Yıl 2030 olduğunda
Savunma sanayisindeki gelişmeleri takip etmek artık zor hale geldi. Her gün yeni bir silah deneniyor veyahut devam eden bir projenin yeni aşamasına geçiliyor. Sadece geçen hafta yerli uçak MMU’nun iniş takımlarının takılmasına, Kızılelma’nın ilk uçuşuna ve 150 km menzilli TRG230İHA füzesinin Bayraktar Akıncı’dan fırlatılışına şahit olduk. Haftaya kim bilir yeni ne göreceğiz merak ediyoruz. Çünkü nerdeyse hiçbir hafta boş geçmiyor.
Her gelişme sıradan vatandaşa heyecan vermesinin yanı sıra başka sektörlerde çalışan firmaları cezbediyor. Öyle ki insani yardım üzerine çalışan bir dernek bile bir yazılım şirketi kurup sektöre dahil olmaya karar vermiş durumda.
Daha önce de yazdığımız üzere, sektörde şu anda en büyük sorun yüksek güç üreten motorların eksikliği. Ancak bu hafta onunla ilgili de bazı gelişmeler oldu. Önce sivil kullanım amaçlı lokomotif motorundan başlayalım. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye’nin geliştirdiği lokomotif motorunun test edildiğini duyurdu. Motor 8, 12 ve 16 silindire sahip farklı tiplerde olacak ve 2700 beygir gücüne kadar güç üretebilecek. Söz konusu motorda TÜBİTAK’ın da katkısı var. TÜBİTAK ki bir zamanlar FETÖ yuvası gibiydi ve üretmek/geliştirmek için değil, köstek olmak için uğraşırdı. Kurum millileşince milli ürünler üretmeye başladı.
Lokomotif motoru birkaç uyarlamayla gemilerde de kullanılabilecek. Gemi motoru konusunda da ambargolara maruz kaldığımız için, yeni motorun geliştirilmesi gemi sanayisinde yerliliği yüzde 95’e kadar çıkaracak. Motorlar sayesinde üretim fazlası lokomotif ve gemilerin ihracından elde edilecek ek geliri başka yazıya bırakıyoruz.
Diğer önemli bir motor da uçaklar için geliştirilen TF6000 motoru. TEI tarafından geliştirilen en güçlü motor olan TF6000’nin testleri 2023’te başlıyor. Birkaç yıl sonra seri üretimi yapılacak olan motor Kızılelma gibi SİHA’lar ve Hürjet gibi daha hafif uçaklarda kullanılabilecek. TF6000, MMU için küçük kalıyor ama MMU için geliştirilecek motor bu motor üzerinden geliştirilebilecek. Savunma sanayi uzmanlarına göre MMU motoru için TF6000’in seri üretimini beklemeye bile gerek yok. Proje belli bir aşamaya geldiğinde daha büyük motor için çalışmalara başlanabilir. Yeni motor için yapılacak ve testler TF6000 için yapılmış olacağından, yenisi için harcanacak emek daha az olacak ve daha erken bir zamanda üretilecek.
Üçüncü motor ise BMC’nin Altay tankı için geliştirdiği BATU güç grubu. BATU motoru 1500 beygir gücünde olacak. Geçtiğimiz hafta ilk kez bir Altay tankına monte edilerek testi yapıldı. Motor, tanka girdi mi geriye detaylar kalır. İlk 50 ya da 100 adet Altay tankı Kore malı motorla üretilecek. Akabinde BATU motoru ve transmisyonu kullanılacak.
Bahsi geçen üç motor ortalama 5 yıl içinde hazır olur. Gecikmeler de hesaba katılırsa, 2030 yılında bu ülkede üretilemeyen motor kalmayacak. Dolayısıyla 2023 yılı bu ülke için bir milat olacak. Türkiye de savunma sanayii kapasite ve kabiliyetlerinde bir Fransa, İngiltere veya Almanya gibi olacak. Ve bunu onların koyduğu ambargolar sayesinde yapacak. Onlar bu kötülüğü yaparak bizleri motive ettiler. O kötülük hiçbir zaman unutulmayacaktır ama ülkemiz girişimcisinin önünü açmış olacak. Şerden hayır doğacak. Muhtemelen bu hayır onlara şer olarak (pazarlarını kapmak gibi) dönecek. 2030’u görmek dileğiyle.







