Teröristler suçlu. Ya yardım ve yataklık yapanlar?
İstiklal Caddesi’ndeki terör saldırısının üzerinden bir hafta geçti. Muhalefet inek dışkısının içinden buğday arama misali teröristleri aklaya dursun, bilhassa başta devlet olmak üzere geri kalanlarımız terörle ilgili bazı hayati unsurları yeniden tartışmak zorundalar. Bunlardan bir tanesi teröre yardım ve yataklıktır. Görüldüğü üzere Taksim bombacısıyla birlikte 17 kişi daha tutuklandı. Tutuklamalar muhtemelen artacaktır.
Eğer teröristi sınırda karşılayıp saklayan, yol gösteren, ne ihtiyacı varsa karşılayan söz konusu kişiler olmasaydı belki de bu eylem olmayacaktı. Birçok eylemde asıl fail ile birlikte ona yardım eden çok sayıda terör yandaşı vardır. Bunlar sadece “yandaş” demek doğru olur mu bilemeyiz ama öyle kabul ediliyorlar ve cezaları da nispeten az alıyor.
Oysaki onlar olmadan eylemlerin çoğu gerçekleşmez. Terörist sınırı bile geçmeye cesaret edemez. Etse bile eylemini gerçekleştirme şansı düşüktür. Bir kere o kadar patlayıcıyla bilmediği şehirlerde dolaşabilmesi çok zordur. Ancak birisi kendisine yardımcı olursa durum değişir. O sivil görünümlü yardımcılar -ki bir tür kamuflai görevi görürler halktan biri gibidirler ve fakat halkı öldürecek teröristi ve patlayıcıyı saklarlar. Bazen tekstil işçisidir, bazen gazetecidir, bazen de siyasetçidir. Yakalandıkları zaman terör yandaşları tarafından görünen meslekleriyle aklanmaya çalışırlar. Örneğin ‘gazeteciler içeride’ derler. Ama gazetecilerin arabasıyla sınırdan terörist kaçırdığını söylemezler.
PKK terörizmi bağlamında bakarsak; bu örgüt oldukça şanslı bir terör örgütü. Sınır dışında dünyanın süper gücü tarafından korunuyor. Amerika sayesinde hem ileri düzeyde askeri eğitim aldılar hem de silahla donatıldılar. Ayrıca Ruslar da PKK/YPG’yi destekliyor. Büyük güçlerin yaptığı şey yardım ve yataklıktan da öte bir tür sahiplenme ve tetikçi olarak kullanmaktır. Bugün terör örgütünün yaptığı her eylemde hisseleri vardır. Oysa ki isterlerse Suriye’den Türkiye içine hiçbir eylem yapılmama talimatını verebilirler ama vermiyorlar.
Yurt içindeyse örgütün kendisine ait bir partisi var. Bu parti örgütün insan kaynakları şubesi gibi çalışmasının yanı sıra, yardım ve yataklık faaliyetlerini de yürütüyor. Eylem için gelen bir teröristin HDP’nin yardımı olmadan eylem yapmasının imkanı yoktur. HDP’nin suça ortak olmayı kabul etmemek gibi bir lüksü de yoktur. Eylemlerin çoğuna da gönüllü iştirak ettikleri söylenebilir. Maalesef demokratik sistem HDP’yi doğurdu, HDP de sistemin zaaflarından istifade ederek kendisini var eden sistemi yok etmek için uğraşıyor.
Yardım ve yataklıkta diğer muhalefet partilerinin payını da unutmamak lazım. Örgüt bile kendi eylemini kabul ederken, muhalefet “hayır örgüt yapmadı” demeye getiriyor. Örgüte güveniyorlar ve fakat devlete güvenmiyorlar. Bu devlet örgütten de beterse niye devlet yönetimine talipler, onu anlamak güç. HDP’den bekledikleri oyların hatırına devlete de muhalefet etmek kabul edilebilir bir pozisyon değil. Muhalefet mevcut duruşuyla PKK’ya yardım ve yataklık eden HDP’ye yardım ve yataklık etmiş oluyor.
Eğer ki bir terör örgütü içeriden ve dışarıdan bu kadar destek alıyorsa daha çok eylem de yapar, eylemlerinde başarılı da olur, silah bırakmayı da aklına bile getirmez. Çünkü ne zaman suç işlese onu paklayacak birileri var. Bu yanlış bir yoldur. Hedefe ulaşmak için her yol mübah değildir. Bu durumun, emeğiyle çalışmak yerine hırsızlık yaparak para kazanmaktan farkı yoktur. Sonuçta kendilerinin bir kazanımı olabilir ama halkı ve devleti teröre karşı aciz bırakmak büyük bir suçtur.
Hem terörü aklamakla iktidar olunmaz. Halk oldukça öfkeli. Yüksek ihtimalle HDP ile ittifak seçim kazandırmak yerine seçim kaybettirecek.







