Mühimmat da akıllanıyor
Ülkelerin savunma sanayileri artık tüm bilgi ve birikimlerini insansız silahları üretmeye harcıyorlar. Sadece SİHA’larla özdeşleşen uzaktan imha teknikleri kara ve deniz silahlarında da etkili olmaya başladı. Hatta büyük güçler çok önceden başlattıkları projelerini çoktan hayata koydular ve sahada test etme imkanı buldular. Bugünlerde Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısına şahit olurken mezkur silahların etkinliğini de görmüş oluyoruz. Hatta savaş, Türk savunma sanayisinin geldiği ve gelmesi gerektiği seviye hakkında da bir fikir veriyor.
Malum Rusya, Ukrayna’da bir bataklığa sürüklendi. İki günde alırız dedikleri Ukrayna’yı 40 gündür alamadılar. Çünkü askerleri ya sarhoş ya da çamaşır makinesi çalma derdinde. Tek sebep beceriksiz Rus ordusu değil tabi ki. Ukrayna ordusunun kullandığı bazı silahların yıkıcı etkisini de hesaba katmak gerek. Örneğin kendi üretimleri Stugna-P isimli bir tanksavar silahını kullanıyorlar. Bu silah bir yere konuluyor ve asker konulduğu yerden uzaklaşıyor. Daha sonra uzaktan verilen komutlarla tanklar imha ediliyor. Kullandığı füze güdümlü, 5 km menzile sahip ve hareketli/hareketsiz hedefleri vurabiliyor.
Stugna-P modeli anti-tank füzeleri çok sayıda Rus tankını yok etti. Savaş bittikten sonra Ukrayna’nın gururu olacak ve aynı zamanda iyi bir ihracat kalemi olacaktır. Türk savunma sanayisinde henüz böyle bir silah yok. Ancak silahın başarısı orduların ona yöneleceğini, dolayısıyla çokça üretileceğini ve satılacağını gösteriyor. Bu yüzden kendi savunma şirketlerimizin bir an önce üzerinde çalışması elzemdir. Kaldı ki Stugna-P benzeri bir anti-tank füzesi üretmek bir SİHA üretmekten daha kolaydır.
Dikkat çeken bir diğer silahsa Ruslara ait Krasnopol lazer güdümlü toplardır. Hedef önce bir İHA ile havadan lazerle işaretleniyor, sonra da güdümlü top işaretlenen hedefi vuruyor. 155 mm’lik toplar 25 km’den hedefi vurabiliyorlar. Amerikalıların ürettiği Excalibur isimli top ise 40 km’den hedefi vuruyor ve şu anda 70 km menzilli bir top üzerinde çalışıyorlar. Bu tür toplar, ömrü bitiyor denilen tankların ve obüslerin hem etkinliğini artırıyor hem de kullanım ömürlerini uzatıyor.
Roketsan şu anda kısa menzilli ve 120 mm kalibreli bir top üzerinde çalışıyor. Tanok isimli topun menzili en fazla 6 km. Rusların söz konusu topu 40 yıldır kullandıkları göz önüne alınırsa, aynı menzil ve kalibreye sahip bir top üretmek için bir an önce çalışma yapmak yararlı olacaktır. Böylelikle obüslerden rastgele toplar fırlatılmayacaktır.
Genel bir değerlendirme yapmak gerekirse; savunma sanayimiz insansız silah konusunda daha çok hava kuvvetlerinin işini kolaylaştıracak silahlarda çok önde. SİHA’larımızın başarısı hepimizin ve tüm dünyanın malumu. Jet uçaklarından fırlatılan mühimmatın güdümlü kitlerle akıllı hale getirilmesi de büyük bir başarı. Kara silahlarında ise biraz daha geriden geliniyor. Ancak gelinen nokta yetersiz olsa da ilerisi için umut veriyor. Her silah küçük veya önce kısa menzilli olur, sonra elde edilen birikimle büyütülür. Biz şu anda ilk evredeyiz diyebiliriz.
Ancak savaşların dünya gündemine yeniden girdiği ve yeni bir dünya savaşının konuşulduğu bu dönemde enerjiyi, birikimi ve sermayeyi doğru yere yönlendirmek ve biraz da hızlandırmak gerekecek. Artık hiçbir mühimmat nokta atışı yapılmadan rastgele ateşlenmiyor. Ayrıca askere düşen iş azaltılmakta ve her işlem uzaktan ve güdümle yapılmakta. Özetle, silahlar daha da akıllanıyor ve akıllandıkça daha ölümcül hale geliyorlar. Bu yüzden de Krasnopol ve Stunga-P gibi silahları bizler de üretebilmeli ve ordunun envanterine alabilmeliyiz.







