--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yazılım sektörü istihdam deposu

İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
2

Türkiye’deki finans piyasalarının dalgalanmasının bir sebebi yabancı sermayedir. Para sahibi yabancılar ülkemizde borsa, döviz veya faize para yatırarak paradan para kazanırlar. Paranın en lazım olduğu dönemlerde, artık kâr etmediklerinde veya piyasayı manipüle etmek istediklerinde paralarını çekip giderler ve bazen ekonomik krize sebep olurlar. Finans piyasalarında dönen sermaye maalesef böyle kaypak bir yapıya sahiptir. 

Ancak son zamanlarda ülkeye geri gitmesi zor sermaye de girmeye başladı. Bu ülkenin yazılımcılarının ve yatırımcılarının ürünü olan alışveriş ve oyun siteleri muazzam paralar çekmeye başladı. Şu anda fiyatı 16.5 milyar dolar, 7.5 milyar dolar ve 4.4 milyar dolar olan üç tane alışveriş sitesi var. Ayrıca 1.8 milyar dolara satılan oyun geliştirici şirketlerimiz var. Daha birkaç gün önce yine bir oyun geliştirici 100 milyon dolara satıldı. Sadece oyun sektöründe 5 milyar dolara yakın sermaye girişi oldu. 

Yatırım yapılan firmaların ortak özelliği, hepsinin yazılım/internet sektöründe olmasıdır. Bu başarı, yazılımı tutkuyla benimseyen emektarların eseridir. Öyle firmalar kurdular ki Türkiye’de 100 yıllık firmaların değerini bile geçtiler. Dahası, sektör büyümeye oldukça müsait ve ülkenin işsizlik sorununa da çözüm olabilecek fırsatlar sunuyor. Bazı Avrupa ülkelerinin bilişim sektöründeki istihdamın toplam istihdam içindeki oranı şöyle; Finlandiya % 7.6, İsveç % 7.5, Estonya % 6.5, Hollanda % 5.9, Almanya % 4.7, Fransa % 4.5, İspanya % 3.8, Macaristan % 3.8, İtalya % 3.6, Polonya % 3.4, Bulgaristan % 3.3, Romanya % 2.4 ve Yunanistan %2. 

Türkiye’nin ise sadece % 1.3. Oysaki yazılımda kendini ispat etmiş bu ülke için oran % 5’in altına inmemeli. Böyle bir durumda işsizlik de birkaç puan düşecek ve muhtemelen % 7’nin altını görüp sorun olmaktan çıkacaktır. Genç nüfusumuz fazla ve yazılım da gençlere hitap ediyor. Aslında “1 milyon yazılımcı” projesi iyi bir başlangıçtı. Sitesinde 832.167 başvuru olduğu yazıyor. Ancak online eğitim aperatif olmanın ötesine geçemez. 

Yazılımcı yetiştirmek için daha fazlası yapılmalı. Mevcut projede mutlaka online eğitimden yüz yüze eğitime geçilmeli. Belediyelerden tutun özel kurslara kadar birçok kurum eğitim vermeli, katılımcılara harçlık verilmeli ve işverenlerle kursiyerler buluşturulmalıdır. Diğer yandan üniversitelerde ilgili bölümlerin sayısı artırılmalıdır. Eğitim dili İngilizce olursa başarı düzeyi de katlanmış olur. 

İddiam odur ki; yazılım sektörü bu ülke için bir nimettir. Şu anda en çok eleman bulamayan firmalar bu sektördendir. En çok maaş verenler de yine yazılım firmalarıdır. Ayağa gelen bu fırsatı değerlendirmek devletin işidir. Devlet bu vesile ile hem Z kuşağını kazanır, hem istihdamı sağlar, hem de ekonomik büyümeyi temin eder. Türkiye’nin ihracat kilogram fiyatı 1.4 dolardır. Oysa SİHA’lardan atılan Cirit füzesinin bir kilosu 2000 dolara satılıyor. Katma değeri yüksek ürün üretmek böyle bir şey; malınızı 2 bin kat daha pahalıya satıyorsunuz. 

Yazılımda durum nedir biliyor musunuz? Ürününüzün hiçbir ağırlığı yok ve siz milyar dolarlara satıyorsunuz. Hindistan bilişim teknolojilerinden yılda 150 milyar dolar kazanıyor. Bizim insanımız Hintli yazılımcılardan daha az kalifiye değil. İlgili merciler teşviklerle ve kampanyalarla gençlerin dikkatini çekmeli ve bu alana yönlendirmeli. 

Gençler de şunu bilmeli ki gelecek, gelecek vaat eden işlerdedir. Geleceğin işi yazılımdır. Memur olmak da bir çözümdür ama 30 yıl çalıştıktan sonra elde edilecek geliri belli bir tecrübe kazandıktan sonra tek bir proje ile ve bir yıldan daha az bir sürede kazanmak mümkündür. Hiçbir yerden destek almasanız bile mutlaka yazılıma yönelin. Unutmayın ki geleceğinizi bugün yaptığınız tercihler belirleyecektir.

 

İbrahim Karataş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle