Santos’a öyle, Erdoğan’a böyle
Bill Clinton, Obama, Hillary Clinton, Gordon Brown, Kolombiya Devlet Başkanı Jose Manuel Santos ve Dominik Cumhuriyeti Devlet Başkanı Danilo Medina’ya danışmanlık yapan Benenson Strateji Grubu 7 Haziran’da olduğu gibi 1 Kasım seçimleri için de hem CHP’ye hem de HDP’ye danışmanlık yapıyor. Bir şirketin bir ülkede rakip iki partiye danışmanlık yapması normalde seçimlerin doğasını aykırıdır. Çünkü bir partiye oy toplamanız diğerine kaybettirmeniz demektir. Fakat Erdoğan’ı devirmek adına Türkçü faşizmle Kürtçü faşizmin temsilcisi olan partiler bu uğurda oy kaybına bile razılar.
Ateşle barut bildiğimiz grupları bir araya getiren Benenson Strateji Grubu’nu (BSG) tanımadan yapılacak her yorum havada kalır. BSG’yi 2000 yılında Amerikalı bir Yahudi olan Joel Benenson kurdu. Danışmanların da çoğu Yahudi’dir. 2013’te Rothschild ailesinin kontrolünde olan İngiliz Kantar Medya Grubu’na satıldı. Fakat Kantar Medya, BSG’nin yönetimine ve faaliyetlerine karışmıyor. Yılda 20 milyon dolar ciroları var. Hillary Clinton’dan son bir yılda 1 milyon dolar aldılar. BSG ile çalışmak maliyetlidir. CHP’nin arkasındaki baronların CHP’ye arka çıkacağını farz edersek, HDP’nin hangi parayla böyle bir şirketten danışmanlık aldığını sorgulamak gerekir.
Benenson Grubu HDP’yi “Seni Başkan Yaptırmayacağız” gibi bir sloganla Erdoğan’ın karşısına dikerken, diğer ülkelerde müşterisi olan siyasetçiyi başkan yaptırmak için uğraşmış. Başkan yaptıkları içinde bilhassa Kolombiya Devlet Başkanı Jose Manuel Santos’un durumu Erdoğan’ın/AK Parti’nin durumuna çok benziyor. Santos da geçen yıl iktidarını devam ettirmek için seçimlere girmişti. Santos anketlerde öndeyken kurmaylarından birinin adı bir skandala karışıyor ve ilk tur seçimlerinde rakibi Oscar Ivan Zuluaga’nın 4 puan gerisine düşüyor. Tıpkı AK Parti’nin 7 Haziran seçimlerinde 4 puan eksik alıp tek başına iktidar olamaması gibi. Benenson Grubu ikinci tur seçimlerine 10 gün kala, Santos’tan 40 yıldır savaştıkları FARC örgütü ile yapılacak barışın faydalarını ve savaşın zararlarını halka anlatmasını ister. Ayrıca halka işsizlik ve konut edinme konularında vaatlerde bulunmasını isterler. Özetle, Santos’tan barışa sahip çıkmasını ve somut ekonomik vaatlerde bulunmasını söylerler. Santos verilen akla uyar ve yeniden devlet başkanı seçilir.
Aynı şirket (BSG) Kolombiya ile benzer siyasi, ekonomik ve etnik şartlara sahip Türkiye’de ise Santos’la nerdeyse tüm şartları aynı olan Erdoğan (AK Parti) yerine rakipleriyle çalıştığı için olmalı ki Kolombiya’da Santos’a yaptırdıklarını Türkiye’de AK Parti’nin yapmaması için uğraştı. Kolombiya’da FARC ile barışın faydaları anlatılırken Türkiye’de PKK ile yapılan çözüm süreci bozduruldu. Santos’a yakın partilerin desteği alınırken Türkiye’de muhalefetin AK Parti’ye karşı birleşmesi sağlandı. Santos skandallar yüzünden az kalsın seçimi kaybediyordu. Türkiye’de ise bizzat Benenson Grubu ve işbirliği içinde olduğu yerli gruplarla birlikte AK Parti’ye bombalamalarla ve medya bombardımanıyla oy kaybettirmeye çalışıyor. Benenson üyesi bir kadının “Bir yalanı sürekli tekrarlayarak ve inanarak söylersen o yalana herkes inanır” sözüne bu bağlamda bakmak gerekir. PKK ile yeniden başlayan çatışma sürecinden Erdoğan’ı sorumlu tutmak, şehitler için AK Parti’yi suçlamak, gar patlamasından hemen sonra devleti terörist ilan etmek, bahsi geçen kadının aklına uyulduğunu gösteriyor.
Bugün önemli bir gün. Başka ülkelerde doğrularla, Türkiye’de ise yalan, kara propaganda ve kanla seçim kazanılabiliyor mu hep birlikte göreceğiz. Bugün kan ile oy mührünün banıldığı mürekkebin (hadi siyah kan diyelim) yarışı var. Daha çok siyah kan akarsa memlekette kırmızı kan akmaz. Kan tüccarları da pılını pırtısını toplayıp gider. Onun için mutlaka sandığa gidilmeli.







