Saldırılara karşı bir yıl sabır
Amerika’nın Türkiye ve diğer ülkeler üzerindeki güç testi devam ediyor. Trump kendi yöneticileri dahil herkese zenci muamelesi yapıyor. Bundan Türkiye dahil diğer ülkeler de nasibini alıyor. Yıllar önce yayınlanan Simpsonlar çizgi filminin bir bölümünde Trump ABD Başkanı olmuştu. Seçim sloganı ise “Amerika! Seni eski karım yapacağım” idi. Gerçekten Trump şu anda İsrail hariç herkese eski karısı muamelesi yapıyor. Dahası mevcut karısı Melanie Trump’la da boşanacağı dedikoduları dolaşıyor ki bu durumda Melanie de eski karısı olmak için gün sayıyor.
Yönetim yönetenin karakterini yansıtır. ABD bir devlet olarak Trump’la bütünleşmiş durumda. Trump güçlüden korkuyor ya da hayranlık duyuyorken, zayıf gördüğünü acımasızca eziyor. Türkiye’yi Erdoğan’a olan hayranlığı yüzünden birden değil tedrici olarak ezmeye çalışıyor. Aslında Trump gibi dengesiz bir Başkanın Erdoğan’a olan muhabbetinden daha çok yararlanılabilirdi ama neyse. Olan oldu ve Trump ve şürekâsı Türkiye’nin üzerine geldi ve gelmeye devam edecek.
Zannedilmesin ki Brunson serbest bırakılırsa ilişkiler düzelecek. Brunson Evangelistler için bir sembol haline geldiği için, onu kurtaran Kasım ayındaki kongre seçimlerinden avantajlı çıkacak. Bu yüzden Brunson’ın hatırına Türkiye ekonomisini çökertmek için ellerinden geleni yapacaklar. Bu kavgada Trump her ne kadar baş aktör gibi görünse de ondan daha etkili Siyonist-Evangelist lobinin daha aktif olduğu unutulmamalı. Bunlar öyle bir güruh ki Trump yanlarında çırak kalır.
Örneğin bazı senatörler Trump’tan daha çok Türkiye’nin üzerine geliyorlar. Geçtiğimiz günlerde birisi “Türkiye Brunson’ı bırakmazsa daha da beter olacak” diyordu. Asimetrik güç böyle bir şey işte. Kendisi hükümetimizden yargımıza müdahale etmemizi isterken, Türk bankacı Hakan Atilla ve FETÖ lideri Fetullah için kendi yargısına müdahale etmeyi aklının ucuna bile getirmiyor. Trump en fazla İsrail yargısına ufacık bir müdahalede bulundurdu ve zaten serbest olan bir Türk vatandaşını sınır dışı ettirdi.
Senatörlerden daha beterleri ise İsrail yanlısı düşünce kuruluşlarıdır. Şu günlerde FDD (Demokrasiyi Savunma Vakfı) ve Gatestone Enstitüsü Türkiye düşmanlığında başı çekiyor. FDD’nin 15 Temmuz darbesine destek verdiği ve bununla gurur duyduğu BAE büyükelçisi Yusul El Uteybe’nin sızan maillerinde ortaya çıkmıştı. Zaten maaşları da BAE ödüyor. Ancak vakfın başındakiler Yahudi ve İsrail’in çıkarları için uğraşıyorlar. İşbu FDD geçen hafta bir FETÖ kumpası olan Zarrab davasına bakan dört savcı ve bir FBI ajanına ödül verdi. Çünkü davayı FETÖ ve FDD birlikte hazırladı ve ödül verilen kişiler sayesinde Hakan Atilla cezalandırılırken, Halkbank’a yüklü bir ceza verilmesi bekleniyor. FDD’de iki de Türk hain var; Merve Tahiroğlu ve FETÖ’cü eski CHP milletvekili Aykan Erdemir.
Gatestone Enstitüsü de İsrail için çalışıyor ve son beş yıl başkanlığını şimdiki Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton yapıyor. Türkiye düşmanı bir enstitünün başında bulunan Bolton’ın ilişkilere ne kadar zarar verebileceğini siz düşünün. Bu kuruluştaki Türk hainler ise Uzay Bulut ve Burak Ege Bekdil.
Bahsi geçen kişiler, kurumlar ve devlet yüzünden başımızın biraz daha ağrıyacağı söylenebilir. Bir süre daha doların ateşiyle yanacağız. Yüksek enflasyon ve ekonomide küçülme olasıdır. Şu an için umut verici bir tablo çizemiyoruz. Ancak kazananın Amerika değil, Türkiye gibi mağdurlar olacağı kesindir. Bir kere doların yükselmesi Amerika’nın lehine bir durum değil. Çünkü ürünleri pahalı olduğu için ihracatı azalırken ithalatı artıyor. ABD sadece Türkiye’ye değil, tüm dünyaya meydan okuduğu için hepsiyle baş edemeyecek ve hamleleri kendisini vuracak. Amerika en güçlü devlet olabilir ama her şeye gücü yetmiyor. Diğer yandan, Türkiye’nin en çok Avrupa’ya borcu olduğu için Türkiye’nin batmasını istemezler. Çünkü batarsa Avrupa’nın parası batacak. Son olarak, millet olarak başımıza bir musibet gelmeden tedbir almıyoruz. Bizzat devletimiz Dolar’la Euro’yla ihale yapmıyor mu? Üreterek değil harcayarak büyümüyor muyuz? Devlet ve millet olarak israfın daniskasını yapıyoruz. Onun için bu şer saldırılar belki de bir uyanışa sebep olacak ve yere çarpıp yukarı fırlayan bir top gibi uçuracak bu ülkeyi. Ama önce şu başımızdaki belayı defedelim. Bir yıl sabır.







