Irkçılara sorular
Bu ülkenin iman sahibi insanı merhametlidir ve zulüm etmez. Kendisinden yardım dileyen mazlumları da boş çevirmez. Kapısına gelirlerse ağırlarlar, gelemezlerse kapılarına giderler. Göçmenler konusunda da tarih boyunca yardımlarını esirgememiş ve savaştan kaçanları bağrına basmışlardır. Suriyeli göçmenler meselesinde savaşın uzun sürmesi nedeniyle misafirliğin uzaması bazı sorunlara neden olmuştur. Gerçekten de geçici kalışın nerdeyse kalıcılığa dönüşmesi faşist güruhun yanı sıra bazı merhamet sahiplerini de rahatsız etmiştir.
Ancak ensarlığı bir vazife olarak gören kesimi ayırt etmek gerekir. Onlar göçmenlere değil sayının birden milyonlara ulaşmasına ve bir şekilde günlük hayatlarına etki etmesine karşıdırlar. Yoksa biliyor ve görüyoruz ki göçmenlerin uzun süren misafirliklerinden rahatsız olsalar bile yine de yardım elini uzatmaktan çekinmiyorlar. Karmaşık duygular içinde olan bu kesimin tutumları anlayışla karşılanabilir.
Ancak işi ırkçılığa vardırıp göçmeni dışlayan, zulüm eden, hakaret eden, kendisinde bir meziyet olmamasına rağmen kibirlik taslayıp ahmakane davranan yerli faşistlere karşı gür sesle karşılık vermek gerekiyor. Onlara şunları sormalı; hem bu ülkede yaşanmaz deyip bir şekilde başka ülkeye göçüp oradan videolar gönderirsiniz, hem de yaşanmaz dediğiniz ülkeye başkası yaşamak için geldiğinde onları geri göndermeye çalışırsınız. Acaba önce kendiniz mi dönseniz?
Biz kalifiyeyiz mi diyorsunuz? O zaman neden yeteneklerinizi kendi ülkeniz için kullanmazsınız? Batı ülkeleri daha ileride diyorsan; sadece kendi ülkeni değil kendini de bir Batılıyla karşılaştırabiliyor musun? Evet, mesela Almanya Türkiye’den ileride. Peki, sen niye bir Alman’dan ileride değilsin? Alman devleti mi Almanları güçlü yaptı yoksa Almanlar mı güçlü bir devlet kurdu? Bunu bir düşünsen mi acaba? Acaba tüm göçmenler kalifiye olsaydı bağrınıza basar mıydınız?
Sizler ki hem mülteci istemezsiniz hem de Suriye’de asker bulunmasına karşı çıkarsınız. Daha fazla mülteci istemiyorsan askerin varlığına neden karşı çıkarsın? Benim askerim Suriyeliler için ölmesin diyorsun da TSK’nın düzenlediği dört operasyonda 135 Türk askeri şehit olurken 1200 ÖSO mensubu şehit oldu. Bunların hepsi Türk askerinin yerine şehit oldu. Çünkü askerimiz bizler için oradaydı. İçinizden bazıları hâlâ ÖSO’ya terörist derken partiniz de sırtını YPG’ye dayayanlarla ittifak yapıyor.
Ayrıca sesiniz mültecilere çıkıyor ama onları buraya süren Esad’a karşı suskunsunuz. Suriyeli gidip vatanı için çatışsın diyorsun. Haklı olabilirsin de gittiğinde kimin yanında çatışacak? Esad’ın mı, YPG’nin mi yoksa elinde doğru dürüst silahı olmayan ÖSO’nun mu askeri olacak? Hem sen vatanın için ölmeye hazır mısın? Son 4 yılda bedelli askerliğe başvuran 170 bin kişi içinde kaçınız yok?
Kürtaj, cinsellik, porno, LGBT hakları vs. için sokaklara inip göz önünde fuhuş yaparsınız ama suçu göçmenlere yıkarsınız. Suriyelinin muzuna, tatiline niye karışıyorsun? Bugün Suriyelilerin hepsi gitse de sen onların yaptığı işi yapmazsın. Daha zor işi daha az parayla yapan bir göçmenin kazancıyla muz yemesi ya da tatil yapması niye zoruna gider? Muz yiyemiyorsan suç niye Suriyelinin olsun?
Yukarıdaki eleştirim sesi çok çıkan küçük bir azınlığa olup göçmenlere kendince sebeplerle karşı çıkan herkese değildir. Şunu da belirtmek lazım; Cumhurbaşkanı Erdoğan mazluma sahip çıkarak yanlış bir karar vermedi. Bir kere ne o ne de başka bir lider başka halkları kendi halkına öncelemez. Ayrıca yaptığı hareket Allah katında kuvvetle muhtemel makbuldür. Hem sahip çıktıkları sabah akşam Cumhurbaşkanına dua ediyorlar. O dualar tutarsa Allah ırkçılara bile oy verdirip onu iktidarda tutar. Ya da görünürde kaybeder ama ecrini ahirette alır. İnananlar bilir ki hiçbir kul Allah için yaptığı bir şeyden dolayı kaybetmez. Cumhurbaşkanı da kaybetmeyecektir.







