Yakup Köse nerede?
Küçük bir çocuktu Yakup Köse. Tabiri caizse sokakta top oynarken yaka paça derdest edilip emniyete götürüldüğünde masum bir çocuktu. Takvimler 28 Şubat’ı gösteriyordu. Mevsim kıştı. Hava soğuk, insanlar vicdansızdı. İBDA-C diyordu sorgulayanlar, soruyordu Yakup Köse nedir o diye? Ne haberi vardı, ne bilgisi, ama bunun da bir önemi yoktu çünkü onu apar topar götürenler maksatlıydı, ne derse desin önemi yoktu, alıp götürülecekti.
Ailesi şok oldu, evlatları nasıl olur da böyle bir muameleye tabi tutulabilirdi, hem de yok yere, hem de hiçbir dayanak olmaksızın. On dört yaşındaydı henüz. Tutuklandı. İdamla yargılandı. Tam on sene cezaevinde yattı. İşkence gördü. Devran döndü, gün ağardı, Yakup Köse hapisten çıktı. İki sene önce özgürlüğüne kavuştu. Ama derin güçler Yakup Köse ile uğraşmaktan vazgeçmedi. 2000 senesinde hapishanelerde bir dizi operasyon yapıldı. Noel Baba operasyonları dendi bunlara. Köse bir taraftan kendi davasıyla uğraşıyor, diğer taraftan da başına örülen çorapla mücadele ediyordu. Köse’nin yattığı cezaevinde yapılan operasyon sırasında askere karşı isyan ve yangın çıkarma suçlarından da yargılandı. 2011 senesinde hapisten çıkan Köse bu ikinci davadan şimdi ceza almış.
Diyor ki Köse, “27 Kasım’da dava hep merak etmiştim, 25 Aralık’a atmıştı karar vermek için. Yargıtay’da usul böyle değildi, anlamamıştım “niye 25 Aralık’a attı” diye, onu bugün anladım. Bize yapılan operasyonun adı Noel Baba operasyonu idi, bugün verildi karar, 25 Aralık Noel’in ilk günü, bu çok manidar… Eğer Adalet Bakanlığı isterse mütalaanın yenilenmesini Yargıtay’dan isteyebilir çünkü ortada yeni deliller var. Bandırma Cezaevi’ne operasyon yapan komutanın Korcan Polat olduğu ortaya çıktı, bir hafta önce. Bizzat cezaevine gelerek vurun emrini veren kişinin o olduğu ortaya çıktı. Dönemin gazetelerine de yansımış bu. Biz bunu ortaya çıkarttık. Ortada kamera kayıtları var bu kamera kayıtlarının izlenmesini istiyoruz, cezaevini yakan onlardı, bizi öldürmek isteyenler onlardı, bizi yaralayan onlardı, bunların ele alınmasını istiyoruz. Bunlar yeni delillerdir. Adalet Bakanlığı kanunu yararlı bir şekilde yürütmeyi durdurma kararı verebilir, Yargıtay’a müdahalede bulunabilir, böyle bir yasal hakkımız var. Ben yetkililerin bu konuda ivedi ve hızlı olmasını diliyorum… 3 senedir diyoruz ki gelin 28 Şubat kararlarını iptal ettirelim, Salih Mirzabeyoğlu’nu özgürlüğüne kavuşturalım dedik ama sesimizi duyuramadık işte o 28 Şubat ile tam hesaplaşmam bugün 17 Aralık’ı doğurmuştur. Teşbihte hata olmasın, bu mücadeleyi verirken söylerim, darbe ile darbenin sonuçlarını ele alırsak hesaplaşabiliriz. Ayı yaralıdır, yaralı ayının pençesi daha ağır olur. Çevik Bir’i serbest bırakan zihniyet, BDP milletvekillerini serbest bırakmayan zihniyet, Salih Mirzabeyoğlu’nu özgür bırakmayan zihniyet aynı zihniyettir. Bu küresel bir operasyondur. Sayın Başbakanımız bugün İstiklal Mücadelesi veriyoruz dedi, destekliyorum, gelin bu mücadeleyi darbecilere karşı sağlam durarak verelim, bir günde yasa çıkarttık biz, gelin 28 Şubat davası kararlarının iptaline yönelik yasalar çıkartalım.”
Şimdi Köse onanan cezasını mı çekecek…hem de bugün Türkiye darbeleri geride bıraktı dediğimiz şu günde?


