Yıldızı parlayan ülkemizi kimse durduramayacak...
(…) Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
‘Medeniyyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar…
MEHMET AKİF ERSOY
Yıl 1927…
Cumhuriyetin ilk yılları…
Ülkemizi nüfusu 13 milyon 648 bin..
63 ilimiz, 328 ilçemiz, 699 bucağımız ve 39 bin 901 köyümüz var…
Bu nüfusun 6 milyon 563 bini erkek, 7 milyon 84 bini ise kadın…
Yıl 1928… Sağlık…
Bin 78 doktor… 130 hemşire… bin 59 sağlık memuru ve sadece 377 ebe mevcut… Bu şu demektir: 12 bin 661 kişiye bir doktor…
Eğitim…
1923-24 yılları arasındaki verilere göre; İlkokul sayısı 4 bin 894.. Bu okullarda eğitim alan öğrenci sayısı 341 bin, öğretmen sayısı ise 10 bin… Okuma yazma oranı da yüzde 6 ile yüzde 10 civarında… Bu öğrencilerin 273 binini erkekler oluştururken, 62 bin 954’ünü de kızlar oluşturuyor…
Tarım…
1927 tarihli tarım sayımına göre ülkede mevcut nüfusun yüzde 67.7’si çiftçi… Tarım yapılan alan ise 43 bin 637 dönüm... Bu ise ülke yüzölçümünün yüzde 4.86’sına tekabül ediyor. Ekilen toprakların yüzde 89,5’inin tahıl, yüzde 3,9’unu baklagil, yüzde 6,6’sını ise sınaî bitkiler oluşturuyor.
Ulaşım…
1938 yılında demiryollarının hat uzunluğu, 7 bin 148 kilometre..
1923’te 2 bin 500 km olan karayolları, 1938 itibarıyla 21 bin 575 km uzunluğa erişmiştir.
...VE 2016 TÜRKİYESİ
Türkiye’nin bugün nereden nereye geldiğini göstermek için aşağıdaki kısa istatistikleri bilginize sundum…
Türkiye’nin nüfusu 2015 sonu itibariyle 78 milyon 741 bin…
Erkek nüfusun oranı yüzde 50,2 (39 milyon 511 bin 191 kişi)... Kadın nüfusun oranı ise yüzde 49,8 (39 milyon 229 bin 862 kişi).
Türkiye ekonomisi 2015 yılında yüzde 4 oranında büyüdü. Yılın son çeyreğinde ise GSYH artışı yüzde 5,7 dolayında oldu.
18 MİLYON ÖĞRENCİ
MEB’in 2015-2016 eğitim ve öğretim dönemi okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarını kapsayan örgün eğitim istatistiklerine göre, örgün eğitimden 17 milyon 588 bin 958 öğrenci yararlanıyor. Bu öğrencilerden 14 milyon 540 bini resmi, 1 milyon 174 bin 409’u özel okullarda, 1 milyon 874 bin 210’u ise açık öğretim kurumlarında okuyor.
6 MİLYON ÜNİVERSİTELİ
YÖK verilerine göre yükseköğretim kurumlarında okuyan öğrenci sayısı 6 milyon 62 bin 886. Bunun 5 milyon 615 bin 293’ü devlet üniversitelerinde, 447 bin 593’ü ise vakıf üniversitelerinde öğrenim görüyor. Öğrencilerin 3 milyon 276 bin 658’i erkek, 2 milyon 786 bin 228’i ise kız.
Daha yazılacak çok şey var aslında… Medeniyetin göstergesi olan yolları yazmadım…
Havaalanlarını yazmadım…
Sağlıkta yapılan devrimleri yazmadım… Eğitimde gelinen noktayı yazmadım…
Yapılan yolları belleri yazmadım. Birçok konuda dünya ülkelerine öncülük ettiğimizi yazmadım…
Onları yazmaya ne bu satırlar yeter ne de yerim…
Türkiye’nin özellikle son 15 yılda nereden nereye geldiğini görmezden gelmek, bu ülkeye yabancı olmaktan başka bir şey değil…
G20’YE EV SAHİPLİĞİ
Türkiye 2 yıl içinde ikinci büyük zirveye ev sahipliği yaptı.
2015 Kasım ayında Antalya’da G20 Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapan Türkiye şimdi de İslam ülkelerini İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 13. Zirvesi’nde buluşturdu.
Tam da zirvenin yapıldığın gün ABD’den “2015 İnsan Hakları Raporu” AP’den de ‘Türkiye düşmanlığı’ üzerine kurulu zırva rapor geldi. Sanki İstanbul’daki İslam Ülkeleri Zirvesi’ni sabote edercesine…
ABD’DE OTORİTE YOK
Bakın ne diyor raporda; “Dünya genelindeki otoriter rejimlerin, iktidarlarını tehdit edecek eylemlerde bulunan halklarına karşı ‘ahlaksızca’ baskı uygulanıyor. Küba, Kuzey Kore, Çin, İran ve Özbekistan tarihi otoriter. Rusya, muhalif görüşleri baskı altına almak için yeni yasalar yürürlüğe koydu” deniliyor.
Raporda, İran, Mısır, Kenya, Kamboçya, Uganda, Pakistan’ın da aralarında bulunduğu bazı ülkelerin “örgütlenme özgürlüğünü sınırlandırmak için sıkıcı bir yönetim ve bürokratik prosedürler oluşturduğuna” değinildi. Raporda, DAEŞ, Boko Haram, Eş-Şebab ve Taliban gibi örgütler, insan haklarına ilişkin eylemlerinden dolayı kınandı.
PARALEL-PKK AĞZI
Raporda; Türkiye’de yıl içerisindeki önemli insan hakları ihlallerinin ‘devletin ifade özgürlüğüne müdahalesi, hukukun bağımsızlığı ve zayıf yönetimi ile sivillerin yeterince korunamaması’ konularında görüldüğü savunuldu.
Türkiye’deki bazı medya kuruluşlarının dijital platformlardan çıkarıldığı, bazı kuruluşlara ise kayyım atandığı hatırlatılan raporda, PKK ve Paralel ile bağlantılı kişilerin gözaltına alınmasında şeffaflığın az olduğu, tutukluluk ve yargılama sürelerinin uzun olduğu ileri sürülürken, PKK ile mücadelede “kırılgan nüfusların yeterince korunmadığı” da iddia ediliyor.
ELE VERİR TALKINI..
En ufak gösterilere bile tahammül edemeyen ABD polisinin Ferguson’da silahsız siyahi genç Michael Brown’ı nasıl vurduğunu; daha sonra bir başka siyahiyi 9 el kurşunla nasıl katlettiğini tüm dünya biliyor ama nedense ABD’nin insan hakları ihlalinde bunlara yer verilmiyor… Washington’da “Demokrasi Baharı” adlı gösterilerde yüzlerce kişi gözaltına alınıyor, tartaklanıyor, dövülüyor, ama yazılı ve görsel basına malzeme verilmiyor.
Bizde bir söz vardır ya ‘Ele verir talkını kendi yutar salkımı’ tam da ABD’nin üstüne cuk diye oturan bir atasözü… Atasözlerimiz hep bir tecrübenin mahsulü değil mi?
Atalarımız hiç boş söz söyler mi?..
RAPOR YOK HÜKMÜNDE
ABD ‘insan hakları raporu’ yayınlar da Avrupa Parlamentosu, İstanbul’da İslam coğrafyasını buluşturduğumuz gün boş durur mu hiç? Onlar da bir rapor yayınladı..
Allah’tan eski Türkiye yok artık anında cevabını verdik..
Ne dedi, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır: “Bu raporu da yok hükmünde sayacağız. Raporu, daimi temsilcimiz AP’ye iade edecek” dedi. 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını soykırım olarak tanımaya çağıran ifadelere atıf yapılmasına ilişkin soruya, şu cevabı verdi: “Türkiye olarak tarihimizde hiçbir anla ilgili olarak utanç duyacağımız bir an yok. Bütün arşivlerimiz açık. Bu konuya tarihçilerin karar vermesi gerekiyor.”
Son söz;
Her yıl 24 Nisan yaklaşırken sürekli olarak ‘Ermeni Soykırımı’ iddialarından gına geldi artık…
Türkiye’yi zor durumda bırakmak için uğraştığınızı biliyoruz…
Ama; nafile bu çabalar…
Çünkü; her ne kadar iç ve dış Türkiye düşmanları gözlerine ‘at gözlüğü’ taksalar da, kulaklarına pamuk tıkasalar da, yıldızı sürekli parlayan Türkiye’nin yürüyüşünü durdurmaya asla ve asla güçleri yetmeyecek Allah’ın izniyle…
İSTANBUL’DA İSLÂM COĞRAFYASINI KUCAKLAŞTIRAN TÜRKİYE’YE TAM NOT...
¥ Geçen hafta başında ‘vesayet odaları’ yazı dizimiz büyük ilgi gördü. Hedeflerinin milli irade olduğunu özellikle vurguladığımız dizi yazıya “Odalarda çözüm nisbi temsil’de” sürmanşetiyle noktayı koyduk. Gerekli yerlere gerekli mesajın gittiğini ve gerekenin yapılacağını umuyoruz…
“FETÖ’YE MHP’Yİ
TESLİM ETMEYİZ”
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin FETÖ lideri Gülen’i topa tutmasını kendi ağzından verdik: “ABD’nin kuklası, İslam’ın yüzkarası” manşetiyle… Bahçeli, bu mesajla ‘Paralel Yapı’ya asla teslim olmayacaklarını da vurgulamış oldu.
HDP ÖNCE DOKUNUN
DEDİ SONRA ÇARK ETTİ
Daha önce ‘dokunulmazlıklar kalksın’ diyen HDP’nin Eş Başkanı Demirtaş’ın çark etmesini, “HDP’de kodes, PKK’da ölüm korkusu” sürmanşetiyle vererek, bunlara güvenilmeyeceğini bir kez daha vurgulamış olduk.
İSLÂM ZİRVESİ
GURURUMUZ OLDU
13. İslam Zirvesi’ne ev sahipliği yapan Türkiye, İslam dünyasına ‘birlik olalım’ mesajı verdi. İslam coğrafyasını, ümmeti İstanbul’da kucaklaştıran zirve, katılımcılardan her yönüyle tam not aldı.
İslam karşıtı, ırkçı ve soykırımcı Avrupa!
¥ Adı: UİHM…
Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi.
Elime her birisinde farklı konuların işlendiği 4 adet broşürü ulaştı bu merkezin…
“Kötüler dünyada ne yapar”, “Geleceğimizi korumak için çalışıyoruz”, “Soykırımları unutma”, Avrupa’da yükselen ayrımcılık, Nefret, İslamofobi, Irkçılık”. Broşürlerin ana başlıkları böyle… Broşürlerde, dünya Müslümanlarının dertleri mini anektodlar halinde gündeme taşınırken, Avrupa’nın İslam’a karşı tavrı da gözler önüne serilmiş…
Merkezin “Biz kimiz” başlığı altında yayınladığı ön yazıda işgal ve katliamlara maruz kalan coğrafyaları yeniden ayağa kaldırmanın insani bir erdem olduğuna dikkat çekilirken, “Ancak bu coğrafyaları kaosa sürükleyen uluslararası yapılara karşı mücadele etmek öncelikli görevimizdir” deniliyor.
Açıklamada, “Biz, yaşanan sorunların yaşanmaması için; küresel salgınlardan beslenen ilaç endüstrisine, toplumları manipüle eden ve işgalleri meşrulaştıran Hollywood ve küresel medyaya, tek tip bireyler üreten popüler kültüre, tüketimi teşvik eden ve ülkelerin kaynaklarını sömüren lobilere, işgal ve soykırımlara zemin hazırlayan BM, UCM, AİHM, IMF, NATO gibi küresel kuruluşlara, etnik ve mezhepsel farklılıkları çatışmaya dönüştürerek ülkeleri içsavaşa iten silah endüstrisine karşı mücadele ediyoruz” ifadeleri yer alıyor.


