--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yabancı medya neden Erdoğan’a düşman?

İbrahim Karataş
İbrahim Karataş

Yabancı medyada bir hareketlilik yaşanıyor son günlerde. New York Times, The Times, The Economist, BBC ve Almanya’da bir çok medya organı seçim öncesi yerli müttefiklerine destek olmak amacıyla Erdoğan’ı hedef tahtasına koymuş durumdular. Bugünleri konuşmadan önce 2011 öncesi seçimlerine gitmek istiyorum. The Economist dergisi 28 Nisan 2011’deki “Gandi’nin Yükselişi” isimli yazısıyla Kılıçdaroğlu’nu parlatmıştı. 2 Haziran’da ise “CHP’ye oy verin” diye yazmışlardı. Çünkü The Economist’e göre Erdoğan anayasayı değiştirip otokratik bir sistem kuracaktı. Üstelik Kürtlere verdiği sözleri yerine getirmeyecekti. 

The Economist 7 Haziran seçimleri için HDP’ye oy isterken, Yahudi Ochs Sulzberger ailesinin sahip olduğu gazete NewYork Times (NYT) daha da ileri gidip Amerika ve NATO’ya akıl vererek “Erdoğan’ı devirin” dedi. Hem NYT, hem de BBC, Twitter hesaplarından AK Saray ve hiç olmayan altın klozet üzerinden seçim öncesi son küfürlerini savurdular. 

Seçime kadar devam eden hakaretlerin seçim sonrasında da devam edeceği muhakkak. Herkes haliyle Batı medyasındaki bu tarafgirliği merak ediyor. Seçimler Amerika’da ya da İngiltere’de yapılmıyor. AK Parti iktidara gelirse New York Times’ın veya BBC’nin editörlerine bir faydası veya zararı olmayacak. Gerçekten başka halkların tasasına düşüyorlarsa Mısır halkının çektiklerine de değinmeleri gerekmez miydi? Erdoğan diktatörse ve diktatörlere muhalefet ediyorlarsa, neden Sisi’ye güzellemeler yazıyorlar? Neden Esed hâlâ iktidarda? Devlet başkanlığı şöyle dursun, İngiltere hâlâ monarşiyle yönetiliyor. Kraliçeye de dil uzatacak cesaretleri var mı? 

Bu düşmanlığın perde arkasında Türkiye’nin giderek güçlenerek kontrol edilemez bir bölgesel güç haline gelmesinin önemi büyüktür. Türkiye Batı için ayaktır. Ayaklar baş olmasın istiyorlar. Diğer bir sebepse “one minute” un kronik bir hal alan acısıdır. Yahudi lobisi ve İsrail kendilerini dünyanın gözü önünde rezil eden bir liderin hâlâ iktidarda olmasını kabullenemiyorlar. İsrail’in işlediği suçları yüksek sesle dillendirerek Yahudilerin kuyruğuna basan Erdoğan’dan kurtulmak için yapıyorlar bu tür yayınları. Yabancı medyada Erdoğan aleyhine yazanların çoğunluğu Yahudi kökenli. Kimse bu durumu tesadüf olarak göremez.

Ancak en önemli sebep bunların hiçbiri değil. Asıl sebep Paralel medya ile Doğan medyasının Batılı medyaya haber yaptırmasıdır. Uzun zamandan beridir yerli görünümlü yabancı medyamızın yöneticileri ve muhabirleri yabancı gazetelere ısmarlama haberler yaptırıyorlar. Sonra da aynı haberleri alıntılayıp dikkatleri ve nefreti onlara yönlendiriyorlar. Mesela Bilal Erdoğan’ın Mısır pasaportu aldığına dair haberler ilk Mısır medyasında çıksa da, aslında Türkiye’de yapılmıştı. New York Times’ın “Türkiye Üzerindeki Karanlık Bulutlar” isimli haberi incelendiğinde Paralel medya destekli yazıldığı anlaşılabiliyor. Yazı Hürriyet’in bir haberiyle ilgili olmasına rağmen Today’s Zaman, Zaman, Fethullah Gülen ve Ekrem Dumanlı’nın isimlerinin geçmesi tesadüfi olamaz. Bu gazetenin son birkaç yılda Cemaat aleyhine haber yaptığı vaki değildir. Bir örnek vereyim; 3 Şubat 2015 tarihli NYT nüshasında F. Gülen’e ait “Türkiye’nin Yıpranan Demokrasisi” isimli makalesine 601 yorum yapıldı. Ne var ki eleştirel yorumların hiçbiri yayınlanmadı (bizzat kendim test ettim). 

Bugünkü seçimler yerli medya için hayati önem taşıyor. Ölümüne destekledikleri HDP meclise giremezse Cumhurbaşkanına meydan okumanın hesabının sorulacağını iyi biliyorlar. Bu yüzden panik haldeler. Şu sıralar İstanbul’dan Londra’ya birçok yerde gizli toplantılar yapıyorlar. Seçim sonrasında gazete ve TV’lerin künyelerinde değişiklikler olabilir. Türkiye’de yeni yabancı medya patronları görebiliriz. 

Yabancı ve işbirlikçisi medyayla mücadelede her şey AK Parti’nin seçim başarısına endeksli. AK Parti’nin seçimlerden mutlak zaferle ayrılması global medyayı sadece rahatsız edecektir. Ancak ulusal medya daha köklü değişikliklere gebe.

İbrahim Karataş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle