Üst akıllı Türkiye
Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında tarafsız kalarak kendisinin olmayan bir savaştan zarar görmeden çıkmaya çalışıyor. Bunu yaparken de Rus saldırganlığını inkâr etmiyor ve her ortamda dillendirerek doğru ve yanlış tarafı bildiğini herkese hatırlatıyor. İzlenen dış politika doğru. Öyle olmasaydı her sayısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a saldırmayı alışkanlık haline getiren İngiliz The Economist dergisi Türk dış politikasını yerden yere vurmazdı.
Dergiye göre Türkiye, ABD ve Avrupa ülkeleri gibi Rusya’ya karşı net tavır almalı ve tüm ilişkilerini kesmeli. Dergi bilhassa oligarkların yatlarını Türk limanlarında görmekten büyük rahatsızlık duyuyor. Sanmayın ki Türkiye Rusya’ya karşı çıkınca övgüler yağdıracaklar. Bunu asla yapmayacaklarını geçmişten biliyoruz. Mesela Suriye’de Esad’a karşı duran hükümet bir övgüye mazhar olmadı. Milyonlarca mülteci barındırıldığında veya Avrupa ile geri iade anlaşması yapıldığında da yaranamadı.
Hatta onlar Rusya’nın Suriye’deki zulmünü görmezden geldikleri sırada Türk ordusu Rus uçağını düşürmekle meşguldü. Rusya ile savaş ihtimali belirince de suçu Türkiye’ye atıp Türkiye’yi savunmayacaklarını söylediler. Şimdi ise NATO üyesi olmamasına rağmen sırf mavi gözlü ve sarı tenliler diye Ukrayna’yı savun diyorlar. Eğer ki Türkiye, Ukrayna’ya tam destek verirse yine bir yolunu bulup bizim ülkemizi suçlamaktan geri durmayacaklar. Çünkü mayın eşeğinin kıymeti olsaydı zaten cepheye sürülmezdi.
Hem kendilerinin de Rusya’ya karşı çıktığı yok. Hepsi de halen Rusya’dan ithalat yapmaya devam ediyor. Amerika bile Rusya’dan aldığı petrol miktarını % 43 artırmış. Ayrıca ABD ambargoları genelde ileri tarihli ve Rusya’nın canını acıtacak cinsten değil. Oysaki Türkiye hâlâ Ukrayna’ya silah göndermeye devam ediyor ve göndermeye de devam edecektir. O SİHA’lar ki bugüne kadar yok edilen 25 Rus hava savunma sisteminin 10 tanesini tek başına yok ettiler. Diğer hedeflerin sayısı daha da fazladır. Acaba Batı ülkeleri içinde bu kadar zarar verebilen başka bir ülke var mı?
Yine de diyelim ki Türkiye, Batılıların aklına uydu ve tarafsızlığını bozdu. O zaman Türkiye daha büyük sıkıntılar yaşayacaktır. Bu durumda Rusların Suriye’yi daha da karıştırmasına ve daha çok mülteciye razı olmak durumunda kalacağız. Akkuyu Nükleer Santrali yarıda kalacaktır. Turizmde büyük zararlar olacaktır -ki şu hâlde bile daha az Rus turist gelecektir. Rusya’ya yapılan ihracat da azalacaktır.
Hem biz bu filmi daha önce de görmüştük. 1991’deki körfez savaşından sonra Irak’a karşı Batı ambargolarına katıldığımız için 25 milyar dolar zarar ettik. Ayrıca Irak’taki karışıklık PKK’nın bu ülkeye tam yerleşmesine neden oldu. Dahası çekiç güç PKK’ya lojistik destek sağladı. Özetle Irak’ta en büyük kaybedenlerden biri Türkiye oldu. O günlerde hiçbir ülke Türkiye’nin zararını tazmin etmedi. Bugün Rusya ile ilişkiler kesilse doğabilecek zararlar yine Türkiye’nin kasasından çıkacak.
Devletin üst aklı neyse ki olabilecekleri görüyor ve birilerinin oyununa gelmiyor. Ne Ukrayna’nın mazlum olduğunu inkâr ediyor ne Rusya’nın Ukrayna’ya SİHA vermeme taleplerini kabul ediyor ne de saldırgan Rusya’ya tam cephe alıp büyük zararlara maruz kalmaya yanaşıyor. Bu politika işe de yarıyor. Eğer yaramasaydı ABD yönetimi F-16 satışına yeşil ışık yakmazdı ve Biden, Türk büyükelçisini kabul etmezdi. Emeğinizi gücünüzü ucuza sattığınız zaman kendinizi de ucuz hale getirirsiniz. Türkiye birilerine vagon olarak bir kazanım elde edemedi. Şimdi bağımsız bir yol deniyor ve gayet de başarılı oluyor. Unutulmamalı ki sizin politikalarınızdan rahatsız olanlar sizin değil kendi çıkarlarının zedelenmesinden endişe ediyorlardır. Bu onların sorunu. Zor günümüzde yanımızda olmayanlar zor günlerinde destek beklemesinler.







