Helal olan tüketilse korona olur muydu?
Korona virüsünün ortaya çıkardığı bir hakikat de helal olanı yemenin ne kadar önem arz ettiğidir. En kuvvetli iddiaya göre virüs, yarasaların yediği meyvelerin artıklarının pangolin denilen zırhlı bir hayvan tarafından yenmesi ve sonrasında pangolinin Çinlilerce avlanıp yenilmesiyle bulaştı. Başka bir deyişle yarasanın taşıdığı virüs onun ağzından düşen meyve parçalarına, oradan pangoline, pangolinden her şeyi yiyen Çinlilere, onlardan tüm dünyaya bulaştı.
Dinimizde ne yarasa ne de pangolinin yenmesi helaldir. Sebebi işbu sağlıksız virüs ve diğer zehirleri barındırmalarıdır. Ancak nedense yiyeceğin kanunları olan helal kurallarının üzerinde pek fazla durulmadı. İsterdim ki Müslümanlar helal gıdanın önemini bir kez daha vurgulasınlar ve İslam menşeli ve bir tür gıda hukuku/şeriatı olarak addedilebilecek helal kurallarının gündeme getirilmesidir.
İslam’ın her konuda kuralları vardır. Örneğin faiz haram demiştir ve paradan para kazanmayı yasaklamıştır. 2008’de vuku bulan ve tüm dünyayı saran mortgage krizi bankacıların eseriydi. Bazen oldu, ortada gerçekte sadece bir mal (ev, araba, arsa, eşya) varken bankalar bunun 10 katı kadar kredi dağıtıyordu. Her şey sanaldı. Sonra krediler bir yerde patladı ve tüm dünya krize girdi. Krizden sonra Papa bile faizsiz bankacılığı tavsiye etmişti. Çünkü katılım bankacılığında eğer ki gerçekten bir alışveriş varsa alınacak malın faturası karşılığında ödeme yapılıyor. Gerçekten de katılım bankacılığı ile ticaret yapılsaydı 2008’deki kriz olmayacaktı. Sonra Papanın bile övdüğü ve tavsiye ettiği faizsiz bankacılığı İslam dünyası yeterince tanıtamadı ve sektör büyüyemedi.
Bugün aynı sorun hastalıkların önüne geçebilecek helal gıda tüketimi için de ıskalanıyor. Helal olan temizdir. Haramsa sağlığa zararlıdır. Cenab-ı Allah Kur’an-ı Kerim’de der ki; “Öyleyse Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden helal (ve) temiz olanlarını yiyin; eğer O’na kulluk ediyorsanız Allah’ın nimetine şükredin (Nahl, 114). Yine Maide Suresi 4. Ayette, “Sana, kendilerine neyin helal kılındığını sorarlar. De ki: (Bütün temiz şeyler size helal kılındı)”. Demek ki temiz olan helal, helal olan temizdir. Temiz olansa sağlığa zarar vermez.
Bu durumda helal gıda bir nevi önleyici bir tedbir olarak görülebilir, ki bu da dinimizin bahşettiği diğer bir nimettir. Eğer ki helale dair kaidelere riayet edilirse hastalıklar da azalacaktır. Mesela belki de bugün korona salgını hiç çıkmamış olacaktı.
Konuya tekrar dönersek, son 15 yılda tüm dünyayı sarsan ekonomik kriz ve korona salgını İslam’ın önerdiği çözümlerin devlet, ekonomi, toplum ve insan için ne kadar faydalı olduğunu bir kez daha gösterdi. Her iki vaka da kendini kainatta başı boş zanneden insanoğlunun ekonomik özgürlük ve yeme özgürlüğünün sınırlarının olduğunu ve aşırıya kaçmanın ne kadar zararlı olduğunu gösterdi. Ekonomik krizde faizsiz bankacılık iyi tanıtılamadı. Korona salgınında ise helal gıda iyi anlatılamadı.
İnsanların bazıları çareler yanıbaşlarında olmasına rağmen ters yöne gittikleri için bulamıyorlar. Müslümanlar ise çareyi bilmelerine rağmen ya kendileri tam olarak uygulamadıkları ya da bildiklerini anlatmadıkları için bir hazine değerindeki çözümleri kitapların içine mahkum ediyorlar. 2008 krizinde faizsiz bankacılığın önemini Papa ve bildiğim kadarıyla Çinliler başka bir terim kullanarak fark ettiler. Helal gıdanın önemini de bir Avrupalı fark edip dünyaya anlatırsa bizim için büyük ayıp olur.







