Muhteris AB... Çatlayan ‘Hristiyan Birliği’ ve ‘Büyük Britanya’...
Kur’an-ı Kerim’den
Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: “Allah’ın yolu asıl doğru yoldur.” Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.
Bakara Sûresi - 120
Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik süreci, 1963 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu ile ortaklık anlaşması imzalamasıyla başladı ve 12 Aralık 1964 tarihinde yürürlüğe girdi.
12 Eylül 1980 cunta darbesi ile birlikte AET ile Türkiye arasındaki ilişkiler donduruldu...
1983 yılında çok partili seçimlerin yapılması ile AB ile Türkiye arasındaki ilişkiler yeniden canlandı...
... Ve Türkiye, 14 Nisan 1987’de AB’ye tam üyelik için resmen başvuruda bulundu ve bunun ilk aşaması olarak 1 Ocak 1996’da Avrupa Birliği Gümrük Birliği’ne girdi...
1999 yılında AB üyeleri tarafından aday olarak kabul edilen Türkiye, 17 Aralık 2004’te AB ülkeleri Türkiye’nin katılma müzakerelerinin 3 Ekim 2005 tarihinde başlamasına karar verdi...
Türkiye 2007’de, 2013 yılına kadar AB hukukuna uymayı hedeflediğini açıkladı... Ancak; sürekli terör örgütlerine ev sahipliği yapan Avrupa’nın başkenti konumundaki Brüksel, ‘Türkiye bu tarihte üye olamaz” diye reddetti ve 2006 yılında Avrupa Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso da sürecin en az 2021 yılına kadar süreceğini söyleyerek, “Sizin işiniz zor. Bu gidişle sittin sene AB’ye üye olamazsınız” mesajı verdi...
TARİH 31 EKİM 2012...
Dönemin Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya’ya bir ziyarette bulundu. Erdoğan orada, “2023’te Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıldönümünde Avrupa Birliği’ne üyeliğini bekliyoruz” açıklamasını yaptı....
O günden bugüne köprülerin altından çok sular geçti...
AB’nin işi gücü sürekli bizlere akıl vermek... Sadece akıl verse iyi(!) Türk yargısına müdahale etmeyi de ihmal etmedi...
Bakın geçtiğimiz günlerde AB’nin Genişlemeden Sorumlu komiseri Johannes Hahn, neler söylemiş: “Türkiye’de dokunulmazlığı kaldırılan milletvekillerinin işlediği iddia edilen suçların hukuki sürece tabi olması gerekir.”
Ya teröristlere her zaman destek veren onlara muhabbetini her defasında söyleyen AB Raportörü Kati Piri ne demiş: “Selahattin Demirtaş veya HDP milletvekilleri demir parmaklıklar arkasına girerse, Avrupa Parlamentosu Türkiye için vize serbestisini asla onaylamaz” sen kimsin ya Allah aşkına; kimden hesap soruyorsun kimi tehdit ediyorsun, savcı mısın hakim misin?..
Sen kendi işine bak...
Burası ‘muz cumhuriyeti’ ‘müstemleke ülkesi’ değil Kati...
Anladın mı?..
ADAMLARIN KORKULARI BAŞKA ASLINDA...
2002’den beri sürekli büyüyen Türkiye’nin önünü ‘başlarına terörü de bela etmemize rağmen’ bir türlü kesemiyoruz...
Sürekli Türkiye’yi kötüleyen raporlar hazırlıyoruz ama bir türlü bunları alt edemiyoruz..
Türkiye’deki genç nüfus ve yüksek nüfus artış oranı çok büyük sorun...
Kültürel ve tarihi kimliği AB’ye pek uygun değil...
Avrupa Birliği’nin şu anki üyelerinin nüfuslarının çoğunluğu Hıristiyan...
Türkiye, AB’ye girdiği takdirde 2020 yılında Almanya’yı geçerek Avrupa Birliği’nin en büyük Müslüman üyesi olacak ve Avrupa Parlamentosu’nda en fazla üyeye sahip olacak...
Türkiye AB’ye üye olursa diğer bazı İslam ülkeleri de AB’ye üyelik için müracaat edecek ve alındıkları takdirde de Müslümanların oranı birlikte yükselecek...
Dolayısıyla ‘Hristiyan Kulübü’ olan Avrupa Birliği ‘Müslüman Kulübü’ olacak...
Türkiye’nin Avrupa’da yer alan bölümü dahi birçok AB üyelerinin toplam yüzölçümlerinden daha büyük...
Eeee...Tüm bunlardan sonra, ‘Biz bu Türkleri AB’ye alırsak bizim işimiz zor’ diyen Avrupalıların sesini duyar gibiyim...
TÜM KRİTERLER YERİNE GETİRİLDİ AMA...
2013’ün Aralık ayında Avrupa Birliği ile geri kabul anlaşması imzaladıktan sonra, AB “Vizesiz rejim yönünde yol haritası” da dahil olmak üzere Türkiye ile vize serbestleştirme diyaloğu başlatıldı...
Anlaşmada belirli şartlar sağlandığı takdirde bir yıl içinde Türk vatandaşları için vizelerin kaldırılması konusunda Kasım 2015 yılı konusunda mutabık kalındı...
18 Mart 2016’da, AB’ye girmek için mültecilerin engellemeyi amaçlayan Avrupa Birliği ile Türkiye arasında göç anlaşması yapıldı...
Bu çerçevede Türkiye, Yunanistan’a girmeye çalışan göçmenleri geri alacak ve AB, Türkiye’deki mültecileri de almayı kabul etti.
Bunun karşılığında da AB Türkiye’ye 3 yıl içinde altı milyar avro verecek ve Türkiye’ye sürdüğü 72 şartı yerine getirmesi durumunda, Haziran 2016 sonuna kadar Türk vatandaşları için vizesiz seyahat vermeyi vaat etti...
Türkiye kendisine tanınan süre içinde tüm kriterleri yerine getirdi...
Ve doğal olarak da Avrupa’nın belirtilen tarihte Türklere vizeleri kaldırılmasını talep etti...
Ancak Avrupa Birliği ülkeleri 52 yıldır kapısında beklettikleri Türkiye’ye karşı ikircikli tavırlarını yine sürdürdüler...
ASIL ‘SOYKIRIMCI’ ALMANYA TÜRKİYE’Yİ ‘SOYKIRIM’LA SUÇLADI
Kendilerini ‘akıllı’ sanan Avrupalılar Türkiye’yi AB’ye almamak için ‘uyduruk’ bahanelerine sürekli yenilerini eklemeyi de ihmal etmiyorlar...
Önce ‘Türkiye’nin AB’ye giriş vize serbestisini’ askıya almak için Almanya Federal Meclisi’nde 1915 Ermeni olaylarını “soykırım” olarak niteleyen tasarı kabul edildi.
Türkiye’yi şamar oğlanı gibi gören ‘Avrupa’nın Babası’ ‘Asıl soykırımcı’ Almanya’ya cevap gecikmedi..
ALMANLARIN ‘SOYKIRIM KARARI YOK HÜKMÜNDEDİR
İlk tepki Başbakan Yardımcısı ve hükümet sözcüsü Numan Kurtulmuş’tan geldi: “Türkiye gereken cevabı verecek. Karar yok hükmündedir.”
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da, “Kendi tarihindeki karanlık sayfaları kapatmanın yolu sorumsuz ve mesnetsiz Meclis kararlarıyla başka ülkelerin tarihini karalamak değildir” diyerek Alman hükümetin tepki gösterdi...
‘MERKEL’ GÜNAH ÇIKARDI
Sık sık Türkiye’ye gelen ve Türkiye’nin dostu olduğunu belirten Almanya Şansölyesi Angela Merkel, ‘soykırım’ yasasının kabul edilmesine ‘grubumu ikna edemedim’ diyerek kendini savundu ve ardından da, “Türkiye ile ilişkilerimiz kapsamlı ve güçlü. Almanya ve Türkiye’yi birbirine bağlayan çok şey var” diyerek ‘mavi boncuk’ göndermeyi de ihmal etmedi...
TERÖRİST SEVİCİLERİN İŞLERİ GÜÇLERİ FETBAZLIK
Fransa eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Almanya Başbakanı Angela Merkel’le görüşmesinde, “Türkiye’nin AB’ye girmesi düşünülemez” diyor...
Son dönem de de Avrupa Parlamentosu’nun Başkanı Martin Schulz da Türkiye’nin AB’ye üyeliği konusundaki tutumu karşısında ağzındaki baklayı çıkardı nihayet!..
Schulz, “Türkiye’nin AB süreci terör kanunu ve dokunulmazlıklar nedeniyle durdu. Vize muafiyeti de kalkar aslında” diyerek, terör örgütü PKK’ya ve onun meclisteki destekçilerine destek çıktı...
BÜYÜK BRİTANYA İMPARATORLUĞU DA ÇATLIYOR
6 yıl öncesine kadar Türkiye’nin AB üyeliğini destekleyen Başbakan David Cameron da son günlerde hariçten gazel okumaya başlamıştı...
Ne demişti: “Türkiye bu gidişle ancak 3000 yılı civarında AB’ye üye olur”
Hey gidi Cameron hey!..
Ben de sana sorarım o zaman, “Avrupa Birliği yıllardır çatırdıyor... Bu gidişle 10 yıl sonra AB diye bir şey kalacak mı” diye...
Zaten ilk çatlak ses de senin ‘Üzerinde güneş batmayan imparatorluk’ olarak nitelendirilen ülkenden gelmedi mi Cameron?..
Bak hem kendini çatlattın hem de AB’yi...
Bi de üstüne üstlük dayanamayarak Başbakanlık, koltuğu da kaydı gitti altından...
Şimdi sırada İskoçya, Galler, İrlanda var...
Onlar da Büyük Britanya’dan kopmak için uygun bir zaman kolluyor...
Yani sadece AB çatlamadı sen de çatladın ‘Üzerinde güneş batmayan imparatorluk’ sen de...
Bakın; ‘Türkiye’yi AB’ye almayalım’ tezleri üzerine kurduğunuz, İslam karşıtlığı ve İslam korkusu nerelere getirdi sizleri...
Ok yaydan çıktı bir kere...
‘Korkunun ecele faydası yok’...
Bizler rahatız Allah’a şükür olsun...
İster alın ister almayın AB’ye ...
Çok da umurumuz da değil...
Son söz;
Bizim; alnının terini emeğiyle birleştirenlerin hakkını gasb eden, mazluma kucak açmayan, mültecileri tekmeleyen, onlara zalimce davranan Avrupa’yla asla işimiz olmaz ...
Teröristlere arka çıkan, onlara kol-kanat geren, kapılarını ardına kadar açan, parlamento binalarının önüne askerimizi ve polisimizi şehit eden terör örgütü PKK’nın çadır kurmasına ses çıkarmaya bir Avrupa’yla asla işimiz olmaz...
Biz sizin asıl korkunuzu çok iyi biliyoruz...
Türkiye AB’ye girerse ‘Hristiyan Kulübü’ olur ‘Müslüman Kulübü’...
Sizin asıl korkunuz bu...
Ey Avrupa! Şunu iyi biliniz ve kafanızın bir yerine not ediniz:
“Biz AB’ye asla muhtaç değiliz, siz bize muhtaçsınız...
Selam ve dua ile kalın...
İslamofobik Avrupa’nın Çirkin Yüzünü Bir Defa Daha Gördük
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin AB üyeliği 3000 yılını bulur” diyen İngiltere Başbakanı David Cameron’a şu sözlerle tepki göstermişti: “Türkiye sıradan bir millet, ülke değildir. Öyle yok, ‘3 binlere kadar bekler.’ şudur, budur, vs. Bizim kimse tahammülümüzü test etmesin... Bu millet oradan gelecek vizeymiş, kabulmüş bunların peşinde değil, asıl siz Türkiye’nin peşindesiniz. Siz verdiğiniz sözde durmuyorsunuz, sizin çirkin yüzünüz bu. AB müzakereleri için referanduma gidebiliriz... Cameron ‘Türkiye 3 bin yılında girer’ dedi, 3 gün dayanamadı. Açıkça söylüyorum Avrupa İslamofobik. O yüzden bizi almak istemiyorlar. Kopenhag kriterlerini, Ankara kriterleri olarak değiştiririz.”
TÜRKİYE’YE VADE BİÇTİ
KENDİ VADESİ DOLDU
Başbakan Binali Yıldırım da, Avrupa Birliği’nin, kendisini diğer bölge ülkelerinden soyutlayan bir anlayışı terk etmesi gerektiğini belirterek, “AB daha kucaklayıcı bir vizyon ve gelecek arayışında olmalı. Cameron, İngiltere’nin birlikte kalması için kampanyasını Türkiye üzerine oturtmasına rağmen, Türkiye üzerinden bazı acayip, garaip laflar etmesine rağmen İngiliz seçmeni bu sözlere itibar etmemiş, Türkiye hakkındaki düşüncelerinin doğru olmadığını da bu kampanyayla sayın Cameron’a bildirmiştir. Türkiye’ye vade biçen Cameron’a İngiliz halkı tarih vermiştir, vade biçmiştir..”


