Ömer Halisdemir ile tüm şehitlere minnet ve şükranla...
Sürgün Ülkeden
Başkentler Başkentine
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır
Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Sezai Karakoç
Adı Ömer Halisdemir...
7’den 70’e Ömer Halisdemir’in kim olduğunu bilmeyen yok artık...
O; 15 Temmuz’da Fetullahçı Silahlı Terör Örgütü’nün darbe girişiminin püskürtülmesinde en önemli rol oynayan kahraman bir astsubay...
O; Pensilvanya’daki terör örgütünün elebaşı Gülen’in ‘üniformalı teröristlerine’ geçit vermeyen Niğdeli bir yiğit...
O; 20-30 kişilik bir grupla darbe girişimi için Özel Kuvvetler Komutanlığı karargâhını basarak ‘duruma el koymaya (!)’ çalışan Tuğgeneral Semih Terzi’yi alnının çatından vurarak indiren Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı’nın emir astsubayı bir kahraman...
O; daha sonra FETÖ’nün üniformalı teröristleri tarafından şehit edilen Niğde’nin yiğit evladı Ömer Halisdemir...
Ömer Halisdemir, başta kendi ailesi ve çocukları olmak üzere gelecek nesillere unutamayacakları çok ama çok büyük ‘şehitlik’ gibi bir miras bıraktı...
O şimdi Bor’un Çukurkuyu beldesinde medfun...
Mezarında da “Darbecilere ilk kurşunu atan Niğde’nin aslan evladı. Seni unutmayacağız” yazıyor...
Ömer Halisdemir ‘andın andımızdır’...
Çocukların ve ailen önce Allah’a sonra bu devlete, bu millet emanet...
Sen rahat uyu...
Bu millet mirasına sahip çıkmayı sürdürecek...
Ne demişler...
Bir mıh bir nal, bir nal bir at, bir at bir komutan, bir komutan bir ordu, bir ordu bir ülke kurtarır...
İşte Ömer Halisdemir de bu silsilenin mıhıydı...
Ben de bir Niğdeli olarak seninle gurur duydum. Bir hemşehrin olarak senin gibi bir yiğidi yazmasam, tarihe not düşmesem, sorumluluğumu yerine getirmedim diyerek hayıflanırdım. Sevgili komutanım Ömer Halisdemir....
Makamın cennet olsun sevgili Ömer astsubayım...
ŞEHİTLERİN ADLARI
YAŞATILACAK
15 Temmuz darbe girişimine karşı çıkan ve bu uğurda şehadet şerbetini içen diğer yiğitleri de unutmadık elbette...
15Temmuz gecesi Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milli iradeye darbe vurmak isteyen FETÖ çetesine karşı “Sokağa çıkın” çağrısına uyup, FETÖ’nün çeteleri tarafından şehit edilen Cumhurbaşkanımızın Başdanışmanı Mustafa Varank’ın ağabeyi Prof. Dr. İlhan Varank’ı unutmadık elbette...
İstanbul Boğaziçi Köprüsü’nde açılan ateş sonucu şehadet şerbetini içen AK Parti’nin tüm reklam kampanyalarının mimarı oğlu İstanbul ve Türkiye’nin tarih kokan şehirlerini, cami ve vakıf eserlerini vizörden gözetleyip servis eden sevgili kardeşim Mustafa Cambaz’ı unutmadık elbette...
İşte o şehitlerden sadece bir kısmının isimleri..
... Ahi Köyü Muhtarı Ali Anar, Ömer Takdemir, Lokman Biçici, Hasan Yılmaz, Hüseyin Kısa, Mustafa Direkli Yalçın Aran, Kemal Tosun, Varol Tosun, Yasin Yılmaz, Mehmet Şevki, onlarca Ahmet, onlarca Mehmet...
Hepiniz bu ülke, bu vatan, bu din için şehadet şerbetini içerek adlarınızı tarihe altın harflerle yazdırdınız...
Bu devlet de sizlere sahip çıktı...
Maddi manevi her türlü desteğe sağladı...
Sizin aileleriniz, sizin çocuklarınız önce Allah’a sonra da bu devlete ve millete emanet...
Şimdi yeni doğan çocuklarına ‘Ömer Halisdemir’ adını koyanları duyuyoruz...
Artık bu şehitlerin adları bundan böyle okullarda, yurtlarda, parklarda, yaşayacak ve yaşatılacak...
Sizler rahat uyuyun...
Allah, hepinizin mekanını cennet eylesin...
Peygamberimiz (sav)’e komşu eylesin hepimizi inşallah...
Tüm dualarımızı, FETÖ çetesi tarafından hunharca katledilen şehitlere gönderiyoruz...
“HAKKINI HELAL ET
HANIM VURULDUM”
Bu arada 15 Temmuz gecesi FETÖ’nün üniformalı teröristleri tarafından yaralanan binlerce hasta da hastanelerde dua bekliyor...
Adı Ramazan Sarıkaya...
Cumhurbaşkanımızın ‘Sokağa çıkın’ çağrısına uyup evinden çıkıp Saraçhane’ye ilk koşanlardan birisi...
Saraçhane meydanında teröristlerin açtığı ateş sonucu vuruluyor...
Hemen telefona sarılıp eşini arıyor Ramazan Sarıkaya...
Hanım; şu anda yaralandım...
Şehit olabilirim...
‘Hakkını helal et hanım’ diyor Sarıkaya...
Daha sonra ambulansla hastaneye kaldırılıyor...
O gün bugündür hastanede yatıyor Ramazan Sarıkaya ve herkesten dua bekliyor...
Ramazan Sarıkaya sadece bir örnek...
15 Temmuz darbe girişiminde Fetullahçı Terör Örgütü tarafından tankların altında ezilmekten son anda kurtulan ancak; üniformalı teröristlerin silahlarından çıkan kurşunlarla nice Ramazanlar, nice Ahmetler, nice Mehmetler, nice Hasanlar, nice Hüseyinler hastane köşelerinde dua bekliyor...
“MALIM DA CANIM DA
FEDA OLSUN”
İşte size bir ibret dolu hikaye daha...
Haber Müdürümüz Murat Alan darbe gecesinin sabahında Vatan Caddesi’nde yaşadığı bir olayı şöyle anlatıyor...
Darbe girişimini duyan bir vatandaş gece hemen Vatan Caddesi’ne koşuyor. 500 bin lira civarındaki lüks bir jeepini Vatan Caddesi’nin hemen girişinde ‘tanklar ulaşamasın’ diye gece yola paralel bir şekilde çekerek tankların geçiş yolunu kapatıyor evine geçiyor...
Sabahleyin geldiğinde tanklar tarafından mukavva kutusuna dönmüş bir teneke yığınıyla karşılaşıyor...
Bizim Murat durur mu hiç?..
‘Bunun haberini yapalım’ diyor...
Ancak bu vatandaş haber yapılmasını istemiyor...
Murat; ‘Neden haber yapılmasın istemiyorsun’ dediğinde de, “Ben bunu Allah rızası için yaptım. Ben bunu vatan için yaptım. Ben bunu millet için yaptım. Ben bunu çocuklarımızın geleceği için yaptım. Bu vatana, bu ülkeye malım da canım da feda olsun” diyerek gerçek bir vatansever olduğunu kanıtlıyor...
‘ÖNDEN GİDEN ATLILAR’
ÖNDEN KAÇAN ALÇAKLAR
‘Önde giden atlılar’ diyen FETÖ’nün alçakları arkadaşlarını dostlarını satarak soluğu yurtdışında aldı...
Bunlardan sadece birkaç örnek verelim...
Harun Tokak; ‘Önden Giden Atlılar’, ‘Işık Süvarileri’ gibi kitaplarının yazarı ve 1997-2008 yılları arasında Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanlığı da yapan bir İsrail imamı olarak bilinen bir kişi...
Tokak, ‘Şaron dostu Kerim Balcı’yla, terör devleti İsrail ile Fetullahçı Terör Örgütü elebaşı Gülen arasındaki köprüleri kuran iki isimden biri...
Nerdeler şimdi bu Şaronistler...
Kaçaklar...
Mustafa Yeşil... Gazeteciler Yazarlar Vakfı Başkanlığı yaptı...
Bu ülkeye ihanet eden hainlerden birisi...
Cumhurbaşkanına ağza alınmayacak sözler söyledi...
Hakkında soruşturma açılınca da terör elebaşı ‘efendisi’nin yanında aldı soluğu...
Emre Uslu... Darbe girişimi öncesi soluğu ‘efendisi’nin yanında alan hainlerden biri...
‘FETÖ’nün tetikçisi Zaman Gazetesi’nin Genel yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı...
Bu ülkenin Başkomutanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alarak, ‘Ya adam gibi gidecek, ya da gitmek zorunda kalacak’ diye tehdit eden ve daha sonra kuyruğunu bacağının arasına sıkıştırıp soluğu dışarıda alan ve hâlâ nerelerde olduğu bilinmeyen korkak firarilerden biri...
Bülent Keneş, Abdullah Abdulkadiroğlu, ‘Ben profesör olacağıma keşke bir albay olsaymışım, mesela bu sürece daha fazla katkım olurdu” diyen tacizci, Profesör müsveddesi Osman Özsoy da kaçanlardan...
TSK’NIN VE YARGININ
YÜZ KARALARI...
Fetullahçı Terör Örgütü’nün darbe girişiminin ardından ‘firar’ eden Eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tümamiral Hayrettin İmran, eski Kuzey Grup Görevi Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay ve eski Güney Grup Görevi Komutanı Tuğamiral Nazmi Ekici. Tankları şehre gönderme emri veren Tuğgeneral Ali Kalyoncu da firari...
Akıncı Üssü’nde gözaltına alındıktan sonra salıverilen FETÖ’nün ‘hava kuvvetleri imamı’ Adil Öksüz’ü bulana aşk olsun...
FETÖ’nün yargı ayağını yürüten Eski savcılar Zekeriya Öz, Celal Kara ve Mehmet Yüzgeç, Çorum Savcısı Fikret Seçen, HSYK tarafından açığa alınan Cihan Kansız da soluğu yurtdışında alanlardan sadece birkaçı...
Fetullahçı Terör Örgütü’nün finansörü, Melek Hanım’ın oğlu, Koza İpek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın İpek de ‘İşlerimi bitirip döneceğim’ diye çıktığı ‘Londra seferi’nden dönemedi bir türlü...
KPSS’deki hırsızlıkları ortaya çıkınca haklarında gözaltı kararı çıkarılan FETÖ’cülerin hepsi firarda zaten...
‘KRİPTO FETÖCÜ’LERE
AMAN DİKKAT!..
Son söz;
FETÖ’cüler 15 Temmuz’da ekmeğini yediği, suyunu içtiği ve her türlü nemalandığı güzel ülkemizi kan gölüne çevirmek istedi...
Allah’a şükürler olsun ki bunda başarılı olamadı hainler...
Şimdi bu kaçak hainlerin çoğu soluğu ‘efendilerinin’ yanında aldılar...
Şimdi şunu konuşabiliriz...
FETÖ’nün kaçakları bu ülkeye nasıl gelecek ya da getirilecek...
Diyelim ki; dışardaki kaçak hainler, haydi geldiler -çok zor bir ihtimal- veya getirildiler, nasıl bakacaklar bu milletin yüzüne...
Uyanık davranıp ‘abileri ve ablaları’ gibi darbe girişimini önceden fark edemeyip cezaevini boylayan hainler, anasının, babasının, evladının, kardeşinin en önemlisi darbeye karşı dimdik ayakta duran ‘eli öpülesi millet’in yüzüne nasıl bakacaklar...
Son bir not daha...
FETÖ ile gerekli mücadele yapılıyor ama bunu daha da hızlandırmak lazım...
Bu mücadeleyi sürdürürken ‘kripto FETÖ’cülere çok ama çok dikkat etmek lazım...
Çünkü; FETÖ’cüler her zamanki gibi yine takıyye peşinde...
Aman dikkat!..
Selâm ve dua ile...
FETÖ ile ilgili bilgileri gerekli makamlarla paylaşın
¥ Geçen hafta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya’ya gitmiştik...
Cumhurbaşkanımız Erdoğan, dönüşte aralarında benim de bulunduğum gazetecilerin ‘Karanlık noktaları ortaya çıkarmak için özel bir çaba sarf edilecek mi? Komisyonlar kurulacak mı? Yoksa sadece bu süreç yargıya mı emanet edilecek? Bu sürecin tüm karanlık yönleri olup biten bir daha böyle bir şey yaşanmamız adına bu kez çok detaylı bir araştırma yapılacak mı? sorusunu şöyle cevaplandırmıştı:
“Komisyon konusunda sizinle aynı kanaatte değilim. Komisyonlardan pek bir şey çıkacağına inanmıyorum. Bu işin en ideali ülkemde nerede olursa olsun, tüm vatandaşlarımın, FETÖ denilen bu yapılanma ilgili bilgileri ilgili makamlarla paylaşmaktan çekinmemesidir. Emniyete bildirmeleri lazım. Savcılara bildirmeleri lazım. Şu anda tüm savcılarımız Allah kendilerinden razı olsun.Hakimlerimiz, bence hata payını minimize ettiler. Hepsi iyi çalışıyorlar. Burada iyi çalışmak önemli. Hukuk içerisinde kalmak suretiyle, atılacak adımlarla birçok kirli paslı işler açığa çıkacaktır. Kurumlarımız, kendi içindeki pislikleri şu anda gayet başarılı bir şekilde ortaya çıkıyorlar. Kanun Hükmünde Kararname’ye ek yapmak suretiyle bir daha geri dönme şansları yok. Hükümetin de Bir taraftan da meclise bunları getirmek suretiyle de meclisten de ayrıca yasayla bunu geçirme gibi bir çalışması var.”


