--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Türkiye’nin tarafsızlığı bir fırsattır

İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
2

Suriye’de iç savaş başladığında Batı dünyasının Esed rejimini devireceğine kesin gözüyle bakılıyordu. Ancak öyle olmadı. Suriye’de halk yerinden olurken onların yerini terör örgütleri aldı. Esed ise bilhassa Rusya’nın desteğiyle ayakta kalmayı başardı. Türkiye o dönemde defalarca çözüm önerilerinde bulunmuştu. Mesela IŞİD’i beraber yok edelim demişti ve fakat ABD diğer bir terör örgütü olan YPG ile birlikte hareket etti ve Suriye’nin üçte birini örgüte bahşetti. Amerikalılar bununla yetinmeyip bir NATO üyesi olan Türkiye’yi savunmak için konuşlandırdığı Patriotları geri çekti. Ayrıca Türkiye, Rus uçağını düşürdüğünde NATO ülkeleri açıkça Türkiye’yi savunmayacaklarını söylediler.

Bu ülkenin son 10 yılda Suriye’den ve dolaylı olarak Rusya’dan çektiklerine hepimiz şahidiz. Müttefik bildiğimiz ülkelerin bizi daha zor durumda bıraktıklarını da biliyoruz. Türkiye acı çekmeye devam ettiği bir hengâmda Ukrayna’daki savaş patlak verdi ve bugüne kadar ortalıkta görünmeyen NATO müttefikleri Türkiye’nin kapısını çalmaya başladılar. Hatta tarafsız duran Türkiye’yi zorla Rusya’yla karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar.

Rusya’nın günahı çoktur. Ukrayna’da istediğini alamaması hepimizin temennisidir. Ancak derdi zaten çok olan Türkiye yeni krizlere dayanacak güçte değildir. Bu yüzden Rusya-Ukrayna savaşında tarafsız kalması doğru bir karardır. Savaş her ne kadar Rusya ile Ukrayna arasında geçiyor görünse de Ukrayna’nın arkasında bütün Batı dünyası duruyor. Savaş öncesinde Ukrayna ordusunu eğitenler onlardı. Ukrayna’ya halen gizlice silah yollayan ve Rusya’yı ekonomik ambargolarla köşeye sıkıştırmaya çalışanlar yine Batılı ülkelerdir. Dolayısıyla Ukrayna bu savaşta masum olsa da ona destek veren Batı bloku en az Rusya kadar suçludur. 

Eğer ki Ukrayna kaybederse onlar da kaybedecekleri için, kaybetmemek için ellerinden gelen her şeyi yapmaya çalışıyorlar. Şayet aynı tepkiyi Suriye’de de gösterselerdi Türkiye muhtemelen Rusya karşıtı ambargolara katılırdı. Ne var ki Türkiye’yi Rusya ile baş başa bıraktılar ve halen de Suriye’de Ruslarla uğraşmak durumundayız. Bu durumda dün, bugün (ve yarın) NATO üyesi Türkiye’yi Suriye bataklığında Ruslarla muhatap eden Batı dünyasını NATO üyesi olmayan Ukrayna’daki savaşta desteklemek durumunda değiliz. 

Hem destek verilse de işe yaramayacaktır. Yarın bir gün Ukrayna’da savaş bittiğinde Ruslar Suriye’de kaldıkları yerden devam edeceklerdir. Mesela sınırımıza doğru yeniden göçmen akınları başlatabilirler. Türkiye o gün ABD ve Avrupa ülkelerinden yardım istediğinde hiçbirinin sesi çıkmayacaktır. Şu anda Rusya’ya karşı destek istedikleri bir anda bile ambargolara devam ediyorlar. Hatta utanmadan S-400’leri Ukrayna’ya verin diyerek Türkiye ile Rusya’yı karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. Hiçbirinde maalesef iyi niyet görünmüyor ve tek gayeleri kendi risklerini Türkiye’nin üstüne yıkmaktır. 

Oysaki hem Batının hem de Rusya’nın zorda kaldığı bir dönem Türkiye için fırsat zamanıdır. Malum Türkiye hem Suriye’deki terörle uğraşıyor hem de milyonlarca mülteciyi barındırıyor. Ukrayna savaşında tarafsız kalmanın müspet bir bedeli olmalıdır. Mademki Beşar Esad, Rusya’nın desteğiyle ayakta duruyor, o zaman Suriye’de son sözü Rusya söylüyor demektir -ki durum tam da böyledir. 

O zaman Türkiye, Rusya ile Suriye’ye dair pazarlıklar yapabilir. Örneğin mültecilerin güvenli olarak evlerine dönüşü konuşulabilir. Rusya’dan yeni bir anayasa ve her grubu temsil eden siyasal bir sistem oluşturulması istenebilir. Bugün olmazsa da ortam durulduğunda bu tür talepler yapılabilir. Çünkü şunu biliyoruz ki, Türkiye’yi zora sokan en önemli birkaç sorunun arkasında Rusya var. Hazır, Türkiye’nin eli güçlüyken bu sorunları mutlaka çözmesi gerekir. 

 

İbrahim Karataş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle