‘Allah sizi korusun!’
Listedeki bir başka konu kadınların maaşlarıydı. Obama, Amerikalı kadınların bu zaman ve çağda erkeklere nazaran dörtte bir oranında eksik maaş alıyor olmalarının kabul edilemez olduğunu vurguladı. “Bu bir utanç vesilesidir” dedi. Doğum izninin de iş garantisi eşliğinde olması gerektiğini söyledi. Bu konudaki son sözü “inanıyorum ki kadınlar başarırsa Amerika da başarılı olur.”
Konuşmasının önemli bir bölümünü iç siyasete ayırdıktan sonra artık dış politikaya döndü Başkan Obama. İki önemli konu da Ortadoğu ile alakalıydı. Birincisi Irak ve Afganistan’da bulunan Amerikan askerleri konusuydu. Şu an itibariyle bu iki ülkedeki Amerikan askerlerinin sayısı yüz seksen bin civarında. ABD’nin bir önceki başkanı George Bush’un “Afganistan’daki savaş bitti!” müjdesini, bir de üstelik şov yaparak bir deniz filosunun üzerine uçakla indikten sonra gerine gerine vermesinin üzerinden tam on bir yıl geçti. Bush her zamanki gibi Amerikan halkını dezenformasyonla yanlış bilgilendiriyordu. Savaş bitmemiş, tabiri caizse belki de yeni başlıyordu. Aradan geçen bunca yıla rağmen Amerikan ordusunun işgal ettiği bu topraklardan kopamamış olması da halkını çok rahatsız ediyor. Onun için de Obama 2014 senesinin sonuna kadar bütün bu Amerikan kuvvetlerinin geri döneceğinin sözünü verdi. Bekleyip göreceğiz…
Diplomasinin önemine değindiği konuşmasının son bölümünde ise adeta Suriye konusuna girizgah yapar gibiydi. Malum, diplomasi, militer güç kullanımının alternatifi olarak sunulur uluslararası ilişkiler bilgi dünyasında bize. Suriye konusunda yapılması gerekenin yapılacağını dile getirirken Esad rejiminin muhafaza edileceği yönünde bir duruş sergileyeceği aşikardı Obama yönetiminin. İran’ın nükleer temizliğinin takipçisi olacağını vurguladı. Son söz İsrail’siz olabilir miydi…hayır. İsrail’e “bağlılığını” ezber ettikten sonra “God bless you! God bless America!” (Tanrı sizi korusun! Tanrı Amerika’yı korusun!) ile tamamladı konuşmasını Başkan Barack Hüseyin Obama.


