--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İHH, ERDOĞAN SAYESİNDE EN BÜYÜK STK OLDU…

Kadir Demirel
Kadir Demirel

Üstad’dan İsrail İçin bir dörtlük…

 Yüz verince, yüz daha uman yüzler bilirim.
    Yokuşlarla kardeş, düzler bilirim.
Dünya öküzün boynuzundaymış derler, onu bilmem ama;
    Dünya üzerinde çok öküzler bilirim.. 

Necip Fazıl Kısakürek

35 yıldır gazetecilik mesleğinin içerisindeyim… İHH deyince aklıma hep şu gelirdi: 

Milletten para toplayan, zekat toplayan, sadaka toplayan ve o topladığı paralarla garibanlara üst-baş alıp onları giydiren, yetimleri sevindiren, ismini belki de ilk kez duyduğumuz, haritadan yerini dahi gösteremeyeceğimiz ülkelerde kurbanlar kesip mazlumlara mağdurlara dağıtan, bir sivil toplum kuruluşu İHH…

Ta ki; 2012 yılında Bursa İHH’nın daveti üzerine gerçekleştirdiğimiz Pakistan’daki bir ziyarete kadar…

İHH, TÜRKİYE’NİN
YÜZ AKI BİR KURULUŞ

O günlerde gittiğimiz dost ve kardeş ülke Pakistan’da, İHH’nın yaptığı hizmetleri bizzat yerinde gördüm. O yetimlere nasıl kol kanat gerdiklerini onların hem dini ilimleri hem de pozitif bilimleri tahsil etmeleri için neler yaptıklarına bizzat şahit oldum…

İşte ondan sonra benim İHH denilince aklıma gelen sadece yardım dağıtma, kurban kesme imajı silindi gitti hafızamdan…

İHH, Pakistan’a inanılmaz hizmet yatırımı yaptığını da bizzat görmüş ve şunları yazmıştım: “Özellikle Muntan ve Muzaffergah’ta sellerin vurduğu bölgede İHH’nın, Bağcılar Belediyesi’nin, TOKİ’nin yaptırdığı modern tarzdaki evler Türkiye’nin yüz akı. Hubeyb Başkanı Nedim Bey’in, Azim Bey ve Ayşe Hanım’ın gayretleri takdire şayan” diye yazmıştım o günlerde…

‘PAKİSTAN TURKİ ZİNDABAD!’

2009 yılında Pakistan’a bir ziyaret gerçekleştiren dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Keşmir Bölgesi’nin Muzafferabad Kentinde TOKİ tarafından inşa edilen komplekste incelemelerde bulunmuş ve Türk mimarisine uygun olarak yapılan caminin açılışını yapmıştı… 

O günlerde Pakistan’da ve birçok İslam ülkesinde Türkiye ve Erdoğan lehine yapılan tezahüratları duymayan kalmamıştı…

O camide namaz kılmış ve Muzafferabad’daki Osmanlı Camii cemaati de bizlere Türkiye’ye son derece müteşekkir olduklarını beyan etmişlerdi… Namaz sonrası cemaatin söyledikleri ve dillerinden düşürmedikleri tek şey şu idi: ‘Pakistan-Turki zindabad’: ‘Yaşasın Pakistan, Yaşasın Türkiye’.

POLEMİKLERE AMAN DİKKAT!

Bunları niçin yazdım…

 İHH bu ülkenin en güzide STK’larından birisi olan ve son günlerde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la girilen polemikler konusuna kendi açımdan açıklık getirmek için…

İHH Başkanı Bülent Yıldırım ve ekibi Türkiye’nin İsrail’le yaptığı anlaşmadan belli ki rahatsız…

Rahatsızlıklarının da şundan kaynaklandığını tahmin ediyorum: “İsrail’le anlaşmalar yapılırken biz de olmalıydık.”

O zaman ‘Niye siz de olacaksınız’ diye sorarım ben de…

Bu, STK’lar arasında yapılan bir görüşme mi ki İHH da orda olsun!..

Bu devletler arası bir görüşme ve anlaşma…

Dolayısıyla İHH’nın “Bu anlaşmada biz de olmalıydık’ tavrındaki çıkışının çok doğru olmadığı kanaatindeyim…

ERDOĞAN, HİÇ KİMSEDEN ÖZÜR DİLEMEYEN İSRAİL’E ÖZÜR DİLETTİ

İHH’yı dünyanın en büyük STK’sı yapan onların önünü her defasında açan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır…

Mavi Marmara’ya sahip çıkan, o şehitlerin hakkını her uluslararası platformda sürekli savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır…

O günleri yaşayan birileri olarak ben de biliyorum ki, o günlerde Erdoğan, İsrail askerlerinin Mavi Marmara’nın oraya girişine izin vermeyeceklerini tahmin ettiği için belki de geminin gitmesine pek sıcak bakmamıştı… 

Ve hatta Gazze’ye gidecek olan Mavi Marmara gemisine binen AK Parti milletvekillerinin ve bazı gazetecilerin de son anda vazgeçtiklerini ve gemiden indiklerini herkes biliyor… 

O günlerde Erdoğan’ın uyarıları göz önüne alınmadı ve maalesef 10 Türk, Siyonist İsrail askerleri tarafından hunharca katledildi…

Peki ondan sonra ne oldu…

Mavi Marmara’nın gitmesine ‘şerh’ koyan Erdoğan, devlet politikasının gereğini yerine getirerek şehitlere sahip çıktı…

Her platformda onların hakkını savundu ve hep şunu söyledi: İsrail dünya kamuoyunun gözü önünde özür dileyecek… Şehitlerin ailelerine tazminat ödeyecek… 

Ve Gazze’ye ambargo-abluka kalkacak…

Erdoğan yıllardır verdiği mücadelenin sonuçlarını birer birer aldı…

Ne oldu; İsrail özür diledi, şehitlerin ailelerine tazminatı kabul etti ve Türkiye’nin ‘olmazsa olmazı’ Gazze’ye ambargoyu tamamen kaldırmasa da bir gedik açtı ve Gazzelilerin nefes alması sağlandı…

Bunlar yeterli mi; elbette değil…

Ama inşallah bu başlangıç ve ardı arkası da gelecek..

PARALECİLER, CASUSLAR, ULUSALCILAR VE CHP’LİLER YİNE OMUZ OMUZA

Hatırlayınız… 

İHH’nın şubelerine baskınlar yapıldı, Bayırbucak’taki, Suriye’deki mağdur ve mazlumlara ins ani yardım götüren TIR’lara el konuldu…

 ‘Paraleciler’ yaptıkları haberlerle dünya kamuoyunda hem Türkiye’yi hem de İHH’yı terörist STK gibi göstermek istediler… Karşılarında kimi buldular Erdoğan’ı… 

Son 10 yıl içinde birçok Ortadoğu ülkesine, Balkanlar’a, Afrika ülkelerine gittim…Oralardaki Türkiye sevgisini Erdoğan sevgisini bizzat gördüm…

Bundan 4 yıl önce bir grup arkadaşımla Kudüs’e gitmiştim…

El-Halil, Ramallah, Eriha, Beytüllahim’de gezdik…

Türkçe konuştuğumuzu görenlerin söyledikleri şu iki söz dün gibi hâlâ kulaklarımda: Turkıya, Erdogan…

Daha düne kadar İHH’yı terörist ilan eden Paralelciler, sol STK’lar, ulusalcılar, İHH’yı zerre kadar sevmeyen elinden gelse bir kaşık suda boğmak isteyen Paralel’in yayın organı konumundaki Cumhuriyet’in ‘casusluktan’ yargılanan Can Dündar ve ekibi, CHP’liler nedense İHH’cı kesildi…

Onların amacı belli…

‘Tayyip Erdoğan’ın düşmanı benim dostumdur’ mantığı ve mantalitesi…

Gelin bu oyunu hep birlikte bozalım…

Son söz;

İHH, tüm mazlum coğrafyaların umudu konumundaki bir STK’dır, bundan hiç kimsenin şüphesi yok… 

Ancak; 

İHH’nın, 1947 yılında kurulan ve hiçbir ülkeden hiçbir konuda özür dilemeyen İsrail’e özür dileten, Davos Zirvesi’nde Siyonistlere “One minute’ diyerek onları tüm dünyanın gözleri önünde ‘katil’ ilan eden, İslam coğrafyasının lideri konumundaki bir Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’a söz söylemeye hakkı yok diye düşünüyorum…

Selâm ve dua ile…

Sevgili Akit okurları…

Her yıl olduğu gibi bu Ramazan’ı da Akit farkıyla sizlere yaşatmaya çalıştık…

Birbirinden değerli hocalarımız özel Ramazan yazılarını siz değerli okuyucular için kaleme aldı…

Ramazan boyunca o değerli fikirlerini bizlerle paylaşan, Ramazan’ın manevi atmosferinin gönüllerde yaşanmasına vesile olan bütün hocalarımıza teşekkürü borç biliriz…

Hepsinden Allah razı olsun…

Bize maddi ve manevi desteğini esirgemeyen tüm okurlarımıza da müteşekkiriz…

Bu Ramazan’ı da dolu dolu geçirip Allah’a kul olabildiysek ne mutlu bizlere…

Allah tuttuğumuz oruçları, kıldığımız namazları dergah-ı izzetinde kabul etsin…

Amin… Amin… Amin...

TEBRİK

Akit ailesi olarak bütün okurlarımızın Mübarek Ramazan Bayramı’nı can-ı gönülden tebrik ediyor,  Cenab-ı Allah’tan nice Ramazanlara, nice Kadir gecelerine, nice Ramazan ve Kurban Bayramlarına kavuşturmasını diliyoruz…

RAHMET VE BEREKET AYINA VEDA EDERKEN…

 Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da Cehennem ateşinden kurtuluş olan bir mübarek Ramazan ayını daha geride bırakmanın hüznünü yaşıyoruz…Rabbimize ne kadar şükretsek az…

Müslüman bir ülkede, ay yıldızlı bayrağın altında hep birlikte “Kur’an’ın indirildiği ay olan Ramazan’ı” yaşamanın mutluluğunu bir kez daha yaşadık şükürler olsun… Bana sorarsanız Ramazan’ın nasıl geçtiğini pek anlamadım…

Ama bazı arkadaş ve dostlara sorduğumda ise, günlerin çok uzun olduğunu ve özelikle su sıkıntısı çektiklerini söylediklerine şahit oldum… 

Ama; “Rabbimiz’e şükürler olsun, bu Ramazan’ı da bizlere yaşattı” diyenlerin seslerinin daha gür çıktığından eminim…

Akit, hem Ramazan sayfalarıyla hem de gündeme damga vuran manşet ve haberleriyle okuyucularının karşısındaydı…

 

Kadir Demirel Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle