Irak’ta terör in, Türkiye out
Irak’ta onlarca ülkenin askerine ve PKK, DAEŞ ve Şii Haşdi Şabi gibi terör örgütlerine sessiz kalan Irak hükümeti, Türk birliklerinin Başika’dan çıkmasını istiyor. Daha önce yalvararak getirttikleri askerlerin varlığını illegal görüyorlar. İran’ın, Amerika’nın, İngilizlerin ve dahi katil sürülerinin hepsi legal ama Türk askerinin varlığı işgalmiş (Irak’ın neresi bağımsızsa…). Irak, terörün en büyük yuvası Kandil dağlarının bulunduğu ülke. PKK’ya bir gün bile uyarıda bulunup Türkiye’de terör estirmemesi için uyarıda bulunduğu görülmemiştir. Türkiye’nin bölücü terör belasından kurtulamamasının bir sebebi, teröristlerin Irak’ta yuva kurmalarıdır. Dolayısıyla, Irak devleti teröre açıkça destek veren bir ülkedir.
Hem DAEŞ’in Musul’u ele geçirmesi Irak ordusunun tüm silahlarını bırakıp kaçması yüzündendir. 40 bin asker 2 bin DAEŞ’liden kaçıp Musul’u terk etmişti. DAEŞ, Irak hükümetinin Sünnilere uyguladığı zulümlere tepki olarak doğmuştu. Irak’ı işgal eden Amerika, Saddam Hüseyin’i devirdikten sonra yönetimi Şiilere devretti. Saddam döneminin tüm asker ve bürokratlarını hapse atıp yıllarca işkence ettiler. Sivillere ise hayatı zehir ettiler. Bilhassa Sünnilere dinini öğreten âlimleri öldürerek halkın Sünni eğitimi almasının önüne geçtiler.
Ayrımcılık ve işkence öyle bir hal almıştı ki, Sünni halk DAEŞ gibi bir terör örgütünü bile Irak hükümetine tercih etmek durumunda kaldı. DAEŞ kötüydü. Fakat hükümet DAEŞ’ten de beterdi. Bu yüzden bugün bile Sünni halk, şehre Şii hükümet/militanlar girer diye Musul operasyonuna karşı çıkıyor.
Irak’ta (ve Suriye’de) resmin büyüğüne bakınca daha dramatik bir tablo çıkıyor ortaya. Çünkü resmin içine kukla hükümete sufle veren İran ve Amerika da giriyor. Musul operasyonuna Irak hükümetiyle birlikte İran ve Amerika da katılacak. Hale bakın ki tamamı Sünni olan Musul’u almak görevini Şiilerle ABD üstlenmiş. Oysa Musul’un DAEŞ’in eline düşmesinin müsebbibi de bu aktörlerdi. DAEŞ temizlense bile onun yerini dolduracak radikal Sünni bir örgüt kurulacaktır. Şiiler zulme devam ettiği sürece terör örgütlerinin sadece ismi değişecektir.
Bugüne kadar İran’da hiç DAEŞ bombası patlamadı. Amerika da DAEŞ’e karşı güvende. Türkiye ise defalarca DAEŞ’in hedefi oldu. Fakat en çok Türkiye’nin operasyona katılmasına karşı çıkılıyor. Dahası, operasyondan sonra bölgeyi terk edecek olan tek ülke Türkiye’dir. İran zaten militanlar ve güdümündeki Irak hükümetiyle varlığını sürdürmeye devam edecek. ABD ise Musul’daki petrol için kalacak.
İnsanın sorası geliyor; Maksat Irak’ı terör örgütlerinden temizlemekse neden PKK’yı da Kandil’den çıkarmayı düşünmüyorlar? Kandil de Irak toprağı değil mi? PKK şu anda Ezidilerin yaşadığı Şengal bölgesini 1000 militanla kontrol ediyor. Irak, İran ve ABD, PKK işgalinden rahatsızlar mı acaba? Yoksa DAEŞ’i silip PKK’ya sessiz mi kalacaklar? Muhtemelen öyle yapacaklar. Çünkü ABD sayesinde anladık ki bir örgütün terörist olması için sadece ABD’nin çıkarlarına zarar vermesi gerekiyor. Şayet ABD için kullanışlıysa caniler birden özgürlük savaşçısına dönüşüveriyorlar.
Irak ve Suriye’de Sünniler Şii zulmü altında yaşam mücadelesi veriyor. Halk ezildikçe radikalleşiyor. Müslümanların sadece yüzde 13’ünü temsil eden Şiiler, şark kurnazı İran’ın sinsi aklının verdiği talimatlarla Sünnilere nefes aldırmıyorlar. ABD, Batı ve İsrail, Müslümanların çatışarak zayıflamasına katkıda bulunmak ve kaynaklarını sömürmek için bölgeden çıkmıyorlar. 15 Temmuz’da az kalsın Anadolu’yu da oyun sahasına dahil edeceklerdi.
Anlaşılan o ki Türkiye oynanan oyunu iyi okuyor ve etkili hamlelerle her oyunu bozuyor. Şu anda olan şey, Erdoğan’ın karşı hamlesine karşılık verememenin şaşkınlığıdır. Bugün yaşananların işaretini Cumhurbaşkanı darbe teşebbüsünden hemen sonra “Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır” diyerek vermişti. O satıhta Irak da var. Irak hükümetinin çekilin demesiyle çekilmez Türkiye. Bugünlerde terör de Türkiye’yi durduramıyor. Düzenbazlara düzenlerini devam ettirmeleri için düzenimizi bozacak yeni planlar gerekecek.







