--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

MİT’in paketledikleri ve paketlenmesi gerekenler

İbrahim Karataş
İbrahim Karataş

MİT, 2013’teki Reyhanlı saldırısının azmettiricisi Yusuf Nazik’i Esed’le alay edercesine Lazkiye’den alıp getirdi. Demek ki FETÖ virüsü devletten temizlenince devlet, sağlığına kavuşmuşçasına daha atik ve sonuç alıcı operasyonlara imza atabiliyor. O FETÖ ki üyelerinden savcı Özcan Şişman saldırı ihbarını almasına rağmen kılını kıpırdatmadığı için saldırı olmuştur. FETÖ’nün teröristlerin eylem yapmasına göz yummasının dışında bizzat teröristlerle de irtibatlı olması ihtimali üzerinde de durulmalıdır.

Çünkü FETÖ yıllardır bu ülkede her kötülüğün analığını yaptı. Bir Reyhanlı saldırısı ne ki onlar için. Ankara’daki DAEŞ saldırısının bombacılarını Urfa’dan Ankara’ya gönderen FETÖ’cü bir astsubay değil miydi? Darbe günü gözünü kırpmadan vatandaşları öldürenler 1 dolarlık FETÖ’cüler değil miydi? Ayrıca kaçak FETÖ’cü gazetecilerin alarma geçip MİT’in başarısını sabote etmeleri olağan düşmanlığın ötesinde kendi suçlarını örtbas etme kokusu yayıyor. Öyle ki Yusuf Nazik’i CIA verdi diyecek kadar zırvalayanlar oldu. 

Firari teröristler uzaklardan laf atacaklarına kendi gelecekleri için endişelenseler daha iyi olur. Devlet onlara geç uğrayabilir ama eninde sonunda kapılarını çalar. Mesela bugünlerde ihanette limiti olmayan Can Dündar’ın da kapısı elbette çalınacaktır. Daha önce Alman Cumhurbaşkanı ile foto çektiren Dündar bu hafta da Macron’la birlikte selfie çektirdi. Adeta “görün bakın arkamda kim var? Dün Almanlar, bugün Fransızlar” diyordu. Başka bir deyişle tüm Avrupa’yı arkasına alıp Can görünümlü Jean olduğunu ilan ediyordu. 

Dündar’ın arkası hakikaten kuvvetli. Ancak o ve diğerleri hayatı “an”dan ibaret sayıyorlar. Muhtemelen Vahşi Yusuf da Esed’le benzer selfieler çekmiştir ama şimdi hak ettiği yerde. Aslında MİT onu darağacına asıp hem firarilere ibret hem de kendine PR yapardı ama kurum çok “Nazik” davranıp adalete teslim etti. 

Yalnız şu günlerde paketlerden de önce gelen bir tehlikenin bertaraf edilmesi gerekiyor. YPG her ne kadar Afrin’den çıkarıldıysa da vurkaç taktikleriyle çok sayıda ÖSO elemanını öldürdü ve öldürmeye devam ediyor. YPG’nin medyası her gün yeni bir saldırı videosu paylaşıyor. Bu demektir ki Afrin ele geçirildi ama kontrolü henüz sağlanamadı. YPG’nin saldırılarını ya askeri güçlerin alacakları tedbirler durduracak, ya da MİT ÖSO’yu kullanarak YPG’nin elinde olan yerlerde misillemede bulunacak. Bu tarz saldırılar bazen medyaya düşüyor ama henüz PKK’lı teröristleri caydıracak düzeye gelmiş değil. Belki daha çok operasyon yapması gerekecek. Ya Afrin Kobani kadar huzurlu olacak, ya da Kobani Afrin kadar huzursuz olacak. 

Diğer bir husus, Türkiye’nin düşmanlarını fonlayan ülkelerin huzurunun kaçırılması gerektiğidir. Gezi olaylarından 15 Temmuz darbesine kadar birçok olayda fonlarla, istihbaratla ve diğer yollardan asileri ve darbecileri destekleyen bazı devletlerin yaptıkları hâlâ yanlarına kâr kalmış görünüyor. Çölün ortasında medeniyet kurup yabancı sermaye ve turizmle büyüyüp başka ülkelerin içişlerine direkt ya da dolaylı olarak karışan bazı ülkelerin huzurunun hiç bozulmaması adeta diğer ülke ve toplumların huzurunun kaçırılmasına endeksli. Başka ülkelere huzur ve güven geldi mi bunların huzuru kaçıyor (ya da tam tersi). Ufacık bir nahoş olayda zenginlikleri çöl kumlarının altında kalacak kadar zayıf bu fitne ülkelerine de bazı uyarılarda bulunulması ne iyi olurdu. 

Eğer MİT FETÖ’cülerin önde gelenlerini toplayıp getirebilirse, Kuzey Suriye’de asayişi kendi yöntemleriyle temin edebilirse ve Türkiye’ye düşmanlık besleyen ülkelerde operasyonlar yaptırabilirse CIA ve MOSSAD gibi global bir marka değeri olur. 

 

İbrahim Karataş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle