoğan” hanımefendi ve ara ara “Binali Yıldırım”ın “dolaylı ve yazılı” geri dönüşlerinin dışında olumlu bir gelişme var mı? Yok denecek kadar az. Hele Sağlık Bakanlığı’ndan hiç ses çıkmıyor. Tarım Bakanlığı’ndan arada Tarım Orman Komisyonu Başkanı arıyor, Tohum Dairesi’nden Daire Başkanları arıyor; “Hocam biz sizi bilgilendirelim” diyor. Biz de “milletin problemlerini” anlatıyoruz. Çözüm Bekliyoruz! ama süre doldu.
16 Nisan öncesi, “41 maddede” ülkedeki oyunları sıralamış ve bir ümitle “evet” demiştik. Çok şükür sayın cumhurbaşkanımız=Devlet başkanımızın elde var 1 icraatı görüldü. “Evlilik programları”, kanun hükmünde kararname ile “yasaklandı”. İnşallah sıra diğerlerinde. Sesimizi duyan Sağlık Bakanlığından, Tarım Bakanlığından, Adalet Bakanlığından bir yetkili arıyoruz. Bir de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından bir yetkili arıyoruz...
Bunlar kimseyi tanımıyor! “Yerleşik düzenin” bürokratları karşısındaki muhatabı ile konuşurken bakıyor kim bu? 1- Vatandaş Ahmet Maranki; efendim bürokrat bey müsait değil, 2- Prof. Dr. Ahmet Maranki Efendim biz sizi arayalım 3- Başbakanlık baş uzmanı Prof. Dr. Ahmet Maranki… Efendim bağlıyorum. İşte Türkiye bürokrasisi!!!
Bir de vatandaşın halini düşünün siz!
Sonra da oylar diye %51’e düştü!
Yeni akit gazetesinde 14 Nisan günü yazdığımız 41 derdimizin dermanı Ak Parti Genel Başkanı ve “Devlet Başkanı Recep Tayyip Erdoğan”dan başkası olamaz. Artık mühür elinde. Başta etrafındaki duvarı yıkarak, sonra milli ve yerli kadrolarla, Ergenekon’dan başlayan Selçukluyla Osmanlıyla cumhuriyetle devam eden “şanlı yürüyüş”ümüzde, bayrağı kaldığı yerden alarak “devam” edilecektir diye düşünüyoruz.
Ümidimiz var. Bir tanesi gerçekleşti, sıra Sağlık Bakanlığının yıllarca değişmeyen kanun ve yönetmeliklerinde ve “Tamamlayıcı Tıp Yasası ve sağlıklı yaşam merkezlerinin açılması”nın hayata geçirilmesinde. Daha sonra da bu ülkede şehir hastanelerinin açılmasına sebep olan “gıda terörü”ne başlıyoruz.
ÇÖZÜM VE TEKLİF:
“60 yıllık” bilgi birikimimiz, Devlet tecrübemiz, hayata geçirdiğimiz uygulamalarla sorarlarsa söylemek üzere, onlarca dosyalarımızla hazır olduğumuzu söylemek istiyoruz. “Bombaları atmadan!” sözlerimize itibar edilir inşallah...
WhatsApp ihbar ve irtibat hattı 0 530200 00 96