--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kiralık kongre

İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
0

Barış Pınarı Operasyonun faydalarından biri de PKK/YPG’nin terör yoldaşı olan FETÖ ile her ikisine destek veren Amerika’daki Siyonist destekçilerinin deliklerine su kaçırıp onları zemin yüzüne bir kez daha çıkarmasıdır. Operasyonun başından bu yana her biri bir yerden saldırıyor. YPG Suriye’nin kuzeyinden kaçınca Tel Abyad gibi yerleşim yerlerinde bombalar patlatarak kendince intikam almaya çalışıyor. Sözde sözcüleri ise utanmadan suçu Türkiye ve ÖSO’nun üzerine atıyor. YPG’nin yalanda bu kadar ileri gideceğini hesap edemeyen Siyonistlerden Michael Rubin ise Tel Abyad ve diğer bölgelerin Türkiye’nin Vietnam’ı olacağını söyleyerek YPG’yi yalanlıyor. 

Öte yandan; İslam düşmanı ve Hristiyan/Yahudi dostu FETÖ’ye ait haber sitesi  Ahval, Türkiye’nin Suriye’de Hristiyanları hedef aldığını söyleyerek sahiplerine şirin görünmeye çalışıyor. Ayrıca David Lepeska isimli diğer bir Siyoniste sözde Ermeni Soykırımına Hayır oyu veren Ilhan Omar’ın Türkiye’den 1500 dolar aldığına dair yalanı yazması için köşe veriyor. Diğer yandan aklı kısa boyu uzun FETÖ örgüt üyesi Enes Kanter de Ilhan Omar’a saldırıyor. Ermeniler ise fırsattan istifade sözde soykırımı tanıyan bir kararı Amerikan Kongresinden geçirdiler. 

Zor bir dönemden geçiyoruz. Ama hakkımızı da kendimize verelim. Bu dönem aynı zamanda zorladığımız bir dönem. Ülke olarak süpergüç Amerika’dan onun beslediği terör örgütlerine kadar birçok devlet ve örgütün canını sıktık ve acıttık. Avrupa ise takımı fark yiyen tribün seyircisi gibi sinirinden çatlıyor. Bu yüzden bedel ödetmeye çalışıyorlar ve ellerinden gelen hiçbir şeyi artlarına koymuyorlar. 

Belki yine ambargolarla üzerimize gelecekler. Ya da Amerikan Kongresi başka bir karar daha çıkarır. Ona da ABD Senatosu destek verir. Bazen içlerinden bazıları öyle karaktersizleşiyorlar ki parayı veren herkes için kararlar çıkarabiliyorlar. Kararın doğruluğunun/yanlışlığının bir kıymeti yok. Yeter ki kampanyalarına bağışta bulunulsun. FETÖ lideri boşuna zamanında ‘siyasilere bağışta bulunmayan yanıma gelmesin’ dememişti (bkz. Wall Street Journal). 

Aslında bu kiralık kongre üyeleriyle mücadele etmenin yolu onları kiralamaktan geçiyor. Bazen olur birilerinin zararından emin olmanın yolu onu kendine yakın tutmaktır. Biz bu konuda başarılı olamadık ama henüz kaybettiğimiz bir şey de yok. Türkiye adına konuşacak Amerikalı uzmanlar, Türkiye lehine oy verecek kongre üyeleri ve Türkiye lehine yazacak gazeteciler kiralamak lazım. Onları susturmanın ve hem de istifade etmenin tek yolu budur. Bazıları haklı olduğumuzu görürse gerçekten destek verebilecekken, diğer bazılarının haklıya hakkını vermek gibi bir dertleri yok. İşte bu ikinci taifeyi para ile etkilemek lazım.  

Hal böyleyken onlara ahlakı öğretmenin lüzumu yok. Madem kararlar para ile alınıyor, o zaman para ile iş yaptırmaktan başka çare kalmıyor. Bunu Yahudi lobisi çok iyi yapıyor. Aslında Yahudiler Evangelistleri sevmezler. Çünkü Evangelistlere göre Hz. İsa Deccal ile savaştığında, 144.000 Yahudi hariç kalanların tamamı Deccalin tarafında savaşacak ve öldürülecek. Yahudiler bunu biliyor ama yine de bilmemezlikten geliyor ve Evangelistleri önlerine alarak istedikleri kararları çıkarabiliyorlar.

Eğer çözüm buysa biz neden yolsuz olmayı meslek edinmiş kişilerle sırf ahlaksızlar diye çalışmaktan vazgeçelim ki? Biz kayıtsız kaldık mı boşluğu terör örgütleri ile diaspora Ermenileri ve FETÖ üyeleri dolduruyor. Şayet Amerikan siyasetçileri ile iyi bir iletişim kurulabilseydi bugün Fetullah Gülen’inden Enes Kanter’ine kadar birçok FETÖ üyesi ile birçok PKK yandaşı paketlenip Türkiye’ye gönderilirdi. Amerikalı siyasetçiler onların kara kaşına gözüne hayran değiller. Onlar ki bir zamanlar Usame Bin Ladin’e bile özgürlük savaşçısı diyorlardı. Şayet Bağdadi önce Amerikalıların kapısını çalsaydı bugün bir kahraman olarak yaşıyor olacaktı. Bu yüzden onların anladığı dilden konuşmak lazım. Haklı olmayı yeterli bulan onurlu vekillerle konuşarak, sadece paraya kıymet verenlere de bağışlarda bulunarak onları etkilemek lazım.   Ama önce ulaşmak lazım. 

 

İbrahim Karataş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle