Barbar, ırkçı, soykırımcı ve de utanmaz Batı…
Zulmü alkışlayamam
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım! ...
-Boğamazsın ki!
-Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam...
(Mehmet Akif Ersoy)
Batı, dün de barbardı, dün de ırkçıydı, dün de soykırımcıydı, dün de utanmazdı bugünde…
Tarihin derinliklerine inip şöyle bir baktığımızda batı dünyasının hem barbar hem ırkçı, hem soykırımcı hem de özellikle Müslüman ülkelerle ilgili konularda ikircikli bir tavır izlediklerini açıkça görürüz...
Sözde medeni geçinirler ama; iş Müslümanlara ve kendilerinden olmayan yabancılara gelince barbarlıkta asla sınır tanımazlar...
‘İnsan hakları ve özgürlüklerden yanayız’ derler ama; kendileri insan hakları ihlalinin kralını yaparlar, özgürlükleri sonuna kadar kısıtlarlar, ama; bir başka ülkede insanların canına kasteden, ülkeyi bölüp parçalamak isteyen özellikle terör örgütleriyle mücadele eden ülkeleri ‘insan haklarını ihlal ediyorsunuz, özgürlükleri kısıtlıyorsunuz’ diyerek o ülkenin içişlerine karışmaktan da geri durmazlar...
Almanya’da, İngiltere’de, Norveç’te camiler kundaklayıp yakarlar, camilerin duvarlarına kesik domuz başları asarlar, duvarlara ‘Müslümanlar dışarı, Türkler dışarı’ şeklinde sloganlar yazarak ırkçılığın dik alasını yaparlar, kendilerine karşı bu tür bir hareket yapmaya kalkanlara hayat hakkı tanımazlar...
Irkçılığın ve barbarlığın kralını yaparlar...
Barbarlıkta sınır tanımadıklarını her defasında gözler önüne sererler...
***
Norveçli cani Anders Behring Breivik bir anda 77 kişiyi öldürdü...
Verilen ceza sadece 24 yıl..
İşte bu katliam Avrupa’daki ırkçıları daha da cesaretlendirdi...
Ondan sonra özellikle Avrupa ülkelerinde Müslümanlara yönelik ırkçı saldırılar daha da artmaya başladı...
IRKÇILAR AP’DE CİRİT ATIYOR
Bakın o günlerde bu ırkçı saldırılarla ilgili olarak IGMG Bölge Sorumlusu Salih Özbay, Akit’e neler söylemiş: “Irkçılar artık Avrupa parlamentolarına kadar girmiş durumda. Çünkü İslam düşmanlığı ve ırkçılık Avrupa’da siyasi rant haline geldi. Tek siyasi söylemi İslam düşmanlığı olan partiler hükümet ortağı oldu. Devletlerin kendileri bu insanları barındırıyor. Irkçıların öyle dil ucuyla yapılmış kınamalardan korkacakları yok. Televizyonlarda bile ırkçılık örtbas ediliyor ve bu da yeni saldırılara zemin hazırlıyor..”
Bugün değişen bir şey var mı?
Yok... Yok...Yok...
İSLAM İLE TERÖR
YAN YANA ANILAMAZ
Bu konuyla ilgili olarak Cumhurbaşkanımız Erdoğan Hıristiyan dünyasının ‘İslam’ ile ‘terör’ü birlikte anmasına, Norveç, Almanya, Avusturya ve Afrika’da yaşanan ırkçı saldırılara işaret ederek, “Kimse Hıristiyanî terör demiyor” diyerek tepki göstermiş ve İslam düşmanlığı ile birleşen ırkçılığın Avrupa için büyük tehdit oluşturduğuna dikkat çekmişti o günlerde...
Türkiye, her platformda Avrupa’da artan ırkçılığa dikkat çekerek aşırı uçların, ırkçılık, İslam karşıtlığının acilen mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı...
Ama bugün geldiğimiz noktaya baktığımızda müşahhas bir adım yok...
Şimdi bakıyorsunuz tarihe ‘ırkçı soykırımcı’ olarak geçen başta Almanya olmak üzere birçok batı ülkesi başka ülkelere ırkçılık dersi vermeye çalışıyor...
Kimi inandıracaklarsa...
Gerçekten insan haklarını savunan, din ve vicdan özgürlüğünden yana olan ülkeler o ‘ırkçı ve soykırımcı’ ülkeleri dün de biliyordu bugün de biliyor...
SÖMÜRÜ VE SOYKIRIMIN ANASI FRANSA
Fransa ve Batı ülkeleri 13 Kasım 2015 Cuma günü 129 kişinin hayatını kaybettiği, Paris’i kana bulayan saldırılardan sonra hedefe yine İslam’ı oturttu.
Halbuki tarihe bir göz attığımızda başta Fransa olmak üzere tüm Batı dünyasının adı hep katliamlarla ve sömürdükleri ülkelerle anılmaktadır...
Sürekli insan hakları ve özgürlüklerden bahseden Fransa bugün hâlâ birçok Afrika ülkesini sömürmekte ve o ülkelerden yılda milyarlarca dolar parayı cebine indirmektedir...
Fransa’nın Afrika ülkelerindeki kurduğu sömürü düzenler ve onların eliyle yaptırdığı katliamlar cinayetler asla unutulmadı, unutulmayacak ...
8 Mayıs 1945 yılında Cezayir’de 1,5 milyondan fazla insanı çoluk çocuk demeden öldüren, kadınlara tecavüz eden Fransa’nın insan hakları ve özgürlüklerden bahsetmeye hiç ama hiç hakkı yok...
Fransa katlettiği Cezayirli Müslümanların bir kısmını çukurlara gömdü bir kısmını da tıpkı Nazi Almanyası’ndaki fırınlara benzeyen yerlerde yaktı...
...Ve 1945, Fransa’nın utanç yılı olarak belleklere kazındı...
RUANDA’DA BİR
MİLYON İNSAN
1994 yılının Haziran-Ağustos döneminde Ruanda’da bir milyona yıkan Tutsi ve Hutu’nun ölümüyle sonuçlanan soykırım hakkında bir araştırma komisyonu oluşturularak rapor hazırlanmıştı. İşte o raporda da; Türkiye’yi her fırsatta sözde Ermeni soykırımı ile suçlayan Fransa’nın Ruanda’daki soykırımdan haberdar olduğu ve bu cinayetleri gizlediği ortaya çıkmıştı...
Bize insan hakları ve özgürlük dersleri verecekler, önce kendi geçmişlerine bir baksınlar...
Çünkü; insan hakları ihlalleri bunlarda...
Özgürlüklerin kısıtlanması bunlarda...
Irkçılık bunlarda...
İslamafobi (İslam karşıtlığı) bunlarda...
İşte Fransa’nın sömürdüğü bazı ülkeler:
l 1861 ve 1868 yıllarında iki ayrı anlaşma yaparak Benin’i işgal ettiler...
l 1897 yılında Fransız sömürgeciler Burkina-Faso’yu işgal ettiler...
l 1839 yılında Gabon topraklarını Portekizlilerden satın alan Fransızlar buraya bir sömürge merkezi kurdular....
l 1885 yılında Berlin’de düzenlenen konferansta imzalanan anlaşma gereği Gine, Fransızların sömürdüğü bir başka ülke oldu...
l 1916’da Fransızlar ve İngilizler Kamerun’u işgal ederek paylaştı. Burada ülkenin dörtte üçünü alan Fransa yine aslan payının sahibi oldu...
l 1903 yılında Moritanya’yı işgal eden Fransızlar ülkenin her tarafına gönderdikleri misyonerlerle insanları din değiştirmeye zorladılar ancak; İslam’a bağlı olan Müslümanlar, Hristiyanlara teslim olmadılar...
l 1960’ta Nijer’i işgal eden Fransızlar diğer Afrika ülkelerinde olduğu gibi Müslümanların Hristiyan olması için baskı yaptılar ama başarılı olamadılar...
l 1881’de Tunus’u işgal eden Fransız sömürgeciler burada da zulümlerini devam etti ve en ufak kalkışmayı da kanlı bastırdı...
l1917’de Çad’da dini hayatın yeniden düzenlenmesi için düzenlenen ve 400 bilim adamının katıldığı sempozyumu basan Fransız askerleri o bilim adamlarını katletti...
Bunlar sadece birkaçı…
Evet... Aradan yıllar geçti...
Bu ülkelerin birçoğu (sözde) bağımsızlığını kazandı...
Adları bağımsız ama; hâlâ Fransa’nın ve Batı’nın sömürgesi altında inim inim inlemektedirler...
Çünkü o ülkeleri hâlâ bir avuç mutlu ve putlu azınlık yönetiyor...
Tüm bunlardan kurtulmanın yolu bir ve beraber olmaktan geçiyor...
Ama; şu anda bu mümkün görünmüyor...
Başta ABD olmak üzere, Avrupa ülkeleri başkaldıranları ya içerdeki elemanlarıyla ya da dışardan müdahalelerle saf dışı bırakmayı beceriyor...
AKAN KAN MÜSLÜMAN KANI OLUNCA ‘LAL’ OLUYORLAR
Batı dün olduğu gibi bugün de terör ve soykırım konusunda ikircikli tavrını sürdürüyor...
Bundan yüzyıllar öncesine gitmeye gerek yok...
Çok yakın zamanda başta Myanmar-Arakan’da Budist çeteler binlerce Müslümanı hunharca katletti ve bu katliamlara hâlâ devam ediyor...
Ama katledilen, soykırım uygulanan Müslüman olunca, ‘insan hakları havarisi’ kesilen ne ABD’den, ne BM’den ne de Batılı ülkelerden çık yok...
Neden?
Çünkü katledilenler, Müslüman...
Gazze’de terör devleti İsrail’in askerleri okulları bombalıyor, onlarca insanın katlediyor...
Yine ‘Onlardan’ çıt yok...
Çünkü öldürülen Siyonist bir Yahudi değil...
Avrupa’nın göbeğindeki Bosna’da Sırp ve Hırvat çeteleri binlerce kadına tecavüz edip, binlerce Müslümanı katletti ve toplu mezarlara gömdü...
Ortadoğu kan gölü…
Katil Esed Suriye’de 600 binden fazla insanı katletti, milyonlarca insanı sürgüne gönderdi, taş üstünde taş bırakmadı..
ABD, BM ve Avrupa her zaman olduğu gibi yine ‘üç maymun’u oynadı ve hâlâ oynuyor...
Duymadım...Görmedim...Bilmiyorum...
Sonsöz;
DÜNYANIN EN BÜYÜK MEZARLIĞI: AKDENİZ
2016 yılı tüm dünya ülkeleri için utanç yılı oldu...
2016 yılında 2 bin 870 kişi Akdeniz’in sularında can verdi...
Dünyanın umurunda mı?...
Denizler, dünya genelinde sadece bu yıl içinde 4 bine yakın mülteciyi yuttu...
Dünyanın umurunda mı?..
Komşumuz Suriye’de Katil Esed çoluk-çocuk-kadın-erkek demeden 600 binden fazla insanı katletti, milyonlarca insanı da sürgüne gönderdi, evinden barkından etti...
Dünyanın umurunda mı?...
Irkçı ve soykırımcı Avrupa ülkeleri toplamda 130 bin mülteci alınca ağlayıp sızlanmaya başladı...
Peki 3 milyon muhacire kucak açıp, ensar olan kim?
Elbette Türkiye...
Avrupa’nın umurunda mı?..
Ama bizim umurumuzda...
Bize sığınan hiç kimseyi, din, dil, renk, ırk ayrımı yaparak kapımızdan kovmayız...
Bizim genlerimizde ırkçılık yok...
Bizim genlerimizde ayrımcılık yok...
Çünkü biz Müslümanız...
İşte ırkçı Avrupa’dan farkımız bu...
Yazıya son noktayı Milli Şairimiz Mehmet Akif’in ‘Zulmü Alkışlayamam’ şiirindeki şu satırlarla koyalım...
(...) Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
Allah’a emanet olun...
Selâm ve dua ile kalın...
Vicdanı
müflis Avrupa...
Botu batırdılar... Aylan’ı öldürdüler...
Ağustos 2015’te Yunan sahil güvenlik ekipleri Bozburun açıklarında göçmenleri taşıyan şişme bir botu batırarak onlarca insanı ölüme terk etmedi mi?..
Eylül 2015’te ailesiyle birlikte Türkiye üzerinden Yunanistan’a gitmeye çalışırken teknenin batması sonucu Bodrum’da cansız bedeni sahile vuran Suriyeli bebek Aylan Kurdi dünyanın acımasız halini gözle önüne sermedi mi?..
Ahlaksız ve utanmaz Avrupalılar, Macaristan’da mültecilere tekme atıp çelme takan kameraman Petra László’ya ‘aferin’ ödülü bile verdi..
Ekim 2016’da Fransızlar Manş denizi kıyısındaki Calais kentindeki sığınmacı kampının tahliyesinde sığınmacıları taşıyan otobüs koltuklarını tamamen plastikle kaplayarak kendilerinden olmayan insanlara değer vermediğini bir kez daha gözler önüne sermedi mi?..
Hangi birini yazalım...
Velhasıl;
Vicdanları yok olmuş, Birleşmiş Milletler’in, ABD’nin ve Avrupa ülkelerinin hiç kimseye vicdan ve insan hakları dersi vermeye hakkı yok...
Bizim tarihimizde kıyım yok, katliam yok, sömürme hiç yok…
Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Çanakkale Savaşı’nın 101. yıldönümünde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin muhacirlere nasıl kucak açtığını, nasıl ensar olduğunu şu ifadelerle anlatmıştı: “Bizim tarihimizde kıyım, katliam yoktur. İnsanları sömürme hiç yoktur. Birileri bizi zorladığı için değil, kendi kültürümüzde var olduğu için böyle davranıyoruz.”
HADDİNİ BİL AVRUPA HADDİNİ BİL!..
Malumu olduğu üzere geçen hafta Avrupa Parlamentosu Türkiye’nin AB’ye üyelik müzakerelerini dondurdu…
Başta Erdoğan olmak üzere her kesimden AP’ye büyük tepki geldi…
Erdoğan’ın “İleri giderseniz sınır kapılarımızı açarız” sözünden sonra AB üyeleri tabir yerinde ise ciyaklamaya başladılar…
Yok efendim, ‘geri kabul anlaşması ile AB müzakerelerinin aynı kefeye koymak yanlışmış mış!’ falan da filan da demeye başladılar…
Hiç kıvırmayın…
Türkiye müstemleke ülkesi değil…
Ne gerekiyorsa onu yapmasını yani taşı gediğine koymasını çok iyi bilir…
2023 HEDEFİMİZDEN BİZİ
KİMSE ALIKOYAMAZ
İşte Erdoğan’ın İstanbul’daki konuşmasında öne çıkan bazı ifadeler:
90 yıl sonra yeni bir kurtuluş savaşı veriyoruz
Askeri, siyasi, diplomatik, ekonomik, sosyal her alanda veriyoruz.
Ben Hans’ın ağzına bakarak, George’un ağzına bakarak karar vermem, Hakk’a ve halka yönelerek cevabımı veririm.
Pensilvanya’nın bütün takımı ya firarda, ya da burada cezaevlerinde…
238 şehidimizin, 2 bin 193 gazimizin, KPSS’deki yolsuzlukların bedelini ödeyecekler…
Ey Avrupa Parlamentosu, siz terör örgütüne çanak mı tuttunuz, hayır olsun…
Bu ülkeyi Avrupa Parlamentosu mu yönetiyor, bu ülkenin hükümeti mi yönetiyor? Size ne? Haddinizi bilin haddinizi, geçti o, onlar mazide kaldı….
Kim ne derse desin çok çalışıp Türkiye’yi mutlaka 2023 hedeflerine ulaştıracağız…
Başbakan Yıldırım ise; “AB, Türkiye ile mi yoksa Avrupa’da kol gezen terör örgütleriyle mi işbirliği içinde olacak, bunun kararını vermelidir” diyerek AP’ye tepki göstermişti.


