--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kör noktada kalmış bazı siyasi gerçekler

İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
2

 

Siyaset konuşurken bilgi kalabalığı içinde arada kaynayan bazı gerçeklerin üzerinde durmayı unutuyoruz. Oysa o gerçekler karar verirken doğru ile yanlışı ayırmaya yardımcı olurlar. Örneğin PKK elebaşlarından Duran Kalkan: “AK Parti ve MHP’ye verilen bir oy PKK’ya sıkılan kurşundur” diye bir itirafta bulunmuş. Söyledikleri gayet önemli şeyler. Demek ki PKK için oylarımızı attığımız sandıklar içi kurşun dolu mühimmat sandıklarıymış. 

Eğer ki terörle mücadele bir insanın karar vermesinde önemli bir rol oynuyorsa, bu söz ışık olabilir. Demek ki Cumhur İttifakı mücadeleyi gayet iyi yürütüyor. Demek ki Süleyman Soylu gibi mücadelenin öncüleri işlerini gayet güzel yapıyorlar. Demek ki Türkiye’nin Wright kardeşleri Selçuk ve Haluk Bayraktar’ın ürettiği SİHA’lar gerçekten de terörle mücadelede çığır açıyorlar. 

Ve ayrıca demek ki bu ülkenin en önemli teknoloji ürünü olan Bayraktar SİHA’larına olan saldırı boşuna değil. Güzide firmaya ve şahıslara olan saldırılar muhalefetin terör örgütleri ve uzantılarıyla ne kadar iç içe olduklarını ve bir tür yardım ve yataklık yaptıklarının göstergesidir. Eğer ki bir gün iktidara gelirlerse PKK’nın ne kadar rahatlayacağını ve Baykar gibi savunma şirketlerinin ne kadar rahatsız edileceğinin de delilidir. 

Bazıları çözüm sürecini hatırlatıp geçmişte hükümet de HDP’ye yanaştı diyebilir. Yanaşmak iki türlüdür. Birinde amaç silah bırakmaya ikna etmektir. Çözüm süreci bu amaçla yapıldı ve PKK’nın çözüm istemediği ortaya çıktı. Günümüz muhalefeti ise PKK’ya silah bıraktırmak gibi bir çaba içinde değil. Sadece riyakâr bir tavırla HDP’nin oylarını alıp iktidar olmanın derdinde. Siz hiç muhalefetin terör sorununu çözeceğiz dediklerini duydunuz mu? Herhangi bir çözüm önerileri oldu mu? İktidar olduğunda terörü bitirmek için bir yol haritası sundular mı? Suriyelileri 2 yılda göndeririz diyorlar. Peki terörü 2 yılda bitiririz dediklerini duydunuz mu? Bakın İçişleri Bakanı seçime kadar yurtiçinde terörist bırakmayacağız diyor. Benzer bir vaadi muhalefetten duydunuz mu?

Diğer ıskalanan bir gerçek de FETÖ ile ilgili. FETÖ, cemaat varsayıldığı dönemlerde İslami kesimin en seküler yapısıydı. Amacınız ne diye sorduğumuzda söylemezlerdi. Muhtemelen darbeye kadar kendileri de tek amacın Fetullah Gülen’e uluhiyet kazandırmak olduğunu bilmiyorlardı. Muhalefet, FETÖ Ak Parti’ye yakınken üzerine gidiyordu. Çünkü o zaman cemaat olarak biliniyordu. Çünkü muhalefet cemaatleri sevmez. Ancak FETÖ taraf değiştirince bağırlarına bastılar. Üstelik ülke için ne kadar tehlikeli oldukları ortaya çıkmasına rağmen. Bu dayanışma FETÖ’den gelecek oyların hatırına ama huylunun huyundan vazgeçmeyeceğini ve FETÖ’nün bir gün onlara da zarar vereceğini ya fark etmiyorlar ya da göze alıyorlar. 

FETÖ-siyaset ilişkisinde asıl değinmek istediğim konu aslında FETÖ’nün süre olarak kimi ne kadar desteklediğidir. Bu örgüt 2002’de Ak Parti’nin iktidara geleceğini anlayınca taktiksel olarak destek verdi. Gönülden destek verdi diyorsanız öyle de farz edebiliriz. İstatistiklere göre Ak Parti’ye en son 2011’de oy vermişler. Tabii gerçekten verdilerse. Çünkü ayrışma “One minute” hadisesine kadar gidiyor. Yani FETÖ 9 yıl boyunca Ak Parti’ye destek verdi. Son 12 yıldır ise destek vermiyor. Peki kime destek veriyor? Muhalefete. Bu durumda FETÖ en çok muhalefet partilerini desteklemiş olmuyor mu? Kimden yana olduğu aşikâr değil mi? Dolayısıyla FETÖ ne Ak Parti’nin destekçisi ne de muhafazakâr mahallenin mensubudur. FETÖ muhalefettir, Millet İttifakıdır. Aslında muhalefete de muhalifler ama ayrışıncaya kadar onlardan farz edeceğiz. Bu gerçeğin altını çizmek lazım. 

Siyasetteki kör noktada kalmış diğer hususları başka zaman yazarız.

 

İbrahim Karataş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle