IŞİD’in kardeş bombacıları
Birçok olayın nedenini ve failini hep gelecekte sır perdesi aralandıktan sonra öğreneceğimizi sanıyoruz. Oysa cevap geçmiştedir. Son IŞİD saldırılarını anlamak ve failleri bulmak için de geçmişe bakmak yeterli olacaktır. 14 Şubat’ta Suriye’nin Palmira ilçesinde 2013-2015 arasında başsavcılık yapan Muhammed Kasım Nasır, Esed-IŞİD işbirliği için Anadolu Ajansı’na şöyle diyordu; “Tedmur’daki istihbarat birimi başkanı Tuğgeneral Mazin Abdüllatif bana, Esed rejiminin düşmesini isteyen Fransa ve Cumhurbaşkanı François Hollande başta olmak üzere Avrupa’nın da bunun bedelini ağır ödeyeceğini, Rakka’daki ajanlarının yakında bunu gerçekleştireceğini ve yakında iyi haberler alacağımızı söyledi. Gerçekten de birkaç ay sonra Türkiye ve Fransa’da bombalı saldırılar meydana geldi. Bunun üzerine Abdüllatif, (Hollande gelecek ve DAEŞ’e karşı savaşmayı kabul etmesi için Esed’in ayağını öpecek)” dedi. Hollande Esed’in ayağını öpmedi ama aynı terörist grup Fransa’dan sonra Belçika’yı da havaya uçurdu. Geçen hafta da Türkiye’de bombalar patladı.
Yine gazetelerde geçen bir habere göre IŞİD, militanlarını Suriye’ye çağırmak yerine bulundukları ülkede eylemde bulunma talimatı vermişti. IŞİD’in 400 militanını Avrupa’da eylem yapmak için eğittiğine dair haberler yazılıyor. Kimse Suriye’den Avrupa’ya 400 militanın geçmesini beklemesin. Orada yerleşik ve IŞİD’le irtibatlı kişiler saldırıda bulunacaklardır.
Geçmişe dair bir bilgi de 20 Ocak’ta Suriye merkezli Zaman El Wasl gazetesinin 1736 IŞİD militanı ve 122 intihar bombacısının kimlik bilgilerini yayınlamasıydı. Belgelerde adı geçen teröristlerin içinde Fransa ve Belçika’daki saldırıları gerçekleştiren saldırganlar da vardı. Fakat Belçika terörün bir gün gelip kendisini de bulacağına inanmamış olacak ki belgelere hiç göz atmamış görünüyor. Dahası, Türkiye müstakbel katilleri tutuklayıp iade ettiğinde serbest bırakmış. Bu küçük ama zengin ülkenin teröre dair yaptığı tek şey PKK’ya taziye çadırı açmak oldu. Bunun bedeli o çadırda kendi taziyelerini kabul etmek oldu.
Gelen bilgilere göre polisimiz şu sıralar olağanüstü başarılar göstererek günde 2-3 bombacı yakalıyor. Bu gayretler olmasaydı ülkede daha fazla kan akacaktı. Onlara ne kadar teşekkür etsek azdır. Fakat onlara da bahsettiğim listeye iyi bakmalarını tavsiye ederim. Çünkü 1736 kişilik listede 57 Türk militan var. İntihar bombacılarının listesinde ise 1993 Diyarbakır doğumlu birisi var.
57 kişilik listedeki bir isim yabancı değil. Adı Mustafa Öztürk. 1979 Gaziantep doğumlu ve İstiklal Caddesindeki bombayı patlatan Mehmet Öztürk’ün kardeşi veya akrabası. 2013 veya 2014’te arkadaşı Ebu Muhammed El Türki’nin tavsiyesiyle IŞİD’e katılmış. IŞİD, ihanetin engellenmesi bağlamında kan bağının örgüt bağından güçlü olduğunu düşündüğünden midir bilmiyorum ama kardeş militanları birlikte kullanmak gibi bir yöntem kullanıyor. Mesela Boston’daki saldırıyı Tsarnaev kardeşler gerçekleştirmişti. Charlie Hebdo’ya Kouachi kardeşler, Paris’teki konsere Abdeslam kardeşler, Belçika’daki metro ve havaalanına El-Bakraoui kardeşler saldırmıştı. Türkiye’de de Suruç ve Ankara saldırılarını Şeyh Abdurrahman ve Yunus Emre Alagöz kardeşler gerçekleştirmişti. Türkiye’de kendini patlatanlardan birisinin de Suriye’de YPG tarafından öldürülen abisinin intikamını almak için bunu yaptığını hatırlıyorum. Mustafa Öztürk ismine bu yüzden dikkat etmek gerekiyor. Onun da kardeş/akraba mantığına göre Mehmet Öztürk gibi intihar saldırısında bulunma ihtimali yüksek görünüyor.
Diğer yüksek bir ihtimal de giderek yenilmeye başlayan IŞİD’in hem Türkiye hem de Avrupa da yeni eylemlerde bulunacağıdır. İntihar bombacılarının arasında İspanya kökenli gereğinden fazla militan var. İnsan ister istemez acaba hedeflerden biri İspanya mı diye düşünmüyor değil. Rusya’ya ise saldırmayacak gibi görünüyorlar. Çünkü Ruslar Esed üzerinden IŞİD’e dair her şeyi biliyor. Türkiye de diken üstünde ama derin güçler şu sıralar maşa olarak PKK’yı kullanıyor. Onun için PKK’ya bir tık daha dikkat edilmesi gerekir.







