Tetikçi IŞİD, ya azmettirici?
Çarşamba günü Atatürk Havalimanı’na yapılan terör saldırısını son birkaç haftadır bekliyordum. Türkiye’nin Rusya ile (İsrail’le değil) yakınlaşmasının bir bedelinin olacağı geçmiş tecrübelerden sabitti. Türkiye ne zaman hür iradesiyle bağımsız bir karar alsa birileri ona haddini bildirip tekrar bağımlı hale getirmek için ya terörü devreye sokar ya da başka bir şekilde intikam alır. Doğrusu Türk-Rus barışını bozmak için öncelikli cezanın yeniden bir uçak düşürmek ya da Rus birliklerine bir saldırı olmasını bekliyordum. Fakat şeytani üst akıl yine terörü seçti.
Peki düğmeye kim bastı? Kimisine göre IŞİD, Kilis’ten atılan topların intikamını almak için böyle bir saldırı düzenledi. Nitekim geçtiğimiz yıl Türkiye’ye cihat ilan edilmişti. Başkaları İran’ın parmağı olduğunu, başka birileri de IŞİD içine sızmış yabancı istihbarat servislerinin yapmış olduğunu iddia ediyor. Diğer yandan; Amerikan Dışişleri Sözcüsü geçtiğimiz günlerde Rusya’nın Suriye’deki faaliyetlerinden ve Türk-Rus yakınlaşmasından rahatsızlığını belirtirken terörün Rusya’ya sıçramasından bahsediyordu. Rusya’da henüz bombalar patlamadı ama terörün ABD tarafından metastaz yapılabildiğini veya görmezden gelindiğini biliyoruz artık.
Ayrıca CIA başkanı Dave Brennan’ın geçtiğimiz günlerde “30 IŞİD’li intihar bombacısı Türkiye’ye yollandı” şeklindeki uyarısı eksik bir cümlenin parçası gibi geliyor. Cümlenin tamamı “Türkiye Ruslarla barışarak bizim planlarımızı bozdu. Bu söz dinlemezliğin cezası olarak içerideki ajanlarımızın yönlendirmesiyle 30 IŞİD’li intihar bombacısı Türkiye’ye yollandı” olamaz mı? Yine Amerikan elçiliğinin vatandaşlarına aynı gün seyahat uyarısı yapması, konsolosluktaki bağımsızlık kutlamalarının iptali de Amerika’ya olan şüpheleri arttırıyor. Fakat Türkiye’ye girerken öldürülen başka bir intihar bombacısının üzerinden Şam-Kamışlı uçak biletinin çıkması Esed ve PYD’yi de potaya koyuyor. Çünkü Şam Esed’in, Kamışlı PYD’nin kontrolünde. Bombacının rejim ve PYD tarafından fark edilmemesi tuhaf gelmiyor mu?
Saldırılar daha büyük bir planın parçası da olabilir. Bilhassa Amerikan medyası Türkiye’de darbe yapılması için çığırtkanlık yapıyor. Eskiden bir ülkeyi karıştırmak için Gladiocuları kullanırlardı. İtalyanların Abdullah Çatlı’sı Vincenzo Vinciguerra, Gladio davasından yargılandığı sırada; “Gladio bombalar patlatarak halk nezdinde bir korku iklimi oluşmasını sağlar. TANSİYON STRATEJİSİ denilen bu metotla halkın korku ortamından çıkmak için devlet korumasını talep etmesi sağlanır.” Türkiye’de de bombalar patlıyor ve halkta güvende olmadıkları hissi hakim. Son zamanlarda orduyu darbeye kışkırtan yazılar ve söylemler arttığına göre bombaların darbeye zemin hazırlamak için patlatıldığı da söylenebilir.
Bu kadar çok sebep ve fail saydığımıza göre haklı olarak azmettiricinin kim olduğunun belli olmadığını düşünenler olabilir. Şahsen şüphe ettiğimiz ve etmediğimiz birçok ülke ve örgütün hepsinin fail olacağını düşünenlerdenim. Yani perde arkasında emri veren bir değil birkaç aktör olabilir. Bazen biri, başka bir zaman diğer biri intikam almak için terör örgütlerini kullanabilir. Atatürk’ten önce Sabiha Gökçen’e PKK tarafından havan topu atılmamış mıydı (bir de utanmadan Atatürk Havalimanı’ndaki saldırıyı kınadılar). PKK’ya bu aklı verenler belki de IŞİD’e bu haftaki bombalama için akıl verenlerle aynıydı. Ya da farklıydı. Reyhanlı saldırısında Esed’in adı geçiyordu. Ankara saldırısında Ruslar ön plana çıkıyordu vs... Bence şüphelerin hiç biri yanlış değil. Türkiye ile hesabı olanlar ya tek başına ya da birlikte hareket ederek ülkede terör estiriyorlar. Fakat hepsi de sonuçtan memnun ve gayet güzel nemalanıyor.
Azmettiricilere odaklanmışken teröre en az onlar kadar ortaklık eden terör alkışlayıcılarını unutmamak lazım. Bu güruh dolunay vaktinde bazı hayvanatın anormal halleri gibi ne zaman bir terör saldırısı olsa teröristi bırakıp devletini suçlamaya kalkar. Fakat devleti suçlaması ölen masumlara acıdığından değil, bilakis devletin zor durumda kalmasından aldığı zevki kamufle etmek içindir. Yobaz sol bir yana cesetler kaldırılmadan olayı politize eden Fetullahçı Abdullah’ın Yahudi Aaron tarafından azarlanarak insanlık dersi verilmesi kendine hâlâ cemaatim diyen bir yapı için ibret olmalı. Terörist sadece katleden değildir. Onu azmettiren kadar faydalanmaya çalışanlar da hisseleri ölçüsünde terörizme ortaktırlar. Ölenlerin elleri ahirette teröristlerle birlikte azmettirenlerin ve terörden nemalananların yakasında olacak.







