--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Terör örgütünü azar azar yok etmek

İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
4

Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) üç gün önce 2008’de Güngören’deki bombalama olayının sorumlusu, PKK’lı Nüsret Tebiş’i Suriye’de YPG-kontrolündeki alanda etkisiz hale getirdi. 2008’deki saldırıda daha konuşmayı bile bilmeyen çocuklar da katledilmişti. Adalet geç de olsa ve ahirete sarkmadan bu dünyada tecelli etmiş oldu. Fakat bahsini yaptığımız operasyon bir teröristi öldürmekten çok daha ve çokça manalar ifade ediyor. Manalar içinde gurur da var, sözde müttefiklerimizin ihaneti de var. 

Şöyle ki; MİT bir zamanlar CIA’nın kontrolü altında faaliyet gösterirdi. 1950’lerde maaşları CIA’nın ödediği söylenir. Ancak son zamanlarda ve bilhassa 15 Temmuz’daki hain darbeden sonra şaha kalkmış durumda. Artık Amerikan etkisi yok. Her kuruma olduğu gibi MİT’in içine de habis bir ur gibi yerleşen FETÖ mikrobu da yok. FETÖ temizleneli beri artık kimse operasyonları önceden terör örgütüne bildirmiyor. Oysa bir zamanlar FETÖ, PKK içinde MİT için çalışan muhbirlerin ismini PKK’ya verip hepsini infaz ettiriyordu. Demek bünye mikroplardan temizlenince başarı da kaçınılmaz olarak geliyor. 

Diğer bir husus, MİT’in istihbarat toplamasının yanı sıra artık operasyon da yapmasıdır. Bunu dünyada çok az istihbarat örgütü yapıyor. MİT bilhassa sahip olduğu SİHA’larla başarılı operasyonlar yaptı ve yapmaya devam ediyor. Böylelikle kendi personelinin riskini de minimize ediyor. Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada teşkilatın son 7 ayda 82 (Tebiş ile 83) PKK’lıyı etkisiz hale getirdiği yazıyordu. PKK’lı olmayan ve canlı olarak yakalanıp getirilen kişiler bu sayıya dahil değil. Türkiye ile çatışma içindeki örgütlerin elebaşlarının bir gün MİT tarafından yok edilmesi sürpriz olmayacaktır. Görünen o ki istihbarat teşkilatımız en verimli dönemini yaşıyor. Terör örgütleriyse en acı dönemlerinden geçiyorlar. 

Öte yandan, MİT’in Irak’ın kuzeyinde terör örgütü mensuplarını etkisiz hale getirmesi anlaşılır da etkisiz hale getirdiklerinin çoğunun YPG kontrolündeki alanlarda bulunması önemli bir detaydır. Bu durum Suriye’nin kuzeydoğusunun Batılıların iddia ettiği gibi Kürtlerin değil, PKK/YPG’nin elinde olduğunun apaçık delilidir. Dolayısıyla Türkiye’nin tüm tezleri doğrulanmış oluyor ve yaptıkları operasyonlar meşru olmuş oluyor. Başka bir deyişle, Türk güvenlik güçleri Suriye’de Kürtleri değil terör örgütlerini hedef alıyor.

Ayrıca Türkiye’nin haklı olması Amerika ve diğer batı ülkelerinin haksız olduğu manasına gelir. Öldürülen terörist için taziye yayınlayan Amerikan Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) çoğu Türkiye kökenli olan bu teröristlerin neden Suriye’de olduğunu izah etmek zorundadır. Bölge her ne kadar görünürde YPG’nin kontrolünde olsa da perde arkasında ABD işgali altında olduğu herkesin malumudur. Yoksa YPG/SDG çoktan yok edilmiş olurdu. Bu durumda ABD terör örgütü üyelerini himaye etmiş olmuyor mu? Öldürülen bazı teröristler muhtemelen ABD askerleriyle de zaman geçirmişlerdir ve muhakkak ki ABD ordusu kendisiyle oturup kalkanların kim olduğunu herkesten daha iyi biliyordur. Bu tavır apaçık Türkiye düşmanlığı değil midir?

Son olarak MİT ve diğer güvenlik güçlerimizin bu tür münferit operasyonları birleşince ortaya büyük bir operasyonun sonuçlarından daha büyük sonuçlar çıkıyor. Geçmiş operasyonlarda bu kadar çok sözde PKK’lı komutan öldürülmemiştir. Bu kadar çok örgüt militanı da öldürülmemiş olabilir. Her gün 3-5 tanesi etkisiz hale getirilince totalde yüksek rakamlara ulaşıldı. Demek ki devletimiz terör unsurlarını Amerika’ya rağmen yok etmekte kararlı ve büyük bir operasyon yapmasa bile örgütün peşini bırakmayacak.

 

İbrahim Karataş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle