--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İslamofobinin siyasi yüzü

Merve Kavakçı
Merve Kavakçı

ABD’de hızla yayılan İslam düşmanlığı bu senenin sonunda yapılacak başkanlık seçimlerinin en öne çıkan karakteristiği haline geldi. Bunda hiç şüphesiz Cumhuriyetçi Parti’nin adayı olabilmek için Donald Trump’ın başkanlık yarışına girmiş olması önemli rol oynuyor. Ama tabii o da kendi çıkarı için değerlendirmekten çekinmiyor, argümanlarını, vaatlerini onların üzerine bina ediyor. İslamofobiyi normatif olana eviriyor, bunu çekinmeden ifade edebiliyor. Bu bağlamda son kırdığı potlardan bir tanesi Müslüman teröristlerin domuz kanına bulanmış mermilerle öldürülmesi oldu. İslam dini terörizmle beraber anılır görmesinin ötesinde ümmete olan kin ve nefretinin bir yansıması olarak insanlık dışı bir cezalandırma önermiş olması seçime daha uzun bir süre olduğunu da hesaba katarsak, “bu böyle giderse acaba hangi noktada sonlanacak?” sorusunu hemen akla getiriyor. Trump’ın bu çağrısına gelen cevapsa sahibi ve geldiği yer itibariyle manidardı. Bundan tam bir sene önce Kuzey Carolina eyaletinde İslam düşmanı komşuları tarafından evlerinde öldürülen yeni evli Müslüman çift ve kardeşlerinin sevenleri ve aileleri için acı hâlâ çok tazeydi. Şimdi Trump çok uzakta değil Güney Carolina eyaletinde konuşuyordu. Bu elim ve hunharca katlediliş sonrasında kaybettiği abisini anlatan başörtülü Müslüman amerikalı genç kız Suzanne Barakat, bir Müslümana yakışır vakar ve metanet içerisinde Trump’a seslendi ve onu İslamiyet hakkında kendisiyle yüz yüze konuşmaya davet etti. Donald Trump ise sözlerinin arkasında duruyor ve Amerikan tarihine referans yapıyordu. Ona göre, Amerikalı General John Pershing de, meşhur İspanyol-Amerikan savaşı sırasında Filipinlerde savaşan Müslümanları bu şekilde öldürmüştü... Doktor olan Suzanne, Trump’ın karşısına oturmasını ve gözünün içine bakarak ona abisi, karısı ve kızkardeşinin kafalarına sıkılan mermileri hak ettiklerini söylemesini istiyordu…

Hal böyleyken Cumhuriyetçi Parti’ye destek veren Müslümanlar da var. Mesela Cumhuriyetçi Müslüman Koalisyonu’nun başkanı Saba Ahmed. Ona göre yaklaşmakta olan başkanlık seçiminde Müslümanlar cumhuriyetçilere oy vermeli. Sebebi çok basit: Cumhuriyetçi partinin değerleri İslami değerlerle örtüşüyor. Ahmed başörtülü bir avukat. Trump’ın söylediklerini incitici bulduğunu ancak yine de bunların hiçbirinin Cumhuriyetçilerin adayı sonunda Donald Trump bile olsa, ona oy vermekten alıkoymayacağını ifade ediyor.

Donald Trump üzerinden olayı değerlendirmeyi bırakırsak, Saba Ahmed’in duruşunu anlamak çok da zor değil. Evet, bir tarafta Müslümanlara hiçbir toleransı olmayan bir parti aday adayı ve artan oyları ve Ahmed gibi tabiri caiz ise, Stockholm sendromu ile muzdarip Müslümanları hakir görseler de biz onlardan vazgeçmeyizciler var, diğer tarafta ise İslami değerler; ki bunların en bariz tezahürü aile hayatının muhafaza edilmesiyle alakalı konular. İşte tam bu noktada Cumhuriyetçilerle Müslümanlar aynı kampta buluşuyor. Kürtaj, evlilik dışı hayat, içki, kumar, LGBT vesaire konularda Demokrat Parti’den çok uzağa düşüyor Müslümanlar. Bundandır ki, Amerikan siyasi tarihinde ilk defa blok oy kullandıkları 2000 yılı seçimlerinde Müslümanlar George Bush’u desteklemişlerdi. Onun sonucu nasıl oldu şimdi biliyoruz maalesef…

Merve Kavakçı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle