--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Soykırım değil Türkiye düşmanlığı

İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
3

Eli kanlı Batı dünyası Ermenilerle el ele verip Türkiye’yi sözde Ermeni soykırımı ile sopalamaya devam ediyorlar. En son Biden Cumartesi günü ‘soykırım’ kelimesini kullandı. 1915’te ne olduğundan haberleri bile olmayan ve soykırımın alasını yapan Batılı ülkelerin Ermeni sevdası, Türkiye nefretlerinden ve Ermeni diasporasının, yolsuz politikacıları bağış adı altında rüşvete boğmasından ileri geliyor. Dolayısıyla ‘Soykırım yoktur, Türkiye nefreti vardır’ gibi bir söz uygun kaçar.

1915’teki olaylara soykırım demekle soykırım olmuyor. Neyin ne olduğunu hepimiz iyi biliyoruz. Ermeniler 19. yüzyılda büyük güçlerin güdümünde bir devlet kurma hülyasına daldılar ve karışıklıklar çıkardılar. Birinci Dünya Savaşına gelindiğinde ise doğuda Ruslar ve güneyde Fransızlarla işbirliğine giderek yüzyıllardır birlikte yaşadıkları Müslüman halkı katlettiler. Hal böyle olunca devlet de Anadolu’daki Ermenileri toplayıp kendi güvenlikleri için Suriye’ye sürdü. Eğer niyet Ermenileri soykırımdan geçirmek olsaydı sürmeye gerek kalmadan evlerinde katledilirlerdi.

Aslında Ermeniler bile uzun bir süre soykırım kelimesini kullanmadılar. Ama ne olduysa bir şekilde siyasete alet edildi ve kan davasına dönüştürüldü. Bu uğurda onlarca Türk diplomat şehit edildi. Aslında suikastlar devam ederdi ama en sonuncu katliamda, Fransızlar da öldürülünce suikastlar durdu. Fakat katillere yeterli cezalar verilmedi ve hepsi zaman içinde salıverildi. Çünkü Batı dünyası kendi katillerini kahraman olarak görmüştü ve hep öyle görecektir.

Aslında son Karabağ savaşı Ermenilerin nasıl kirli yalanlar söylediğini göstermesi açısından iyi bir örnekti ve fakat Ermeni muhipleri yine gür sesleriyle gerçeklerin üstünü örttüler. Azeriler işgal altındaki topraklarını geri alınca Ermeni dünyası Azeri ordusunun haklı ve meşru mücadelesi için de soykırım tabirini kullandı. Söylemlerinden de anlaşılacağı üzere Ermeniler saldırıp da başarısız olup muarızları tarafından öldürüldüklerinde bile soykırım ifadesini kullanıyorlar. Kaldı ki Azeriler gözleri vahşet bürümüş Ermenilerin aksine sivillere hiç saldırmadılar. 

Bir bakıma Ermeni katil olsa bile mazlumdur demeye getiriyorlar. Diğer yandan Karabağ’da döşedikleri mayınların yerlerini gösteren haritaları Azerilere vermiyorlar. İstiyorlar ki Azeri halkı mayınlara bassın ve ölsünler. İşte bu kadar zalim bir milletler. Ne var ki Biden gibi batılı liderlerden bu zulme dair bir kınama veya baskı duyulmadı ve duyulmayacaktır da. Neyse ki Ermeniler sayıca azlar ve Batıda keyif çatan diaspora Ermenileri aynı refahı Ermenistan’a getirmedikleri için ülke fakir kaldı. Eğer ellerinde imkân olsa öldürmeyecekleri kimse kalmayacaktır. Allah fırsat vermesin.

Bu arada; bu 24 Nisan’da da gördük ki dışarıdaki Ermeni destekçileri kadar yerli destekçi var. Günümüzün Taşnak çetesini temsil eden HDP soykırımla yüzleşin dedi. Oysaki Ermenilerin öldürdüğü insanların çoğu Kürt’tü. Bu bile HDP’nin Kürtleri temsil etmediğinin bir göstergesidir. Ayrıca CHP’li siyasetçiler içinde ne kadar çok Ermeni sever olduğu ortaya çıktı. Oysa bir gün önce yani 23 Nisan’da egemenlik, bağımsızlık, cumhuriyet vs. edebiyatı yapıyorlardı. İP’li bazı askıda vekillerse İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un HDP’nin çirkin twitine verdiği cevaba içerlemişti. Adamlar HDP’ye cevap vereceğine cevap vereni eleştiriyordu. Fetöcüler ise sözde Ermeni Soykırımının kabul ettiklerini söyleyerek her zamanki gibi alçalarak bir aferin alma peşindelerdi. Özetle yerli görünümlü düşman kuvvetler soykırım bahanesiyle devlete saldırıyorlardı.

Muhalefetin bu tutumu bir güvenlik sorunudur. Türkiye’de güvenliği tehdit eden bir başıboşluk var. Bir parti kendi devletini ve halkını değil de Ermenileri destekliyorsa gidip Ermenistan’da siyaset yapmalı. Boğaziçi rektörüne meydan okuyan çapulcular Ermeni soykırımını savunuyorlarsa gidip Erivan’da okumalılar. Bu tür kritik konularda müsamaha, taviz, fikir özgürlüğü olmaz. Devlet düşmanlığı fikir özgürlüğü olamaz. Aynı kişiler yarın öbür gün devlet memuru olurlarsa devleti içeriden çürütürler. Devlet göreve.

 

İbrahim Karataş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle