• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
TÜM YAZILARI

Zalimlere alkış çalanlar çalınır

07 Haziran 2017
A


Mustafa Çelik İletişim: [email protected]

İman, doğruların yumağıdır. Mü’min insan, her yerde ve her zaman, her mevkide ve her makamda doğrudan yana olan, doğruyu savunan, doğru olanı müdafaa eden doğru insandır. Yanlış kişi de olsa doğru söylese o söylediği doğru kabulümüzdür. Doğru kişi yanlış söylese o söylediği yanlış gayr-i kabulümüzdür!

Zalimleri affetmek; mazlumlara zulüm etmektir, zalim olmak isteyenlere yol açmaktır. Cahiliyyenin kuşatması altındaki beldelerde “bulunduğum makam ve konumu kaybederim” endişesiyle zulmü alkışlayıp zalimlere yahşi çeken insanlar, kendi köleliklerinin bekçiliğini yapmaktadırlar. M. Akif Ersoy haykırıyor:

“Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem; 
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. 
Biri ecdadıma saldırdı mı, hatta boğarım! ...

-Boğamazsın ki! 

-Hiç olmazsa yanımdan kovarım.

Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam; 

Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.

Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale; 

Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale! 

Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum? 

Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum! 

Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,

Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim! 

Adam aldırma da geç git!, diyemem aldırırım.

Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım! 

Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...

İrticâın şu sizin lehçede ma’nâsı bu mu?”

Allah yolunda diğergam olmak, ümmetin derdi kadar dert sahibi olmak, kendini zalimlere çaldırmamanın kavgasına katılmaktır. Zalimlere meyletmeyip onlara karşı direnmek, cesaret-i imaniyenin bir tezahürüdür. Dava adamlarının örnek ve önderi Hz. Muhammed (sav)’in yolunda ve izinde olmaktır. Rasûlüllah (sav)’in ne kadar cesur ve samimi olduğunu Müdrik el-Ezdi şöyle rivayet eder:

“Babamla birlikte Hacc yapıyordum. Mina’ya, gelip konaklayınca, bir toplulukla karşılaştık. Babama; Bu cemaat, ne için toplanmış? diye sordum. Babam; Şu, kavminin dinini terk etmiş olan kimse için! dedi. Bakınca, Rasûlüllah’ı gördüm:

“Ey insanlar! La ilahe illallah -Allah’tan başka ilah yoktur- deyiniz de, kurtulunuz” buyuruyordu.

İnsanlardan kimisi O’nun, yüzüne tükürüyor, kimisi başına toprak saçıyor, kimisi de, Ona sövüp sayıyordu. Gün yarı oluncaya kadar bu hal devam etti. O sırada, göğsü açılmış bir kız, içinde su bulunan bir kapla geldi. Ağlıyordu. Resulullah Aleyhisselam su kabını alıp sudan içti, elini, yüzünü yıkadı. Başını kaldırıp; “Kızcağızım; göğsünü başörtünle ört! Baban hakkında tuzağa düşürülüp öldürülecek, zillete uğrayacak diye, korkma” buyurdu. Kimdir bu kız? diye sorduk. Kendi kızı Zeyneb’tir. dediler.” (M. Asım Köksal İslam Tarihi C.5-6 S.103) İşte dava, işte dava adamı olmanın yolu… Allah davası bedel isteyen bir davadır. Manipülasyonla duygusallık bağacına doldurduğumuz insanlardan dava adamları değil, heva adamları çıkar. Duygularınız aklınızın, aklınız da imanınızın önüne geçtiğinde zulmü seven, zalimi alkışlayan bir kahraman kesilirsiniz. Kurda çakala yem olduğunuzun farkında bile olmazsınız. Çakallara çepik çalanlar, çalınır.

Kor ve zor zamanlarda zalime “sen zalimsin!” diye haykırmak, cihad cümlesinden olup başlı başına bir ibadettir. Rasûlüllah (sav) buyuruyor:

“Eğer ümmetimin, zalime: “Sen zalimsin” demekten korktuğunu görürsen, bil ki onun varlığı ile yokluğu birdir.” (Feyzu’l Kadir Şerhu Camiü’s Sağir (Allame Münavi) C:1, Sh: 354, Beyrut/ty.)

Zalimlere gönül dünyasında yer açan, onların cinayetlerini alkışlayan Müslüman, kendi varlığına son vermiş demektir. Müslüman kalma süreci, zalim ve zorbalara kavli, fiili ve kavli olarak direnme miktarıncadır.

Asrımızda Müslümanlarda iman en dibe vurdu. Zulme, zalimlere, münkere, münkeri işleyen kötülere “El ile müdahale” şiddet kapsamına alındı… “Dil ile müdahale” kişisel özgürlükler alanına saygısızlık sayıldı… Geriye “kalp ile buğz” kaldı… zamanla kalpte dönüşüyor, benzeşiyor, aynileşiyor, tepki vermiyor… Münkeri seyrederken imanın en alt basamağı olarak tarif edilen “hiç olmazsa kalp ile buğz etmek, kalbinle karşı durmak” aşaması… burası iman gediğinin en dibi… Zulmün işlendiği, münkerin işlendiği yerden ayrılmıyorsan, zulmü, münkeri ortadan kaldırmak, zalimleri, kötülük işleyenleri durdurmak için kuvvet hazırlamıyorsan, kuvvet toplamıyorsan, Müslümanlarla bu hususta söz ve işbirliği yapmıyorsan, sen de zalimlerdensin, kötülük işleyenlerle berabersin. Bu hususta hiçbir şüphen olmasın.

Netice olarak zalimleri alkışlayan İslâm’dan ve Müslümanlardan çalınır. Küfre ve kâfirlere açılır. Zulme ve zalimlere rıza, küfre ve kâfirlere razı olmaya kadar varır. 

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23