Hira’dan dünyaya ışık saçan bir medeniyet inşa ettik; Minsk’teki Müslümanların gözyaşlarını dindirdik...
Haziran ayı içerisinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la Uganda, Kenya ve Somali’yi de içine alan 3 günlük bir ziyaret gerçekleştirmiştik ‘Afrika Boynuzu’na...
Ziyaretimizin 3. gününde Somali’nin başkenti Mogadişu’da yaptırılan Külliye’yi andıran ve Türk Büyükelçiliği’nin açılışına şahit olmuştum...
O gün benim için de özel bir gündü...
Neredeyse Türkiye dışında hiçbir ülkenin şehir merkezine büyükelçilik açmaya cesaret edemediği bir dönemde Mogadişu’nun göbeğine, kulelerinde Türk bayrakları dalgalanan büyükelçiliğin içinde çok güzel bir cami vardı...
Büyükelçiliğin açılış günü Cuma idi...
Heyetle birlikte büyükelçiliğin kapısı açılıp içeri girdiğimizde bizleri hocanın minarelerden o gür sesi karşılamıştı...
Hayyalessalah... Hayyalessalah...
Bir Cuma günü ve bir Cuma vakti Mogadişu’da ‘Haydin namaza, haydin namaza’ diye bizleri namaza çağırıyordu...
Bu olayın orada ben ve benim gibi düşünenleri çok etkilediğinden ve çok duygulandırdığından eminim...
Ve o zaman ‘İşte Türkiye’ bu diye haykırmış ve “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğindeki Türkiye’nin bu kutlu yürüyüşünü hiç kimse ama hiç kimse durduramayacak Allah’ın izniyle” diye yazmıştım...
11 Kasım’da Belarus’un Başkenti Minsk’teki caminin açılışını da görünce, Allah’ın izniyle Türkiye’nin kutlu yürüyüşünü kimsenin durduramayacağına bir kez daha şahitlik etmenin mutluluğunu ve gururunu yaşadım...
Ahmet Hamdi Akseki Camii İmam Hatibi Ali Tel’in okuduğu Kur’an-ı Kerim ile kulaklardaki pasın silindiği Minsk Camii’nin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bu ibadethane aynı zamanda Türk-Belarus dostluğunun da simgelerinden biri olacaktır” ifadelerini kullandı...
Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko da caminin İslam’ın gerçek değerlerini tanıtmasında önemli bir rol üstleneceğini ve sadece Belaruslu Müslümanlar için değil, bütün Belarus halkı için bir müjde olduğunu ifade etti...
Caminin açılışında konuşan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ise Minsk’e 8 yıl önce geldiğini ve Müslümanların ibadetlerini 10 metrekarelik bir baraka içinde yaptığını gördüğünü ve burada teravih namazı kıldığını hatırlatarak, “Minsk’te barışın sembolü olacak bu camiyi inşa ettiğimiz için Allah’a hamdediyorum” diye konuştu...
Görmez, özellikle misyonerlik faaliyetleri içinde bulunmadıklarını sadece din eğitimi ve din hizmetleri alanında talepleri karşıladıklarına da dikkat çekti...
Belarus Müftüsü Ebubekir Şabanoviç, caminin açılışını tarihi bir olay olarak nitelendirerek, “Bu cami 620 yıldır Belarus’ta yaşayan Müslümanlar için büyük mutluluktur” şeklinde konuştu.
GÖRMEZ’İN CUMA HUTBESİ
Dışarda hava çok soğuk, buz gibi bir hava vardı Minsk’te ...
Termometreler -4’ü gösteriyordu...
Resmi seremoni bitmiş ve Cuma namazını eda etmek için caminin içine girmiştik...
Caminin içi mükemmeldi...
Hat sanatının tüm incelikleri kaplıyordu duvarları...
Cami tıklım tıklım doluydu desem mübalağa yapmış olmam emin olun...
Kılınan sünnetin ardından Cuma hutbesini okumak için Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Mehmet Görmez minbere çıktı...
Orada not alma gibi bir durumumuz yoktu...
Türkiye’ye geldikten sonra AA’dan aldım hutbedeki bazı sözleri...
İşte o hutbeden satır başları:
l Allah’tan dua ve niyazım odur ki Minsk’e büyük değer katan bu mabet, ebediyen birlik, barış ve kardeşlik merkezi olsun...
l İlim, hikmet ve marifet merkezi olsun. 100 yıllık Fetret Dönemi’nden sonra burada ahlak, fazilet, hidayet yayılsın.
l Bütün insanlığa, vicdanını kaybetmiş beşeriyete şefkat ve merhamet saçılsın mihrabından, minberinden, kubbesinden...
l Cami Minsk’te yaşayan bütün Müslümanlar için bir güven ve huzur limanı olsun...
l Müslümanlar, nerede yaşarlarsa yaşasınlar, kendi kimliklerini muhafaza etmekle mükellef olmalıdırlar...
l Kimlik cehaletle şiddet ve nefretle korunamaz; ancak ilimle, hikmetle, insanla ve tabiatla, kâinatla, Rabbimizle kurduğumuz güzel ve doğru ilişkilerle inşa edilebilir...
l Kendi nefsimizle bizi kuşatan kötülüklerle harp etmeyi bilmezsek, bugün coğrafyamızda olduğu gibi insanlar birbirleriyle harp ederler...
“GÖZYAŞLARI İÇİNDE NASIL HAYKIRDIĞINI BUGÜN GİBİ HATIRLIYORUM”
İşte hutbenin can alıcı noktası, bizlerin de içine bir kurşun gibi oturan şu sözlerde gizliydi: 8 yıl önce bir Diyanet görevlisi olarak bu topraklara geldiğini anlatan Görmez, Minsk’te, bir barakanın içinde teravih namazını eda ettiklerini söyledi.
Görmez, hutbesinde şu ifadeleri kullandı:
“Belarus Müslümanları Dini İdaresi Başkanı Muhterem Hocamız Ebubekir Şabanoviç namazdan sonra yakama yapıştı ve ‘Biz Müslümanlar 6 asırdır burada yaşıyoruz ama bugün bir mescidimiz yok. 100 sene önce yıkılan mescidimizin yerine bir cami istiyorum. Ama bu camiyi bize minnet edecek bir millete yaptırmak istemiyorum. Bu camiyi bu ülkenin, bu coğrafyanın tarihi, kültürel dokusuna uygun olmayan anlayışları buraya taşıyacak herhangi bir ülkeye yaptırmayı düşünmüyorum. Bu camiyi Türk halkının yapmasını istiyorum’ dedi. Gözyaşları içerisinde bana nasıl haykırdığını bugün gibi hatırlıyorum. Ben de ona sarıldım ve dedim ki; ‘Biz öyle bir Peygamber ümmetiyiz ki Hira Mağarası’ndan dünyaya ışık saçan bir medeniyet inşa ettik. İnşallah hep birlikte burada sizin istediğiniz o camiyi inşa edeceğiz.’ Bize aslını buldu, aslına uygun olarak bugün bu camide hep birlikte müminler topluluğu olarak Cenab-ı Hak bizleri buluşturduğu için sonsuz hamd-ü senalar ediyorum.”
Minsk Camii’nin açılış kurdelasını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Belarus Devlet Başkanı Aleksandır Lukaşenko, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Belarus Müftüsü Ebubekir Şabanoviç birlikte kesti… Erdoğan ve Lukaşenko daha sonra camiyi gezdi, TDV yetkilileri ve cami imamı Mustafa Takas’tan bilgi aldı. Erdoğan’a Şabanoviç tarafından Kur’an-ı Kerim hediye edildi. Erdoğan, Kur’an-ı Kerim’i öperek alnına koyarken, Lukaşenko da Kur’an-ı Kerim’i öperek alnına koydu.
54 yıllık cami hasreti sona erdi
l Ahmet Hamdi Akseki Camii İmam Hatibi Ali Tel, okuduğu Kur’an-ı Kerim ile kulaklardaki pası sildi...
l Belarus’ta yaklaşık 100 bin Müslüman var...
l 54 yıl önce Sovyet rejimi tarafından yıkılan Minsk Camii’nin yenileme çalışmalarına 2003 yılında başlandı...
l Tatar mimarisindeki caminin yapımını 2014 yılında Diyanet Vakfı üstlendi ve 2 yıl gibi kısa bir zamanda bitirdi...
l Konferans salonu, sergi salonu, fuaye ve bilgisayar odaları bulunan camide 2 bin 500 kişi aynı anda ibadet edebilecek...


