Her kurnazlığı gibi, ByLock da FETÖ’nün ayağına dolandı
Bismillah. Bundan sonra her hafta, gündemdeki konuları teknik yönden inceleyen yazılarla buradayım inşallah. Arada yeni teknolojik gelişmelere, yeni ürünlere ve bilimsel çalışmalara da değinmeye çalışacağım. İlk yazımdır, sürçülisan edersem affola.
ByLock ve bu programın delaletiyle yapılan tutuklamalar, FETÖ soruşturmalarının belkemiğini oluşturuyor. Biraz değinelim.
Bilindiği kadarıyla program, 2013 sonu yahut 2014 başlarında emniyet ve istihbarat tarafından fark ediliyor. 17-25 Aralık operasyonları sonrası başlayan soruşturmalarda, örgüt üyelerinin özellikle belirli bir haberleşme programı kullandığı ortaya çıkıyor.
2014 yılında MİT’in ByLock sunucularına sızmasıyla, yaklaşık 20 milyon ileti ele geçiriliyor. Geçtiğimiz sene sonuna kadar, 215 bin kullanıcı hesabından yaklaşık 170 bin kadarının kimliği belirleniyor.
ByLock programını telefona yüklemek en başlarda çok kolaydı. App Store ya da Google Play üzerinden program ücretsiz olarak indiriliyordu. Fakat program üzerinden iletişim kurabilmek o kadar kolay değil. Mesaj göndermek istediğiniz kişinin telefon numarasının sizin telefon defterinizde kayıtlı olması (WhatsApp ve benzerlerinde olduğu gibi) yeterli değil. Program her kullanıcıya bir kimlik numarası veriyor. Bu kimlik numarasını mesajlaşmak istediğiniz kişiyle karşılıklı olarak programa kaydetmeniz gerekiyor. Bunu yapmazsanız, programı pratikte kullanamıyorsunuz. (Evinizde çalışan bir telefon olduğunu ama numarayı kimsenin bilmediğini, sizin de kimsenin numarasını bilmediğinizi düşünün. Sistem aynen böyle çalışıyor.)
Bu; sadece özel kimlik numarasını bildiği kişilerle iletişim kurma zorunluluğu, doğal olarak bir mahremiyet getiriyor. Örgüt de bunu kendi çıkarları doğrultusunda, özel bir mesajlaşma aracı olarak kullanma yoluna gidiyor.
İlerleyen zamanlarda, program sanal mağazalardan kaldırılıyor ve sadece telefonlardan telefonlara yüklenebilir bir hale geliyor. Bu sayede örgütle bağı olmayanların programa ulaşması engellenmeye çalışılıyor.
Programı örgüt için kullanışlı kılan diğer bir özelliği, mesajların kullanıcıların telefonları dışında herhangi bir yere kaydedilemiyor olması. Bir kişi mesaj gönderdiğinde, o mesaj önce sunuculara ulaşıyor. Sunucudan hedef kullanıcıya ulaşan mesaj, sunuculardan siliniyor. Böylece mesaj arkasında içeriğine dair iz bırakmamış oluyor. Ancak bu durumun bir istisnasının olduğu, mesajların bir kopyasının örgüt üst yönetiminin kontrolündeki bir cihaza gittiği ve örgüt elemanlarının neler konuştuğunun izlendiği de iddia ediliyor.
Burada bir ara bilgi vermek gerek. Günlük kullandığımız bilgisayar veya telefondaki verileri silmek demek, onları tamamen ortadan kaldırmak anlamına gelmiyor. Uygulamada çoğu zaman, veriyi silmek demek, verinin bulunduğu alan aralığının cihaz tarafından “Buradaki verilerin üzerine başka şeyler yazabilirim” şeklinde işaretlenmesi demek. Yani üzerine bir şey yazılmadıysa, veriyi geri getirmek mümkün.
ByLock programına dönecek olursak, mesajların silinmesi, kimin kimle kaç kere mesajlaştığı bilgisini de ortadan kaldırmıyor. Çünkü bu bilgi sunuculardan silinse dahi, sunucuların internet sağlayıcılarından silinmiyor, en azından belli bir süre için. Bu sayede hangi IP’ler birbirleriyle iletişime geçmiş, kaç sefer hangi yönde veri akışı olmuş gibi bilgilerin tespiti mümkün.
Bu bilgilerin açığa çıkarılması ile, örgüt üyelerinin gizlilik için kullandıkları program, onların örgüt bağlantılarını ortaya koyan bir numaralı delil haline geldi. Ayrıca gözaltına alınan kişilerin telefonlarından elde edilen veriler de ciddi bir delil havuzu oluşturdu. Elden ele dağıtılan üyelik formu gibi, telefondan telefona dağılan bu yazılım, soruşturmalarda en önemli delil haline geldi.
Programın telefonunda kurulu olması elbette kimseyi tek başına suçlamak için yeterli değil.
Program kurulu olduğu halde örgüt bağlantılı kimseyle iletişim kurmamış bir kişi, sadece bu program sebebiyle tutuklanmaz, zamanında hasbelkader yüklemiş olanların içi rahat olsun.
Umarız, kullandıkları her teknoloji; ByLock’un FETÖ’nün ayağına dolanması gibi, bütün terör örgütlerinin ayaklarına dolanır.